• isle of dreams
    itü sözlük yazarlarına özel %20 indirimli biletler için son tarih 19 temmuzkayıt ol
  • videolar+3

  • görseller

    • şehir ve bölge planlama
    • şehir ve bölge planlama
    • şehir ve bölge planlama
    • şehir ve bölge planlama
    • şehir ve bölge planlama
  1. işsiz kalma olasılıkları %90 olmasına rağmen azimle okumaya devam eden insanlardan oluşan bölüm.ne güzel de boyarlar paftalarını şirin şirin.
  2. her sene yurdun değişik bölgelerine geziler düzenleyen,
    grup çalışmaları ile bölüm öğrencilerini ilk seneden kanka yapan,
    atölye çalışmalarında bireysel olarak hiçsin grup olarak gel diyen hocaları ile çıldırtan,
    sayısal bölüm puanı ile össde öğrenci alıp sözel dersler okutan,
    ezberletmeyip bol bol yorum yaptıran, çizdiren, boyatan,
    4 yıl boyunca her hafta teslimler, raporlar ile delirten
    ama herşeye rağmen gene de sevilen bölümcük.
  3. canım cicim bölümümdür.
    ve bir şehir planlama öğrencisi olarak oturdum bir araştırma yaptım..bu bölümü seçmeyi düşünen elemanlara öncelikle şunu söyleyeyim:
    zor bir bölümdür.. ama içinde türlü güzellikler barındırır. başka bir bölüm hiç okumadığım için diğer bölümlerle bir kıyaslamaya gidemeyeceğim, çünkü biliyorum ki hiçbir bölüm dışarıdan gözüktüğü gibi değildir tam olarak.

    misal biz dışarıdan "işsiz kalacak" gözüyle baklırız, fakat 4.sınıftayken çoğu öğrenci çalışmaya başlar ve istekliyseniz işsiz kalmazsınız.

    ayrıca yine dışarıdan "yazık günlerdir uyumuyor, beli ağrıdı, hayatı söndü, işi gücü ders ders..tam ineklik" diye yorumlar duyarız hakkımızda, fakat biz tüm bu zamanları eğlenceli hale getirmesini biliriz. asosyal olarak gömülmeyiz.

    nasıldır bizim bölüm peki? anlatalım, sadece itü şbp ortamını yaşamış olsam da diğer okullardan konuştuğum bölümdaşlarımın da hemen hemen aynı şeyleri yaşadığını göz önüne alırsak çok da değişkenlik göstermez özellikleri..

    birinci sınıfa başladığınızda etrafınızda çokça yatay geçiş yapmak isteyen, mimar olmak isteyip puanı yetmediği için bu bölümü yazan insanlar görürsünüz..birinci sınıfın sonunda giden gider, kalan sağlar sizindir.. gitmek istemiyorsanız, bu bölümü bilinçli seçtiyseniz sizin yolunuz devam etmektedir, ama eğer geçmek isteyip de geçemediyseniz ya bırakın ya da bırakın.. çünkü sevilmezse çekilmez..

