ülkemiz gençliğince uzun yıllardır çok tutulan, ailenin bir ferdiymişcesine benimsenen şahin'i tasarlayan (muhtemelen italyan) mühendisin kafa karışıklığıdır.
işin buralara kadar geleceğini düşünmüş müdür? gözü gibi baktığı, uykusuz geceler geçirerek tasarladığı aracının memleket yollarında neonlanıp, filmlenip, kanatlanıp bizatihi şahin kıvamında gezeceğini hayal edebilmiş midir? bilinmez. yalnız şöyle bir düşüncesi olmuştur herhalde:
-valla güzel araba oldu da.. şu farları çıkartmayla kapatıp yuvarlak mı yapsaydık? ya da sktiret, alan isterse yapar.. maksat sektör oluşsun..
kibrit kutularına garezi olan bir mühendis olduğumdan şüphem yok muhtemelen annesi çocukken ulaşamayacağı bir yerlere koyuyordur kibritleri. muhtemelen ortaokulda resim öğretmeni kibritle proje yapmasını istemiş, annesinin izin vermemesi üzerine içinde ukte olmuştur...
zor bela üniversiteyi kazanıp torpille fiat'a mühendis olmuş bir gece ansızın aklında beliren kibrit kutuları şahin denen estetik ayıbı arabayı tasarlayı vermiştir... hal böyle olunca türkiye'de tarz yaratma konusunda bir takım eksiği olan zavallılar bu arabaya hayranlık duymuş bu hayranlık birbirini izlemiş izlemiş grup psikolojisi oluşmuş ve şahin piyasada tutmuştur....
-bak oğlum araba...ben tasarladım bunu...
-aa...baba nasıl desem...eee...kusura bakma ama kötü olmuş
-yapma bea...lan bak beyazı süper ya...lan çok mu berbat hakikaten...
-aslında sarıya boyansa...belki taksiciler filan alır
-deneyelim...
- olm araba tasarladım nasıl olmuş?
+ ya abi araba güzel olmuş ta ne bileyim sanki buna çelik cant taktırırlar, camlara da siyah film çekerler gibi duruyo.
- harbi mi lan?
+ valla öyle. üstelik bir de 5 adam doluşup içinde bira içip cengiz kurdoğlu da dinlerler gibi.
- deme yahu. karı kıza da sarkarlar mı lan
+ sarkarlar sanki.
- aman tanrım bir canavar yarattım
- lan bu böyle olmadı ya...
- niye ki abi?
- olm güzel değil sanki, yani iyi de hani, ne bileyim...
- yani evet ama dert etme abi, bununla efsane olacaksın. hele bi' de "doğan görünümlü şahin" diye bi hikaye başlatırsak, deli deli... peynir ekmek gibi satar şerefsizim!
- hmm, o tutar bak iyi dedin onu... doğan görünümlü şahin! hmm, valla iyi dedin, bu böyle kalsın, biz de bu hikayeyi yayalım, ondan sonra gelsin paralar...
- heheh tabi abi, yer bizim denyolar!
- yemez mi lan, tabi yer valla! iyi oldu bu, heheh...
muhtemelen modifiye halini ilk gördüğünde biricik kızı, gözünün nuru kötü yola düşmüş gibi hissetmiştir. zira platin sarıya boyanmış, takmış takıştırmış, dört tane adamla salını salını gitmekte olan kınalı kuzusu adını bile değiştirip doğan olmaya öykünmektedir.
eğer tasarlayan kişi mühendisse pek birşey düşünmemiştir.iki sigara içim süresinde tasarlamıştır.ama genelde arabaları mühendisler tasarlamazlar o ayrı mesele.