bu kızın annesi dün bir röportajda ''şenol, kızıma bir tuvalet kağıdı bile almadı, benim kızım çok tuvalet kağıdı kullanır da!'' diyerek ekran başındaki herkesi dumura uğratmıştır...
(bkz: pes)
bu güzel kızımızın sevgilisinden ayrıldıktan sonra ettiği "temiz bırakılma teşekkürü" aklıma bazı sorular getiriyor: acaba eski sevgilisi her önüne gelene tecavüz etmiş de bir tek bu kızı "temiz" bıraktığı için mi teşekkürü hak etmiştir, kızımız daha önceki sevgililerine de böyle medeni bir şekilde teşekkür etmiş midir, herseyden önemlisi bu kızımız "kirlenince" çıkıp "x kişisine bana yaşattığı orgazmlar için teşekkür ederim" gibi bir açıklama yapacak mıdır...merakla bekliyorum
şahsımın türkiye'nin en güzel hatunu olarak gördüğü mankendir bu. hatta birçok kişiyle bu konuda konuştuktan, ve bu birçok kişinin de birçoğunun "o kadar da iyi değil" demesinden bir gün sonra gazetede almanya'da bir güzellik yarışmasında en güzel ikinci hatun seçilmesiyle beni de sevindirmiştir.
bir de dün lütfi kırdar'da motosiklet fuarında bisan standında oynarken gördüm, sonra şans eseri scooter sürerken burnumun dibinden geçti, "böyle de güzellik olmaz ki mübarek" dedim yine...
son olarak şenol ipek ve özcan deniz'in biseksüel oldukları savını ortaya atan enteresan manken. bir ilişki bittiyse bitmiştir de insan geçmişine saygısını bu kadar mı kaybeder ve kendi saygınlığını kaybetmek için de bu kadar mı çaba sarfeder sorularını sordurtuyor yani. beraberken gül eğlen ve -ister iyi ister kötü bir şekilde ayrıl- hayatının bir bölümünde kendi isteğinle bu insanlara yer vermiş ol, ayrılınca da arkalarından seri şekilde konuşmaya başla. çok tehlikeli aslında. arkadaşı var mıdır? seveni var mıdır çevresinde? güveneni? diye de merak ediyorum açıkçası. insan korkar yani ona yapan bana da yapar der. şaşkınlık veririci bir insan kendileri.
bakirelik takıntısı olan bir kızcağızdır bu mankenimiz.ayrıca son derece bozuk türkçesiyle bir dönem televizyonda program sunmuşluğuda vardır.ben şahsen kendisini britney spears'a benzitiyorum.
esnek veya her an dikilen bir kızlık zarına sahip olduğunu düşündüğüm manken.özcan deniz ve şenol ipek hakkında söyledikleri ise kendisinin onlarla yattığını doğrular nitelikte bence.ve yine bence bir erkeğe atılabilecek en kötü iftiralardan biri.nasıl kanıtlanır ki aslı? yazık yani bu kız-kadın artık bilemicem,kendini yerlerde süründürüyor.bir bayanda önce gurur onur olur,şahsiyet olur.ama o anayla ve bu kafayla zor olur.türk milleti de onun kızlık zarıyla ne kadar ilgileniyor merak ediyorum.beni aydınlatın.
edit: bugün ayşe arman'ın köşe yazısını okurken neden bende bunu düşünmedim tabii ya dedim.diktirmek,esneklik bir yana,bir de bu işin anal yönünü düşünememiştim.sen git bakireyim diye bağır.iyi görünümlü kötü kızlar sınıfının 1 numarası şebnem.
ağlayarak "bundan sonra karşıma çıkan kişilerden adamlık raporu istiycem" diyerek bünyeyi kendinden geçirmiş, rapor da rapor diye psikopata bağlamış bağyan kişi..
bekareti ülkemiz sorunlarından önemli olan şahsiyettir. üzülecek tartışacak onlarca sorunumuz varken yurdum televizyonları dakikalarca kızımızın hangi adamla hangi cinsel münasebette bulunduğunu yayınlamaktadır. insanda biraz onur gurur olmalıdır para için reklam için insan herşeyini ağzılara sakız etmez ki dedirten nitelikte bir dişidir.
bakire ve zeka özürlü olduğunu herkese duyurma çabasıyla yanıp tutuşan, bunu yaparken rezillik katsayısının tavan yaptığının farkına bile varamayacak kadar acınası olan, konuşmaktan aciz insanımsı.
eski sevgililerinin biseksüel olduğunu iddia eden şebnem, bu reklamı sayesinde fiyatını kat kat katlamış. eskiden 2 bin dolara işe giden şebnem şimdi açılışlara gitmek için saatine 5 bin dolar istiyormuş. bu rakam günümüzde asgari ücretle çalışan bir işçinin yaklaşık 20 aylık maaşı eder. buraya kadar herşey normal, (anormal görülebilir ama oluyor işte) normal de, acaba diyorum, asgari ücretle çalışan bir işçi ne yapması gerekiyor ki saat başı değil en azından bari aylık hadi olmadı 6 aylık bu ücreti alabilse. ne bileyim mesela değil eski sevgilisinin kendisinin biseksüel olduğunu mu açıklasa, ben açıklardım mesela. aylık 5 bin dolar maaşa biseksüel aseksüel metroseksüel herbiseksüel olduğumu açıklayabilirdim hemide taksim meydanında. ne yapmamız gerekiyor şebnemcim, illaki bekaret raporu olmadan olmuyor mu yoksa bu işler.
her ilişkisinden sonra** "ben temizim bakireyim...ahanda raporum" diye almanyadaki tanıdık bi doktordan aldığı bakirelik raporuyla(biz de lisede öss'ye hazırlanmak için tanıdık doktordan alırdık raporu) kameralara poz verirken gülümsemeyi de ihmal etmeyen en son buzda dansisimli yarışmada görmüş olduğum dişi manken
muhtemelen ömrü boyu pür-u pak kalacak,daima bakire olacak insan...
bir bayanın,özellikle annesiyle birlikte,bekaret meselesini tüm ülkenin gözüne sokması mantıksızlıkla bile bağdaşmamaktadır.şebnem scheffer hanımefendiyi geçseniz,ondan daha mantıklı,daha olgun,daha görmüş geçirmiş olması gereken annesi bile saçmalamakta sınır tanımamakta...kızının kaç paket tuvalet kağıdı kullandığı,nerede neyi nasıl yaptığını bu kadar ülke meselesi haline getirmesi aile kavramına karşı bir davranıştır.
tabii bu saçmalıkların büyük payıda medyadadır.esra ceyhan,serap ezgü,seda sayan gibi ünlü filozoflar olmasa bu olay bu kadar patlamazdı.ama şebnem scheffer'ı ve annesini bu tarz kadın programlarında bolca görüyoruz.tülin ve caner'den beter ettiler durumu...yalandan gözyaşları,alman orjinli bekaret belgeleri,cart curt...
herşeyi geçtim,bu meseleden türk halkı ne kazanacak?şebnem schefferbakire olsa olmasa bize ne?
bu ülkede bekaret uğruna ne kadar kızın canı yanıyor.tecavüzcüsüyle evlendirileni var,saçma töreler uğruna kurban edilenleri var...ama sen kalkıp,televizyonda,türk halkının bu kadar hassas olduğu bir konu üzerinden şov yapıyorsun.yazık...