belki ilginizi çeker
  1. · şehrin azizleri
  2. · korsan kitap almak
  3. · elif şafak
  4. · bakire
  5. · en iyi türk romanları
  6. · anlatılacak çok şey varken susmak
  7. · harita okuyamamak yolunu bulamamak
gündem
  1. · 2012
  2. · galatasaray
  3. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  4. · köpekbalığı görünce yapılması gerekenler
  5. · günün tek kelimelik özeti
  6. · her şey iyi giderken ayrılalım diyen sevgili
  7. · peygamberle dalga geçerken ölen sırp spiker
  8. · uludağ üniversitesi
  9. · ouzbal

şehrin aynaları  

  1. elif şafak'ın ne kurgunun ne de anlatımın arka planda kaldığı ikinci romanı. biri arka kapakta anlaşılmak istediğinden emin olmadığını söylüyor; dili sade ama cümleleri yormak için kullanmış, yorarak anlatmak için veya anlatarak yormak için değil, sözcükleri bir karmaşada yuvarlatıp kaynatmak için. sözcüklerin kuklacısının keşmekeşini sevenler için lirik bir kitap.
    '' "kimdim ben?" katil ve kurban. ellerimde başkalarının kanı var, başkalarının ellerinde de benim kanım. bir cinayet işledim; belki de pek çok cinayet işledim. nasıl olsa bütün ipuçlarını temizledi hafızam.
    bir cinayete kurban gidiyorum. belki de pek çok cinayete kurban gidiyorum. nasıl olsa inanmıyorum ardımdan tutulacak mateme. katillerimin yüzlerini seçemiyorum; isimlerindense geride harfler kalacak sadece. binlerce kelime, onlarca hikâye var boğazımda düğümlenmiş. susuyorum konuşmam gereken yerlerde; dilimi tutamıyorum ne zaman susmam gerekse. anlatacak çok şeyim olsa da, emin değilim anlaşılmak istediğimden. ''
    (morsmordre, 11.04.2007 20:46)
  2. "insan bazen bir haritaya ihtiyaç duyar. hiç gitmediği ya da hep gittiği bir yerin haritasına değil; bir daha asla gidemeyeceği bir yerin haritasına. geçmişi bir rüya olmaktan çıkarıp oranın hep öyle kalacağına inandıracak bir haritaya. insan bazen sevgilisinin haritasını çıkarmaya ihtiyaç duyar. terk edilmesinin acısını unutturup, acısını çoğaltacak bir haritaya"
    (purplemurple, 01.08.2007 23:55)
  3. "gitmek başı sonu olmayan, menzili meçhul bir seyrüsefer; varmaksa güzergahı önceden çizilmiş, hedefi malum bir tırmanıştı. gitmekte aslolan dere tepe taban tepip durmaksızın hareket ederek rüzgarı hissetmek; varmakta aslolansa, o tepeye ulaştıktan sonra durup rüzgarı elde etmekti. gitmek hafızası kudretli ve inatçı olanların , varmaksa hayal gücü engin ve obur olanların işiydi. gitmek kadere diş bileyenlerin, varmaksa kadere inanmayanların tercihiydi. birinin kökleri geçmişte, haritası çok merkezli; ötekininse kolları gelecekte, haritası tek merkezliydi. bu sebepten birinde ağır basan dişilik, diğerinde erkeklikti. "

    " her tiyatro sahnesi büyük bir aynaydı, izleyicilere tutulmuş; ve her ayna büyük bir tiyatro sahnesiydi, hayatın göbeğine kurulmuş."
    (fihimafih, 14.08.2007 00:40 ~ 03.09.2008 22:42)
  4. kitabın ilk sayfasını elime aldığımda korktuğumun başıma geldi dediğim roman.3-4 sayfayı bulan betimlemeler tasvirler... kitap toplam 10 sayfa betimleme, çözümleme, tasvirlerle 300 sayfaya ulaşmış.

    bir de akıcılık yok, olaylar ve insanlar hep 2. planda.romanda 5-6 tane kahraman var ve roman bölümlere ayrılmış her bölümde 1 kahramanın ve başından geçenlere yoğunlaşılıyor.yalnız sorun şu ki, bölümlerin başlayış şekli çoğunlukla şöyle... içeriye girdi en sevdiği şaraba uzandı, üzerinde yılan şekli olan kadehini eline aldı... bu şekilde başlıyor 3 sayfa bu şekilde devam ediyor. okurken hay ağzına tüküreyim adam bişiler yapıyorda bu adam kim? neden orda? diye kendi kendine sorular sorup sıkıcı betimlemeleri okurken 3. sayfanın sonunda, "kapıdan birinin girdiğini hisseden antonio oliviera kafasını çevirdi" cümlesini okuyunca bu mu yani diye içinizden geçiriyorsunuz. hatta sabırlı değilseniz emin olun betimlermeleri atlayarak, şu kitabı bitireyim de gideyim moduna girebilirsiniz.

    elif şafağın kelimeleri güzel ve gerçekten ahenkli kullandığını söylemeye zaten gerek yok ama o da olmasa zaten evlat olsa sevilmez.

    hııı ben oyle olayın sanatsal tarafına bakan biri değilim çok da anlamam. kitap beni etkiledi mi etkiledi mi? simyacı okuduktan sonra aldığım keyfe ulaşak mıyım ulaşamayacak mıyım? iyi ki de okudum diyecek miyim demeyecek miyim? bu kitabı okuduktan sonra dediğim tek şey 20 saatlik bir otobüs yolculuğunda daha iyisi olmazdı...
    (zedt, 16.08.2008 19:45)
  5. elif şafak'ın çok da bilinmeyen kitabı. çok fazla karakter vardır bu kitapta.

    "günahkârların sustuğu yerde, günahları dillenir."

    "kadın inci gibidir isabel. bazen senelerce, bazen de bir ömür boyu bir istiridyenin içinde saklar kendini. fakat bir kez günışığı gördü mü çabucak unutur geçmişini. geçmişte ne kadar saklanmışsa o kadar seyredilmek ister; ne kadar kapalı kalmışsa o kadar açığa çıkmak ister. işte o an çıkıp geldiğinde, artık ona kimse mâni olamaz. kendi bile."

    "bütün bu yolculuklar geçmişini yeniden yaşamak için mi? diye sordu bu noktada han. şöyle de sorabilirdi aslında: bütün bu yolculuklar geleceğini yeiden bulmak için mi?" -italo calvino, görünmez kentler-
    (mor kedi, 31.10.2008 17:53)
  6. (bkz: şehrin azizleri)
    (karyatid, 02.02.2009 14:04)
  7. '' ben, sevgili hanımefendi, ait olduğunuz çemberin öteki yarısıyım. ne yazık ki, bana muhtaç olduğunuzu görecek gözlerden yoksunsunuz. sizin bu cehaletiniz ve gafletiniz yüzünden çemberimiz bir türlü dönemiyor. ''

    '' - bana ismini bağışla.
    + niçin? ismim, benden başkalarına söz etmen için lazım. oysa benden söz edersen bir daha çıkmam karşına.
    - öyle değil. yani başkalarına söz etmek için değil. ismin... ismin bana, kendim için lazım. yarın sabah olduğunda seni kendi kendime hatırlatabilmem için lazım. ''
    (nickim kırk dokuz karakter olsun diye uğraşıyorum, 12.07.2009 17:02)
  8. "ve kuvvetle hissediyordu birken iki olabilenin, iki iken sıfır olabileceğini."
    (pinkflamingo, 07.08.2009 23:16)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil