''bir kimse allah yolunda şehit olmayı can-ı gönülden isterse, yatağında ölse dahi allah onu şehitler derecesine ulaştırır"
*
şehitler üç çeşittir
"şehit" denilince, allah yolunda ve vatan uğrunda canını feda eden kimse akla gelir. esasen şehit, genelde bu anlamda kullanılır. bununla beraber başka şekillerde ölenlerden şehit olanlar da vardır. ayrıca bazı şehitler vardır ki, onlara uygulanan hükümler diğer şehitlere uygulanmaz. bunun için islâm alimleri şehitleri, kendilerine uygulanan dünya hükümleri ve allah katındaki durumları itibariyle üç kısma ayırmışlardır.
1. hem dünya ve hem de ahiret bakımından şehit olanlar
bunlar;
a) savaşta gayr-ı müslimlerle veya eşkiya ve yol kesicilerle yapılan çatışma sonunda öldürülmüş olanlar,
b) savaş alanında, üzerlerinde öldürülmüş olduklarına dair belirti olduğu halde ölü bulunanlar (üzerlerindeki öldürülme alameti, bunların savaşta öldürülmüş olduğunu gösterir.)
c) kendisine haksız yere yapıldığı bilinen bir saldırı sonunda öldürülmüş olan ve bundan dolayı da varislerine diyet olarak bir mal verilmesi gerekmeyen herhangi bir müslüman,
d) malını, canını ve ırzını korurken haksız yere öldürülmüş bulunan kimse, nitekim peygamberimiz:
"malını koruma uğrunda öldürülen şehittir. canını koruma uğrunda öldürülen şehittir. dinini koruma uğrunda öldürülen şehittir..''12 buyurmuştur.
işte bunlar, hem dünya hükümleri itibariyle hem de ahiret bakımından şehittirler.
bu durumdaki şehitler yıkanmaz, üzerlerindeki elbiseler çıkarılmaz, öylece namazları kılınarak gömülürler.13
şehidin kefeni, üzerindeki elbisesidir. ancak üzerinde bulunan ve kefen cinsinden olmayan palto ve ayakkabı gibi şeyler çıkarılır. üzerindeki elbisesi, örtülmesi gereken yerlere eksik gelirse, tamamlanır.
2. ahiret şehidi
"ahiret şehidi'' kime diyoruz ve bu adı niçin veriyoruz? ahiret şehidi, düşmanla veya devlete başkaldıran ve yol kesenlerle yani eşkiya ile savaşırken yaralandıktan sonra hemen ölmeyip; tedavi olan yemek yiyen, su içen veya bir süre uyuyan veyahut savaş alanında ölmeyip başka bir yere nakledildikten sonra ölenlerdir.
bunlar, allah katında şehittir ve şehit mükâfatı alacaklardır. ancak bunlara dünya hükümleri uygulanmaz. bunlar, diğer ölüler gibi yıkanır, kefenlenir ve namazları kılınarak defnedilirler.
bir hata sonucu öldürülen müslüman da ahiret şehididir.
ayrıca boğularak, yanarak, bir yıkıntı altında kalarak ölenler ile aile ve çocuklarının geçimini sağlamak için helâl yoldan çalışıp kazanırken ölen kimseler ve ilim yolunda ölenler de ahiret şehidi sayılır. nitekim peygamberimiz efendimiz şöyle buyurmuştur:
"şehitler beştir: vebadan, ishalden ölenler, suda boğulanlar, duvar ve toprak altında kalıp ölenler ve allah yolunda şehit düşenler."14
3. dünya şehidi
bu, inanmadığı halde müslüman görünen ve müslümanların yanında savaşırken öldürülen kimsedir. bu da şehit sayılır, yıkanmadan namazı kılınarak elbisesiyle gömülür. ancak, inancı olmadığı ve yalnız dünya ile ilgili amaçlar için savaşarak öldürüldüğünden -dünya hükümleri bakımından şehit sayılır ise de- allah katında şehit değildir.
burada önemli olan iki hususa işaret etmekte yarar vardır.
birincisi, yapılan işler kişinin niyetine bağlı olarak değerlendirilir. nitekim peygamberimiz efendimiz bu konuda şöyle buyurmuştur:
"ameller ancak niyetlere göre değerlenir. herkese ancak niyet ettiği şey vardır".15
12 tirmizî, diyat, 22. hadis-i şerifin bir bölümü: "malını koruma uğrunda öldürülen şehittir.'' ifadesi; buhari, mezalim, 33 ve müslim, iman, 62'de yer almaktadır.
13 bu durumdaki şehitler diğer üç mezheb imamına göre yıkanmayacağı gibi üzerlerine namaz da kılınmaz, öylece defnedilirler.
14 buhari, ezân, 32; müslim, imâre, 51.
15 buhari, kitabu bed'i'l-vahy, 1; müslim, imâre, 45.
(bkz:
türkiye diyanet işleri başkanlığı)