ramazan bayramı diye de bilinir. arifesinde ailecek çarşıya çıkılır, bayramlık, yemeklik malzeme filan, ha bir de kapıyı çalacak ufaklıklar -bazen eşşek kadar adamlar da çalar kapıyı- için bir koli çokoprens alınır.
bayram ilk gün sabahı bayağı erkenden kalkılıp ayazda abdest alınmaya çalışılır yalandan. camide döt döte oturulur, öndekiler taklit edilir, montla zor zar secdeye yatılır.
öğleden sonra ziyaretler başlar. 3-4 ev ziyaret edilir adetten. şeker yenir, nenelerin rahmetli amcalardan kalma emekli maaşları bölüşülür. akşam olmadan eve dönülür çünkü biraz evvel ziyaret edilen kişilerin sizi ziyarete gelmesi olasıdır. birileri gelir ve yemeğe oturulur; sonra tv açılır, çocuklar ve babalar tv bakarlar, hanımlar mutfağa geçip muhabbet ederler.
işte böyledir iyi kötü bir küçük şehir şeker bayramı günü.
ramazan bayramının isim mutasyonuna uğramış hali olup, şeker hastaları için çok acı geçer, lakin o nefis çikolata ve şekerleri mideye indiremezler.
(dlord, 25.10.2005 21:36)
yok yok artık çikolata bayramı ...
sakkarozyada kutlanan bayramlardan biridir.
bu bayram üç gün üç gece sürer ve bu süre boyunca ülkenin kurucusu ve
tanrısı "
gliktozus"a şeker ve şeker ürünleri adak edilir. bütçeye göre tepsinin yarıçapı değişkenlik göstermek üzere
baklavalar,
kekler; ayrıca
çikolatalar, madlen vs ler yenir. mümkünse -
diet olmayan- şekerli içecekler tercih edilir.
sakkarozyadaki diğer bayramlardan ikisi de; "
sığır bayramı" ve "
bayrak direği bayramı"dır
çocukluğumdan bu yana bu bayrama şeker bayramı da denirdi ramazan bayramının yanısıra. ne olduysa şimdilerde inanmayanların ramazan bayramına verdiği ad olarak nitelendiriliyor.allahın konya'sında bile şeker bayramı denirdi yani.
şaşırmış insanların garip icatlarından biri.
bugün 3 gün sürecek bayram başlıyor... ramazan bayramı veya şeker bayramı olarak adlandırılan bayram günleri müslümanlar için önemli günlerdir. müslümanlar 30 gün süren oruçtan sonra yeme-içme rahatlığını bayram yaparak yaşayacak.
ramazan bayramı ile ilgili olarak müslümanların kitabı kuran-ı kerim'de bir açıklama yoktur.
kuran-ı kerim'de "bayram" ifadesi sadece bir surenin bir ayetinde bir kelime olarak yer alır. "maide" suresinin 114 numaralı ayetinde: "meryem oğlu isa, 'allahım! rabbimiz! bize ve bizden sonra geleceklere bayram ve sen'den bir delil olarak bir sofra indir. bizi rızıklandır. sen rızık verenlerin en hayırlısısın' dedi" ifadesi vardır.
din bilginleri bu anlatımın "isa'nın son yemek sofrasıyla ilgili bir anlatım" olduğu şeklinde yorum yaparlar.
ramazan ve kurban bayramlarıyla ilgili düzenlemeler "hadisler"e dayanır. hadislerde nakledildiğine göre, hazreti muhammed, mekke'den medine'ye hicret ettiğinde medine'de yaşayan iran asıllıların "nevruz" ve "mihrican" kutlamalarından etkilenmiştir. bu folklorik kutlamaların islam cemaatinde "ümmetin tevhidi"ne ters düşeceğini görerek, ramazan ve kurban kutlamalarının bu kutlamaların yerini almasını buyurmuştur.
bu bayram halkın bayramıdır
osmanlı döneminde bayram merasim ve şenliklerinin bir kanun ile tanzimi fatih sultan mehmet han'ın eseridir.
osmanlı dönemindeki bayramları nakleden belgelerde, sadece saraydaki kutlamalarla saraya bağlı askeri ve mülki erkânın ve de saray çevresindeki zengin sınıfın merasim ve şenlikleri anlatılır. halkın bayramından genelde söz edilmez.
açık anlatımıyla osmanlı döneminde bayramlar belli bir çizginin üzerinde yaşayanların, varlıklıların bayramı olarak benimsenmiş, bu üst ve üstün grubun, fakirleri, güçsüzleri hatırlama, onlara gıda ve para yardımı yapma vesilesi olarak değerlendirilmiştir.
