sınav öncesi yenildiğinde zihin açıklığı sağlayan yiyecek.. ha zihinde açılacak bir şey yoksa boşuna avuç avuç yiyip bünyeyi telef etmenin manası yoktur.
günlük hayat dilince baya kullanılan bir kelimedir..
* * *
erkek -> kız: dişicanları hoşnut edecek, doğru yerde doğru zamanda kullanıldığında etkisi kat kat artacak bir sıfatımsı iltifat..
-hey şeker kız candy, nereye böyle??..
-ayy canım benim, ödevlerle uğraşıyorum napayım yaa..
-tamam o zaman, kolay gelsin sana..
-saol canım, uğrarım ben senin yanına bi ara..
ya da;
-hayatım çayımın parmağını sokabilir misin?
-ne? neden ki canım?
-biraz tatsız olmuş da..
(intelligence check::)
(tuttu, anlar espriyi dişican)
-ukelalık yapma yaa berkcan.. (ama yemedi)
ya da ya da;
-hava kapalı bugün, yağmur yağacak gibi canım, istersen dışarı çıkmayalım..
-neden ki?
-yok benim için bir sorun yok, sana kötü olur ondan, erirsin valla sonra ne yaparım ben..
-nasıl!?!
-şeker bir insansın ya ondan diyorum hayatımm..
-ayyy yirim ben seni yirim..
* * *
kız -> erkek: normalde erkeğin kıza söylemesi kadar doğaldır, ama yine de erkek tarafından dile getirildiğindeki etkiyi bırakmıyor bizler üzerinde..öyle işte, bana da öyle geliyor olabilir..
-şekerim bi saniye bakar mısın?
-ne oldu canım?
-yine tüpün ortasından sıkmışsın..
-nasıl?
-diş macunu diyorum..
-hıııı, pardon canım ya, acelem vardı biraz bu sabah..
(örnekte pek bir havasına giremedim bu sözcüğün, haklısınız*)
* * *
kız -> kız: çok normal, günlük dillerinde zaten büyük bir yeri kaplayan, noktalama işareti gibimsi birşey artık
-ay şekerim, bugün gittim işte kuaföre, sonra orda çok çok hede hödö..
-aaaa!?!!? öyle mi şekerim?? ben de aslında falan filan..
* * *
erkek -> erkek: fazla geyik bir ortamda değilseniz şayet uzaklaşın ordan..sadece bunu tavsiye ederim.. pek bir paranormal sözcüktür günlük erkek-erkeğe muhabette..
-şeker şey seni..nappersin? nasılsın ayol?
-höö?
-aman ya, ne kaçıyoooorsun benden, bişicik yapmam ben sana..
nefret paratoneri olmayı haketmiş, gerçek hayatta da onlarca örneğini bulabileceğiniz 2.6 dizel motor.
(bkz: lombak)
(bkz: cihangirde bir ev)
ekleme: "2.6" sallama değerdir, kapasite çok daha büyük olabilir.
ekleme2: "dizel" olduğu da şüphelidir. tahminimce kurşunlu, kurşunsuz, süper, motorin...vs her türlü yakıtla çalışabilecek özelliktedir.
sigaradan sonra insanlığın başındaki ikinci büyük bela. evrimsel olarak bize miras kalan "şekeri bulduğun yerde tüket" düsturuyla yaşadığımız için doğadaki çürük çarık meyveleri tüketmeye alışkın vücudumuz rafine edilmiş %100 saflıktaki şekeri gördüğü zaman ne yapacağını şaşırıp çılgınca tüketmeye ve yağ depolamaya başlamaktadır.
yamulmuyorsam emevî devrinde (abbasî olsa ne yazar?) sarayda şekerden yapılan heykeller, biblolar ve süsler birer güç göstergesiymiş. hatta denir ki, bir bayramda büyük masa boyutlarında şekerden saraylar yapılmış, bayram bitince de dilenciler sarayları yesin diye çağırılmışlar. tam ihsan oktay anarlık hikaye valla.
-şeker kamışı ve şeker pancarından üretilen şekerin ana vatanı hindistan'dır.kasım-aralık aylarında sökülen şeker pancarı fabrikaya ulaşır.
