|
|
- kumarda kaybeden, aşkta kazanırmış olarak özetlenen hadise
(ascella, 28.07.2004 18:13 ~ 18:20)
- bende olmayan batılımsı inanış.
- insanlar tarafından ilginç isimlendirmelere tâbi tutulan tamamen göreceli bir kavramdır.
bakkala giderken kültablasından head shot yemek de milyar'da bir ihtimaldir;
altılı ganyanda asırlık eşeğin birinci gelip sizi trilyona boğması da milyarda bir ihtimaldir.
ikisi de şans. ama birisi kahbe felek, yaptı kelek; diğeri turna'nın gözüdür. ayrıca insan aç ve tatminsizdir; ne kadar şansa boğulsa da doymaz oğlu doymaz.(azureel, 24.08.2004 11:58 ~ 11:59)
- ne kumarda nede aşkta beni hiç bulmayan olgu.
- (bkz: herkes şanslı doğmuyor)
- pers imparatorluğunun başveziri buzur mehir tarafindan 1400 yıl önce tasarlanan tavla oyunu; dünyanın en popüler oyunlarından biridir..zaman kavramından alınan ilhamla tasarlanan oyunun zamana böylesine direnmesi son derece etkileyici..senenin birliği olarak tavla bir tanedir..4 köşesi 4 mevsimi, tavlanın içindeki karşılıklı 6'şar hane 12 ayı, pullarin toplamı ayın 30 gününü ,siyah & beyaz pullar gece ve gündüzü, karşılıklı 12'şer hane günün 24 saatini simgeler..
eski zamanlarda hint imparatoru, satranç oyununu pers imparatoruna,yanında bir mektup ile hediye olarak göndermiştir..mektubunda oyunla ilgili hiç bir açıklama yapmazken şöyle bir mesaj yazmıştır..
"kim daha çok düsünüyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriyi görüyorsa "o" kazanır..işte hayat budur.."
pers imparatoru dönemin en alim veziri olan buzur mehir ile bu mesajı paylaşarak, ondan oyunu çözmesi ve kendisinin de karşılık olarak hint imparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini ister..vezir haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her taş hareketini ve oyunu cözer daha sonra da on günde tavlayı icat eder ve imparatora sunar..hint imparatoruna tavla oyunuyla birlikte gönderilmek üzere şöyle bir mesaj hazırlanır..
"evet, kim daha çok düşünüyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriyi görüyorsa "o" kazanır..ama biraz da "şanstır"..işte hayat budur.."
- doğru zamanda doğru açıda durmaktır.
- bir de şöyle bir atasözü vardır ecnebi milletlerden birinde : şanssız insan yoktur, ne kadar şanslı olduğunu bilmeyen aptal insan vardır.
- olasılıkların lehinize gerçekleşmesidir.
- gülben ergen'in sade ve sadece ismini verdiği üçüncü albümünün beşinci şarkısıdır. şarkının söz ve müziği altan çetin'e aittir. dinlenesi bir şarkıdır albümün diğer tüm şarkıları gibi. sözleri ise şöyledir:
kalbine hakkını verdim
gül dedin yollara serdim
keyfini başkası sürdü
affedersem namerdim
belli ki şansım dönecek
aşk dolu günler gelecek
ümidi kesmedi kalbim
biliyorum sevilecek
senden uzakta yalnızım aşk
alay ediyorlar gülüyorlar
karşıma öyle birini çıkar
sen yaparsın biliyorlar
senden uzakta yalnızım aşk
alay ediyorlar gülüyorlar
karşıma öyle birini çıkar
sen yaparsın biliyorlar
- çok değişik tatta bir emre altuğ şarkısı. çaktırmadan dinletiyor kendini.
(finch, 26.06.2007 21:27)
- elindeki fırsatlar toplamınla birleşince mümkünse en güzel bir şey olan hede.
