uyarı: bol miktarda küfür içerir. 18 yaşından küçüklere okutmayınız.
şantiye dili türkiye'de türkçe'dir. kimi zamanlar kürtçe ve romence de olabilir. ancak, 1990'ların sonlarından beri romen işçi pek kalmadığından bu dil şantiyeciler için ehemmiyetini yitirmiştir. kürtçe de şantiye yönetimi arasında değil, etnik köken olarak kürt olan işçiler arasında konuşulur. kürtlerle çalışan bir mühendisin kürtçe bilmese de kürtçe küfürleri öğrenmesi kendi iyiliğinedir.
şantiye dili türkçe dediysek okullarda öğretilen türkçe değil, biraz argoya kaçan bir dil olarak kullanılır. bu, kimi zaman etkinliğin ve otoritenin vurgulanmasının gerekliliği sonucu yapılır; kimi zamansa sadece tepki veren insanın memeli refleksi olarak ağızdan dökülür. örnek olarak, amına koyayım sözü her zaman ağızlardadır; proje müdüründen işçisine kadar herkes bu sözü etkin kullanır.
diğer bir örnek, tepkilerin normal deyimlerle değil, argo deyimlerle verilmesidir. örneğin; türlü hatalarınızı göremeyip ufak bir hatanızda başınızda biten tazecik, atılgan, cengâver bir mühendis size "benim gözümden kaçmaz ulan! yakalarım ben" derse, "arkadaşım, sen giderken ben geliyordum" demek etkili olmaz. sadece onu muhatap kabul etmiş olursunuz. ama onun yerine "ulan sen sikişirken ben cenabet geziyordum" derseniz çok etkili olur. o dumur hissi o'na yeter.
şantiyede türkçe'nin etkin kullanılması esastır. özellikle sahada çalışan bir mühendis, günün her saati işçilerle diyalog halinde olduğundan dili etkin bir biçimde kullanmalıdır.
çok önemli bir nokta da şudur: bir mühendis için işçilerin devamlı küfürlü konuşacağı biçimde işin ucunu kaçıracak biçimde konuşmak, sonunda işçi ile mühendis arasında enseye şaplak göte parmak bir muhabbet ortamı doğuracağından sakıncalı bir durumdur. işçiler daima küfür eden mühendisi sevmezler. mühendis güne internet türkçesi ile "günaydın yarraam" diye başlarsa hapı yutar. mühendis, yeri gelince küfreden adamdır.
bir de, bayan mimarların ve mühendislerin yüzüne gülüp arkasından orospu diye bahsetmek var ki, bunu hiç tasvip etmiyoruz. kullanılmamalı, kullandırılmamalıdır. insan çalışma arkadaşının arkasından küfretmemelidir.
şantiyelerde çoğu zaman alet ve edevatlar gerçek isimleriyle değil, garip isimlerle çağrılır:
birkaç örnek:
ibrator: vibratör
manilye, manila: manivela
hüyap veya hiyap: high up (mobil vinç)
bekô: ekskavatör
kater veya kato: paletli dozer (çoğunun caterpillar marka olmasından kaynaklı) hilti: havalı kırıcı (en iyilerinin hilti marka olmasından kaynaklı)
tevzi: kılavuz etriye
demir: donatı (en klasiği budur. profesör dahi betonarme çeliğine şantiyede "demir" der.)
pleymut: plywood
etre: etriye
şeaaaaaaaafim: mühendis bey.
boş ver lan: gelen stajyer abi. *
teodoliti kurak lan: röntgen var koşun. (bilhassa deniz kenarı şantiyelerinde)
sen şimdi üniversitelisin he mi: kaç kızla sevişiyon **
benle bot mu bağladın: işine gelirse
hava müsait değil: yat aşağı
.mına koyyim: tamam
heaalovv: bak
dehealoov : lan baksana
lapacı çömez: stajyer
-eleman "şefim bir sigara parası verir misiniz" dediğinde, verdiğiniz 20 ytl ile yetinmiyorsa ve gurbetçiyse düzüşesi gelmiştir, hayat kadınına gitmek için avans istiyordur.
-işçiye "paydos" derseniz "işverenle anlaşmazlık var, iş bırakılıyor" diye anlarlar, yataklarını toplamaya giderler. "paydos" değil, "istirahat" diyeceksiniz.
adamı dumurdan dumura koşturur. özellikle her cümlede en az bir defa ''amına goyim'' kullanılır. işçinin ''amına goyim'' deyişinden ruh halini anlayabilirsiniz. şantiyede ''amına goyim'' noktadır, virgüldür, ünlemdir, soru işaretidir.
küfür etmeyen adam adam yerine konulmaz. mühendisinden işçisine herkes küfreder, herkes kendi muhatabına veya üstüne piçlik yapmanın peşindedir. ayrıca kalıplaşmış bol küfürlü deyimler vardır ki bunları şantiye ortamında herkes bilmeli.
örneğin; şantiye şefimizden inciler;
-daşşağını yediiim
-evde avradınıza laf geçiremiyosunuz burda gelip efelik taslıyosunuz
-kadının orospusu keranede, erkeğin orospusu şantiyede belli olur
-eşeği süren osuruğuna katlanır
-öyle vurasın ki danaya dana yerini tanıya
-osuruklu göte çavdar ekmeği bahane
-eşeğe semer vurma kendini at sanar
parafet veya parefet: parapet
mozot: motorin
kedi: kren
jaso, poteyn, liber: kule vinç (markasıyla anılan bir ürün daha)
köstebek: mikro tünel makinesi
kalekim: markası ne olursa olsun her türlü seramik, köpük v.s. yapıştırıcısı ve tamir harçları
edit: hayret edilecek bir biçimde, xps köpüklerin hepsi, sanki tüm memleket ingilizmiş gibi "eks-pi-es" diye okur. bir tek yanlış kullanan benim (iks pe se diyorum).