    birinci sınıf meslek hakkında daha çok temel bilgiler verir, neyin ne olduğunu anlayamazsınız, çok fazla şehircilik terimi duyup kafanız karışırsa önemsemeyin, ileride siz de onları günlük konuşma rahatlığıyla kullanacaksınız..
    teknik geziler birinci sınıftan itibaren başlar, sınıftaki hemen hemen herkesle kaynaşma çabukluğunuzu bu gezilerde farkedecek, birlikte uzun ya da kısa yolculuklara çıkacak, ödevleriniz için bulunduğunuz şehri karış karış gezmekten yorulacaksınız.. belediyelere mutlaka işiniz düşecek ve orada öğrenci sever şehir plancılarını görünce "meslektaşlarım ne sevimli ne yardımsevermiş" diyeceksiniz, kiminizin ise karşısına "bu ne be! ne illet kadın/adam, iki tane harita için tonla para istedi" dedirtecek insanlar çıkacak, haritalara para vermemekte direnin, siz öğrencisiniz..
    proje dersi denen (kimi üniversitelerde "planlama dersi" diye de geçer) temel dersiniz her dönem vardır.. asla bitmez.. bu dersteki birincil hedef hocalara bölümünüz için emek verdiğinizi göstermektir, zaten bölümü seviyorsanız bu zor olmayacaktır.. her hafta projenizi gelişmiş gören hocanız size takmadığı sürece sorun çıkarmaz.. hee hocalar takıyor mu, size ve hocalara bağlı.. bana olmadı..
    uykusuzluğun, yorgunluğun da temel sebebi projelerdir aynı zamanda eğlencenin, şamatanın temel sebebi de projelerdir.. grup halinde hazırlanan projelerle hiç sevmediğiniz insanları sevebilirsiniz.. bazen sevdiğinizden soğuyabilirsiniz.. ama genelde çok çok eğlenilir, çokça projeye sövülür, ama netice itibariyle akılda kalan tatlı anılardır..
    peki projenin karın ağrıtan tarafları nedir?
    tabiki jüriler ve teslim.. yetiştirilmesi gereken paftalar yetişmez, günlerce uyumazsınız, kahve bağımlısı olursunuz.. ama zamanında yetiştirip iyi bir uykuyla jüriye/teslime gelenler de görülür nadiren de olsa..
    diğer eğlenceler de kesinlikle teknik gezilerdir, hele de 8-10 günlüğüne uzak bir yere yapılıyorsa..
    ne anlatılır ne yazılır.. yaşamak gerek..

    tam olarak bir şehirci gibi hissedip düşünmeye ise üçüncü sınıfta başlarsınız..
    şehirciler arasında çokça bilinen şu metni buraya yapıştırmak isterim anlaşılmak ümidiyle:


    "1. saatin alarmı uyanmak yerine uyumak zorunda olduğunuz zamanı anlatıyorsa,
    2. insanlar kafein kokmanızdan rahatsız oluyorsa,
    3. bir şehiri yönetebileceğinizi düşünüyorsanız,
    4. bir haftasonu 48 saat aralıksız çalışabiliyorsanız,
    5. sonraki haftasonu da 20 saat aralıksız uyuyabiliyorsanız,
    6. tuvalette uyuyakaldıysanız,
    7. kardeşiniz tek çocuk olduğuna inanmaya başlamışsa,
    8. 48 saatten kısa bir sürede tüm cdlerinizi dinlediyseniz,
    9. 48 saatten fazla bir süre aynı cdyi dinlediyseniz,
    10. toplum içerisinde gözükmüyorsanız,
    11. eski arkadaşlarınız vefasızlığınızdan dolayı size sitem ediyorsa,
    12. ev anahtarlarınızı kaybediyor ve bunu bir hafta sonra fark ediyorsanız,
    13. jüriden önce dişlerinizi okulda fırçaladıysanız ya da okulda traş olduysanız,
    14. kahve ve yemek makinalarının ne zaman yeniden doldurulacağını biliyorsanız,
    15. her zaman yanınızda deodoranttaşıyorsanız,
    16. pafta boyarken veya maket yaparken geri dönüşüm konusunda canavarlaşıyorsanız,
    17. kendinizle iletişim kurmaya çalıştığınızda tek duyduğunuz monoton ve sürekli bir sesse,
    18. bir öğünde kahvaltı, öğle yemeği ve de akşam yemeğini karıştırabiliyorsanız, (ehe.. gerçek füzyon mutfağı)
    19. tatiller sizin için iyi uyuma vakitleri ise,
    20. sevgilinizi buluşmaya atölyeye getiriyorsanız,
    21. okumadığınız halde dpt'nin, kosgeb'in ve bilimum devlet kurumlarının kitaplarını alıyorsanız,
    22. hangi kurumun ne işe yaradığını, içinde ne gibi dökümanların bulunduğunu biliyorsanız,
    23. birileri size tatil fotoğraflarını gösterdiklerinde “insan ölçütü”nü soruyorsanız,
    24. autocad, excel, netcad, arcgis'i biliyor ve deayrıca websayfası yapabiliyorsanız ama mirc'in nasıl kullanılacağına dair fikriniz yoksa,
    25. hocalarınıza, sanki ezelden beri onları tanıyormuşsunuz gibi lakaplarıyla hitap ediyorsanız,
    26. diğer insanlarla herhangi bir ilişkikurmadan, doğal ışık olmadan, yemek olmadan yaşayabiliyorsanız, ama plotter çalışmadığında bu "son" demekse,
    27. atölyeden çöp toplar gibi stabilo, boardmarker, keçeli kalem topluyorsanız,
    28. otobüse bindiğinizde herkes elinizdeki şeylere cins cins bakıyorsa,
    29. dönem başlarında bakımlı, ortasında normal sonunda ise tamamen bir çöplük gibi gözüküyorsanız,
    30. ve nasıl gözüktüğünüzü, inanın hiç ama hiç umursamıyorsanız,
    31. sürekli mide ağrısı çekmeye başladıysanız,
    32. gerçek yaşamda pan, zoom extend ve de zoom all özelliklerini arıyorsanız ve bulamayınca şaşkınlığa düşüyorsanız,
    33. evlerin ve çevrenin durumunu imar planı görüyorsanız,
    34. gece rüyanızda (uyuduğunuz kısa süreler içerisinde görebilirseniz tabi) proje çözüyorsanız
    35. hasta olduğunuzda amaç, hedef, strateji diye sayıklıyorsanız..
    36. evinizin en kalabalık üyeleri kırtasiye malzemeleri ve de küflenmiş yemeklerin üzerindeki yaşam formları ise,
    37. sınıf arkadaşlarınızdan başka kimselerle yaptığınız son sosyal aktiviteniz altı ay öncesine tekabül ediyorsa,
    38. özalitçide ve kırtasiyede sizi kırmızı halıyla karşılıyorlarsa
    39. okunacak kitaplarınız başınızda dağ sıraları şeklinde biriktiyse
    40. arada olan teorik derslere rahat çalışabilmek için bir zaman makinası yapıp bilinen tarihi daha kolay anlaşılabilir bir şekle sokmak amacı gütmeye başladıysanız..
    41. zaman algılamanızda kaymalar başladıysa