- woody amca annie hall'da; "insanlar iki farklı statüde doğarlar. 'horrible' ve 'miserable'. horrible statüsüne dahil olanlar; sakatlar, doğuştan körler sağırlar ve bütün engellilerdir. miserable'a dahil olanlar ise tüm geriye kalanlardır. yani sen, miserable statüsünde doğduğun için kendini şanslı saymalısın." der annie'ye. şanslıyız vesselam.
- ingilizcede "good luck" ve "bad luck" şeklinde 2 farklı kullanımı olan sözcük.
aslında dilimizde kullanımı olmamasına rağmen 'kendine iyi bak!'*gibi 'iyi şanslar!'* da yanlış bi' şekilde kullanılmaktadır.
- kesinlikle vardır. bazen sizin dışınızda esen rüzgarlar sizi bir yerlere savurur, istesenizde müdahale edemezsiniz ve şansınıza göre kendinizi iyi ya da kötü yerlerde bulursunuz.
- başka insanlara verdiğinizde ve hatalarını bir daha tekrarlamayacaklarını düşündüğünüzde, hiç de ummuduğunuz gibi gelişmelere gebe kalmayan durumlara yol açar.
kendi kendini kandırmak gibidir başkalarına verilen şans.
zira insanlar değişmez, bencildir ve vurdumduymazdır.
şansı hak ettiğini göstermesi gerekir karşıdaki kişinin.
birinden yana şanslı olabilmesi için bir insandan fazla olması gerekir..
- bir filozofa sormuşlar:
-şansa inanır mısınız?
-evet inanırım. yoksa sevmediğim insanların başarılarını nasıl açıklayabilrdim ki...
- bildiğiniz değişmez tüm çekilmezlerinizi idare edeceklerle hayat sürdürmenizdir.
(heidi, 08.07.2008 00:21)
- yeterli sample size olmadığı için ortaya çıkan aslında normal durumlar için öne sürülen, el verilen emzirilen bir kavramdır.
- şans nedir sorusu sorulmadan önce şans var mıdır sorusunu yöneltmeliyiz kendimize. boşuna tanım yapıp kendimizi yormayalım.
bir madeni parayı havaya atarsak ya yazı gelir ya tura. bu ikisinden hangisinin geleceğini basit olarak şans faktörü ile açıklarız. peki, hemen soruyorum. parayı attık, yazı geldi. yazı gelmesini sağlayan temel faktörler nelerdir? binlerce faktör sayabiliriz. pencere açık, hava akımı, elimizin paraya vurma gücü, elimizin açısı, tırnağımızın uzunluğu, konuşan birinin ortamda yarattığı dalgalanma, sineğin kanat çırpışları, havanın sıcaklığı, ortamın basıncı, dünyanın konumu, yer çekimi ivmesi...şimdi de tüm bu varolan binlerce, milyonlarca değişkeni hesaplayabildiğimizi hayal edelim. yani hava akımının, elimizin gücünün, sineğin kanat çırpışlarının deneyin sonucuna, paranın ne geleceğine olan etkisini inceleyebildiğimizi hayal edin. o zaman paranın yazı mı tura mı geleceğini bilemez miydik?
bu kadar basit değil. dünyevi duygularla hemen bu soruya evet diyebiliriz yanıtını versek de henüz bilimde açıklanmayan olgular mevcut. bunlardan biri de atom. atomun içinde neler olduğunu hala tam olarak bilemiyoruz. elektron, nötron, proton filan da hala muallakta kalmış sorular var. maddelerin partiküllerinin iki farklı fazda bulunabileceğini ve hangi fazda olduğunun bir mantığa dayanmadığını iddia ediyorlar mesela. pek bilimsel bir açıklama olmadı kabul ediyorum. gerçek şu ki bir kısım bilim adamı yukarıda anlattığım deney ile şans faktörünü reddederken, bir kısım bilim adamı yine yukarıda anlatmaya çalıştığım diğer deney ile şans faktörünün varolduğunu iddia etmekte. acele karar vermeden birkaç yüzyıl daha bekleyelim derim.
- hayatın ya da kimilerine göre kaderin göz kırpmasını görebilmek, farkedebilmek.
|