zamanla sarayın, varlıklı askeri ve mülki çevre ile saraya bağlı zengin çevrenin dağılması, bayram kutlamalarının halka yayılmasını sağlamıştır.
zenginin "her gün bayram" ettiği günümüzde, dini bayramlar "halkın bayramı"dır... en fakir evlere kadar dini bayramlar günümüzde bir anlam ifade eder.
bayramı "yaşayınız"
ramazan ayından sonraki üç bayram gününün "şeker bayramı" olarak adlandırılması da osmanlı döneminde "âdet" olmuştur.
sarayın, ramazanın on beşinden sonra askerlere tepsi tepsi baklava göndermesi, oruç sonunda insanların tatlı yemesi, oruç dönemi tamamlandıktan sonraki kutlamalarda insanlara şeker ikram edilmesi, çocukların bayram harçlığını alır almaz şekercilere koşması nedeniyle bu bayram "şeker bayramı" olarak anılmaya başlanmıştır.
sayın müslüman kardeşlerim. bayramın coşkusunu hissedebilmek için bayramın "vecibeleri"ni unutmayınız. önce kinden, nefretten arınınız. dargınlıklara, kırılganlıklara son vermek için bu bayram vesile olsun. ölmüşlerinizi, hayattaki büyüklerinizi hatırlayınız.
çevrenizde sizden ilgi bekleyenleri maddi ve manevi ilginizle sevindiriniz. güçsüzlere yardım ediniz. bütün bunları gösteriş için değil, duyarak, hissederek yaparsanız, işte o zaman "bayramı yaşamış olursunuz".
güngör uras/milliyet.
glikozik fiestadır.
gizli şekeri tetikleyebilecek düzeyde tehlikeli bir bayramdır..nitekim 1 aylık oruç prosesine yeni yeni alışmış bünyeye bir anda yoğun miktarlarda şeker dayamanın hiç de sağlıklı olacağını düşünmüyorum..şekeri komasına girmiş abim de bunun kanıtı hani, bir anda hasta olmuştu..
(bkz:
bayramda şeker komasına girmek)
türkiye'nin mozaik olduğu, birlikte yaşama ahlakının, hoşgörünün toptan elden gitmediği, oruç tutmayanların darp edilmediği, hakarete uğramadığı günleri çağrıştıran nostaljik isim. çocukların verdiği isimmiş sözde. peh! rumlar'la türkler'in, ermeniler'in, museviler'in aynı mahallede barış içinde yaşadığı, birbirlerine komşuluk ettiği zamanlarda birlikte kutladıkları birşeydi. dahası ben küçükken hiçbir yetişkinin "ramazan bayramı" dediğini hatırlamam. ki istanbul'lu bile değilim. şeker bayramı idi o, herkes öyle bilir öyle sahiplenirdi.
bazı yörelerde bayramın ilk gününün öğlen saatine kadar ki kısmıdır. zira çocuklar o saatten sonra şeker toplamazlar. bazı yörelerde şeker toplama arefe günü yapılır.
başbakanımızın ricasıyla, çocuklara bundan sonra şeker değil, bir adet
ramazan vereceğim bayramdır.
başbakan hazretlerimizin kullanımını yasakladığı ramazan bayramı'nın diğer ismi. demokratik yollarla (bkz:
kömür dağıtmak), (bkz:
dini duyguları sömürmek), başa gelmiş ve kendini buna rağmen
padişah sanan değerli başbakanımızın emirleri üzerine artık kullanmamaız gerekiyor. başbakan efendimizin istememesinin sebebi ise kültürel erozyon olmasıymış. araplaşınca, arap adetlerini alıp kullanınca kültürel erozyona uğramıyoruz ama ramazan bayramına -kendimi bildim bileli kullandığım şekilde- şeker bayramı dediğimizde ise kültürel erozyona uğruyoruz ne hikmetse.
istanbul türkçesince, "ramazan bayramı"nın asıl adıdır.
(bkz:
altan varol)
sanırım sadece türkiye'de olabilecek bayram isimlerinden biri. acaba hristiyan türkler noel'e "çam bayramı" paskalyaya "yumurta bayramı" şükran gününe "hindi günü" falan mı diyorlar merak ediyorum.
arapların ramazan bayramı diye isimlendirdikleri bayram.
et bayramına da
kurban bayramı diyolar.
ne mal adamlar bunlar ya... allaa allla...
ismini çok sevimli bulduğum çikolata çeşitleriyle gönlümü gözümü açan bayramdır.
minik insanların ellerinde şeffaf poşetleriyle kapı kapı dolaşıp " kim daha fazla şeker toplar,hadi bakalım"yarışına girdikleri bitter çikolata tadında ki gün.