    siz şbp öğrencisisiniz…
    ne mutlu size.."

    son olarak youtube'dan toparladığım şehircilik ile ilgili videolar:

    itü şbp'den "proje nedir?"---- http://www.youtube.com/...
    gazi üniversitesi'nden şbp ---- http://www.youtube.com/...
    katü şbp'den "sabret plancı" ---- http://www.youtube.com/...
    odtü şbp'den "bu insanlar ne yapıyorlar?" ---- http://www.youtube.com/...
    selçuk üniversitesi'nden "şehir bölgecinin kabusu" ---- http://www.youtube.com/...
    itü şbp'den "ayvalık" ---- http://www.youtube.com/...
    itü şbp'den "böyle olur bu ülkede proje gezileri" ---- http://www.youtube.com/...
    ktü şbp'den "şehir planlayamıyo" ---- http://www.youtube.com/...
  4. bir şehiri ya da koca ülkeyi planlayıp da kendini planlayamayan öğrencilerin bölümüdür. nedendir bilinmez bu öğrenciler genelde planlı programlı hareket edemezler. meslek hayatında durum nasıl gelişiyor bilmiyorum.
    bu öğrenciler haftalarca analiz yapıp, planlanan yer için en önemli, faydalı ne gerekli ise artık ortaya koyarlar, planlanan yer için nasıl uygulanacağını bulurlar ve bunları belli bir programa oturturlar. gelin görün ki, bu öğrencilerin kendilerinin bir programı yoktur. o teslim zamanı proje yetiştirmek için debelenmeleri en canlı ozalitçilerde gözlenebilir. taksim,4.levent- taksim metrosunda, ellerinde kocaman rulolarla koşturan kişiler görürseniz mutlaka önünü açın geçsin çoçuk. çünkü o teslim ve jüri onun hayatıdır. malum kaç gündür ne şartlar altında çalışmıştır bu durumda pek de kibar olamazlar. çarpıp kaçarlar kim vurduya gidersiniz. benden uyarması. birtürlü bu jüri ve teslim zamanına projeleri yetiştiremezler.
    çarpık bir yapıları var...
  5. şehri planlamakla görevli kimselerin bu görevi yerine getirmeleri için tamamlamak zorunda oldukları eğitim.birçok arkadaşım itü şehir bölge ve planlamada okumakta ve onlardan takip ettiğim kadarıyla vardığım kanı şudur ki ; iyi bir şehir planlamacısı olmak istiyorsanız analiz ve gözlem gücünüzün çok üst seviyede olması gerekiyor.
  6. kimi zaman ağzınızın iyi laf yapıyor olmasının en az hukuk bölümündeki kadar önemli olduğu ve işe yaradığı bir bölümdür. kimi zaman da ağzınızla kuş tutsanız bir işe yaramaz ama her zaman için: "severseniz dayanırsınız."
  7. bu bölümü okuyorsanız en büyük kazanımınız kanaatimce;