-fabrikada şeker silolardan yüzdürme kanallarına gelir.
-yıkama teknesinde şeker pancarının 7 katı kadar su ile yıkanır.(kullanılan bu su durultma yöntemiyle temizlenip,yeniden kullanılır)
-sonra otomatik kantar,oradan da parçalanma kısmına gönderilir.
-parçalanan pancar "difüzör kulesi" ne gönderilir.difüzör kulesinde 85 c de sıcak su ile haşlanıp karıştırılan pancar küspe ve pres suyu olmak üzere iki şekilde ürün elde edilir.küspe hayvan yemi olarak kullanılmak üzere ayrılır.pres suyu %15 sakkaroz içerir ve ph 6 dır.
-pres suyu önce süzmeye sonra 1.kireçlenme bölümüne gider ki burada %0,2 cao ilavesi ile ph 11 e getirilerek kalsiyum tuzları ve proteinler çöktürülür.
-2.kireçlenmede de %1 cao eklenerek,ve ca(oh)2 ile ph 12 ye getirilir.nh3 gazı çıkar
(dip not:kireç ihtiyacı için şeker fabrikalaının yanına kireç ocağı kurulur)
-sonra satürasyon (çöktürme) evresi gelir ki bu da 2 basamaklıdır.
-1.satürasyonda co2(g) gönderilmesi ile caco3 çöker.
-2.satürasyonda co2 (g) gönderilmesi ile çamur ortaya çıkar.bu evrede so2 ilevesiyle de şekerin rengi açılabilir.
-daha sonra "tephir" (yoğunlaştırma) bölümü vardır.burada şerbet koyulaşıp,%55-60 şeker oluşur,ph düşer.
-sonra "pişirme" evresi bulunur.şeker vakumda 80 c de %85 şeker oluncaya kadar işlem devam ettirilir.
-santrifüj,afinasyon (yapılan son işlemin tekrarlanmasına denir) ve rafinasyon(arıtma) işlemlerinden sonra kristal şeker elde edilir.
gevende'nin beni pek bir hüzünlendiren, ev albümünün kapanış şarkısı. melodi sanki geçip giden o çocukluk günlerini anlatıyor..
arkada bir çocuk sesi.. heyecanla altı bacaklı böceği anlatıyor. o sırada şeker yiyor sonra tekrar devam ediyor anlatmaya, bir ara veriyor.. öksürüyor.. tekrar anlatıyor..
şimdi bak bir tane kukla gibi böyle bir böcek var, yani altı bacaklı bööööyle. sonra bak bizim evde var, birgün onları temizlemekten canım cıktı ay bi gözel temizleyeceğim, sonra temizliyorum yine geliyorlar biz uyurken sonra yene geliyorlar yine ağ kuruyolar, yine temizlemem gerekiyor. ama ben bazen temizlemiyorum çünkü görmüyorum.
altı bacaklı böcek, ya üç orda üç burda, hırsız gibi.
yani öyle bi şey ki duvara tırmanıyolar böyle her yere ağ yapıyo ama ben görmüyorum çünkü küçük aaaağ yapıyolar.
evet, sonra sonra geliyorlar geliyorlar geliyorlar geliyorlar sonra çiçeğim var sonra çiçeğimin kafasına gitmiş olabilirler, onun bi yerini kanatmış olabilirler, ama kanarsa ben görürüm, her şeyi görür, benim gözüm her şeyi görür kocaman gözlerim var.
ama şaka yapıyorum ben komik şeyler söylüyormuşum ben çok komiğimdir.
günümüzde ortalama bir kuzey amerikalının yılda 110 kilo şeker tükettiği bulunmuştur. fazla şeker insanda yağ olarak birikerek kanser riskini arttırmaktadır. bir bilimsel araştırmada deneklere şeker verildikten birkaç saat sonra kanlarındaki akyuvar sayısının önemli ölçüde azaldığı saptanmış. bu araştırma her türlü şekeri; bal, meyve şekeri, portakal suyu vb. kapsamıştır...