penguen'in bi kapağında bizim rte, pijama atlet, elinde ramazan davulu ( ramazanın son günlerindeydi ya da bayramdı ) sokaklarda bağırıyodu. "uyanın lan ab'ye girdik' diye. sonra da "
şaka lan şaka girmedik uyuyun" diye ekliyodu. biz de o akşam ( rte'nin davul çaldığı akşam değil. penguenin çıktığı akşam ) 3 arkadaş sinop'a doğru yola koyulduk. gerçi sinop'a hiç varamadık. yoldan döndük
* ama bütün yol boyunca ağzımızda bu üç kelime vardı. "şaka lan şaka", "şaka lan şaka, şaka değil", "şaka lan şaka, şakaydı" ya kadar vardı iş. çok gülmüştük cidden. "neyine güldünüz lan? mal mısınız?" derseniz ağzımı açıp tek kelime edemem sevgili yazarlar ve okurlar. bu yolculuk sırasında
elmadağ'da mola verip bi kahvede (sabahın 6sı) çay içip, yedi numara izlemiştik hatta. altımızda emektar brodvey. hey gidi günler hey.
bu da böyle bi anımdır işte. güzeldi ve komikti...
(bkz:
şaka lan şaka)
(bkz:
değildi)
(bkz:
komik değildi)
(bkz:
güzeldi)
(bkz:
bakınızın bokunu çıkarmak)