    -türkiye'de olan biten her boka dair bilgi sahibi olarka fikir sahibi olmayı öğreniyorsunuz ve aslında neredeyse her konuda bilginiz oluyor.

    kaybettikleriniz;

    -bir kere insanlarla ilişkilerin kibarlığını unutuyorsunuz ozalitçilerde pafta çıkışı beklerken ve genelde bu beklemeler uzadıkça, ki genelde uzar, sonuç bol küfürlü bir atışma yada fena morluklarla dolu kavgalar olur.


    bir kere sabır taşı gibi olmanız gerek. her hafta bir jüri bir teslim falan filan derken balatayı sıyırıp makine mühendisinden bozma ajdar olabilirsiniz. arada başka kentlere gidersiniz. mimar sinan üniversite'si öğrencisi bu bölüm öğrencisi olarak 1. sınıfta bozcaada'ya, 2.sınıfta zonguldak/alaplı'ya ve 3. sınıfta ise bilecik'in bozüyük ilçesi'ne gittik. geziyorsunuz, arada içiyorsunuz ama hiçbir teslimi zamanında yapamıyorsunuz.

    geldiğinizde br tikky iken sonra memleket meselelerine son derece takmış vaziyette, "ulan bu şehri bana verseler ne düzeltirim ha" dersiniz. büyükşehir çalışıyor yazısını her gördüğünüzde içinizden hoş kelimeler geçirmeyeceğinize eminim. zira ben geçirmiyorum.

    rant için gecekondu yıkımlarına seyirci kalmak yerine daha öğrenci iken bile bu yıkımlara karşı durmasını öğrenebiliyorsunuz.

    kolay değil bu bölümü okumak, hiç kolay değil. bu bölümde okumak isteyenlere duyurulur.
  8. her levazımatı ucundan kıyısından bilmek, o kadar çok bilgiyi anlaşılır ve görsel olarak iyi sunmak, tasarım kasmak, bir şey bilmesen de ölümüne onu savunmak, hayvani derecede çizim becerisine sahip olmak, uyumamak, arazilerde perişan olmak, resmi kurumlarda kapris çekmek vs. vs. gibi girdileri bulunmaktadır. o kadar çok ucu açık bir meslektir ki, yarım saat süren bir plan tadilatı ile milyoner olabilirken, yine 5 saniyelik bir kelime,tarama hatasıyla işinizden olabilirsiniz. türkiye'nin şehircilik konusunda müthiş açığı bulunurken, maalesef okullarda öğretilen idealler, kurallar, kaideler pratikte rantiyerliğe dönüşebiliyor.
  9. dün itibariyleitü'de okumaya hak kazandığım bölümdür. hakkında ya çok iyi ya da çok kötü şeyler duymakla birlikte,orta yol bir yazısını henüz görememiş bulunmaktayım ancak "severseniz başarırsınız" felsefesinden yola çıkarak başarılı olacağımı düşünmekteyim.
  10. bu bölümü okuyan öğrenciler haftanın en az 3 günü bu saatte ayaktadır. uykuları da gelmez, sabaha kadar projeleri ile uğraşıp dururlar. çok garip insanlarız biz.

    edit: saat güncellemesi.