• isle of dreams
    itü sözlük yazarlarına özel %20 indirimli biletler için son tarih 19 temmuzkayıt ol
  1. hürrem sultan ve kanuninin hasta oğullarıdır. hürrem sultanın göz bebeğidir. kambur olması nedeniyle kendi öz kardeşleri tarafından alay konusu olan ve küçük düşürülen şehzadedir. fakat ona iyi davranan öz kardeşi olmasa da abilik yapan şehzade mustafadır. hürrem sultanın yaptığı entrikalar nedeniyle ( iran seferine çıkmakta olan kanuniye, manisa sancak beyliğinde şehzade olan mustafanın ordusuyla tahtı almaya geldiğini idda etmiştir). şehzade mustafanın kanuni tarafından boğulmasına çok üzülen cihangirin intihar ettiği sanılmaktadır
  2. annesi tarafından bile bile ölüme gönderilmiş şehzade.

    herkes kanuni'den sonra mahidevran sultan'dan olma şehzade mustafa'nın tahta geçeceğini düşünüyordu. ne var ki devşirme kuzeyli güzeli hürrem sultan, haremin gözdesi olduktan sonra mustafa'yı anasıyla birlikte saraydan amasya'ya kovdurup oğlu mehmet'i, manisa beylerbeyliğine göndermeyi başardı. malum, manisa beylerbeyi olan şehzade, tahtın da varisi olurdu.

    hürrem'in dört oğlu vardı; mehmet, cihangir, harem ağasından olduğu iddia edilen bayezit ve sarayın yahudi kuyumcusundan olduğu rivayet edilen sarı selim. cihangir ne fiziksel ne de ruhsal açıdan tahta uygun değildi: sakattı, şiirden hoşlanıyordu ve savaşa karşıydı. selim'inse işi gücü içmek ve kadınlarla gönül eğlendirmekti; zaten devlet işleriyle hiç ilgilenmiyordu. bayezit'in sultan olmasını ise kanuni istemiyordu. geriye bir tek mehmet kalmıştı, ama hürrem'in istanbul'daki hesabı manisa'ya uymadı; mehmet, manisa'daki görevinin ilk aylarında hastalık sonucu öldü.

    mehmet ölünce sonradan maktul olarak anılacak makbul ibrahim paşa'nın etkisindeki yeniçeriler, çok sevdikleri ve dedesi yavuz'a benzettikleri mustafa'nın manisa beylerbeyliğine gönderilmesi için tahta baskı yapmaya başladılar. bunun üzerine hürrem, kızı mihrimah'ın kocası damadı bitli rüstem paşa ile bir katakulli tezgahladı: güya babasının, üvey kardeşi mehmet'i manisa'ya göndermesine bozulan mustafa, kanuni'yi tahttan indirmek için şah tahmasb ile gizli bir iş birliğine girmişti.

    bitli rüstem paşa, bu iş birliğini gösterir birkaç mektup yazıp mustafa'nın sahte mührüyle damgalayarak mustafa'nın askerleriymiş gibi davranan elçilerle tahmasb'a gönderdi. tahmasb'dan gelen cevapları delil olarak kanuni'ye sundu. bunun üzerine kanuni, mustafa'nın öldürülmesine karar verdi. ancak bir sorun vardı; yeniçeriler, mustafa'nın öldürülmesine izin vermez, öldürülse bile kazan kaldırıp sarayı kanuni'nin başına yıkarlardı. bu sorun üzerine hürrem, kanuni'ye şu teklifte bulundu: "onlara mustafa'nın karşılığında cihangir'i ver."

    hürrem son kozunu oynuyor, kanuni'nin istemediği bayezit'i, olmadı sarı selim'i tahta çıkarmak için, tahta çıkması neredeyse olanaksız olan öz oğlu cihangir'in başını yeniçerilere vermeyi teklif ediyordu. çünkü yeniçeriler, hürrem'den nefret ediyorlar ve oğullarından herhangi birinin tahta çıkmasını istemiyorlardı. ama mustafa'nın öldürülmesi karşılığında cihangir'i verirse hesabın görüldüğünü düşünen yeniçeriler, bayezit'in ya da selim'in tahta çıkmasına izin verebilirlerdi.

    böylece kanuni, hürrem'in planladığı gibi şah tahmasb üstüne sahte bir sefer düzenleyip amasya beylerbeyi oğlu mustafa'yı sefere çağırdı. sefere diğer şehzadeler de katılıyordu, hatta o güne dek hiç sefere gitmemiş olan cihangir bile. mustafa ordusuyla birlikte babasının ordusuna katılmak için mola yerine varıp kanuni'nin çadırına girdiğinde bostancıları kendisini beklerken buldu. ertesi gün mustafa'nin ölümüne dayanamayan cihangir'in üzüntüden öldüğü açıklaması yapıldı ve tarihe böyle geçti.

    oysa cesedi bile kalmamıştı geriye; lime lime edilmiş, parçalanmış, başı top yapılıp oynanmıştı.
  3. muhteşem yüzyıl'ın 119. bölümü itibari ile fırıncı küreği ile ağzına vurmak istediğim şehzade gerçekteki cihangir bu kadar melankolik duygusal falan değildi sanırım, zira kendisi little pony diyarında yaşıyor iki abisi beraber yönetecekmiş devleti, şakacı seni demek istiyorum kendisine aç bir fetret devrini falan oku o dediğin hiç bir yerde olmaz zira iktidar ortak kabul etmeyecek kadar bencil bir kavramdır. birde annesi ile konuşurken yüzüne bakmayıp avel avel bakması varya hah işte orda hürrem'in yerine olsam küreği allah yarattı demem basardım kafasına!
  4. üvey abisinin ölümü üzerine hastalanıp ölen şehzade. nasıl bir yürek varsa, nasıl iyi bir insansa bu şekilde ölebiliyor. allah rahmet eylesin. toprağı bol olsun. kanuni'nin yürekli çocuklarının erken ölüp gitmesi ve meydanın şarapçı selim'e kalması çok acı bir durum osmanlı tarihi açısından.
  5. kederden daha çok suçluluk hissinden dolayı öldüğünü düşündüğüm şehzade.

    kanuni'ye gidip "mustafa abime kıyacak mısın?" dediğinde "hayır" cevabını almış. sonrasında da şehzade mustafa'ya gidip "babamla konuştum seni konuşmak için çağırıyor" demiştir. ee sonuçta şehzade mustafa -her ne kadar bu laf üstüne otağa gitmiş olmasa da, kendi bildiğini okumuş olsa da- katledilmiştir.

    bu durum ele alındığında cihangir, abisinin ölümüne üzülmekten daha çok kendisi yüzünden öldüğünü düşündüğü için ağır bir suçluluk duygusuna kapılmış olabilir. bu yüzden de hayatla bütün ilişkisini kesmiş ve en nihayetinde de hayatını kaybetmiştir.
  6. yorumlara bakınca kanuni dönemi osmanlı tarihinin diziyle yeniden yazıldığını hissetmeme sebep olan başlıktır. tarihe meraklı senaristlerin elinden çıkma bir diziyi tarihle bütünleştirme ne kadar da sakat bir olaydır amma ve lakin yapacak bir şey de yoktur okumanın angarya sayıldığı bir ülkede yaşıyorsak eğer. reyting sağolsun!