şah ismail olarak bilinir... safevi devletinin kurucusu.. anadolu ve azerbeycan coğrafyasında oldukça tanınan bir ozandır.. şiirlerinde alevi inancının ve islam tasavvufu ile ilgili temalar ağırlıklıdır.. pir balım sultan ın çağdaşıdır..safevi devletini osmanlı'ya danışmadan kurması (bkz:
yavuz sultan selim) tarafından savaş sebebi olarak görülmüştür..şah ismailin hayatını roman şeklinde ama tarihi gerçeklere bağlı bir şekilde bulabileceğiniz bir kaynak reha çamuroğlu'nun ismail adlı eseridir..
safevi devletinin kurucusu.osmanlıyla yapılan çaldırı savaşını kaybetmiştir ve bu savaştan sonra büyük bir bunalım geçirmiş kendini şaraba vermiştir.
türkçe divanı vardır.şah
hatayi mahlasıyla ali ve oniki imam odaklı şiirler yazmıştır.
safevî devletinin kurucusu. erdebilli şeyh safiyyüddin’in torunudur. babası râfizî şeyh haydar, annesi akkoyunlu uzun hasan’ın katerina despina adlı hanımından olan kızı halime begüm’dür. türklerin hatay kabilesindendir..şah ismâil’in kurduğu devlete ve hanedana, dedesi safiyeddin-i erdebilî’den dolayı safevîler denildi. şah ismâil, kurduğu devleti bozuk râfizî inancıyla teşkilâtlandırıp, yayılma siyâseti tâkip etti. bütün islâm ülkelerine halife, mürid ve fedâilerini gönderip, alenî ve gizli safevî propagandası yaptırdı. 1503’te ırak-ı acem, fars ve kirman’ı, kâzaran’ı büyük katliam ve tahriple zaptetti. kâzaran’ı alınca oradaki ehl-i sünnet âlimlerinin hepsini kılıçtan geçirdi. bu katliamları osmanlı devletinin tepkisine sebep oldu. 1508’de bağdat’ı aldı. şehirde büyük tahribat ve katliamlarda bulundu. başta imâm-ı a’zam ebû hanife hazretlerinin azamiye’deki türbesini ve ehl-i beyt’ten büyük âlim, mürşid-i kâmil ve evliyâyı kirâmdan abdülkâdir-i geylânî hazretlerinin ve daha pekçok ehl-i beyt, eshâb-ı kirâm ve ehl-i sünnet âlimlerinin kabir ve türbelerini tahriple müslümanları katlettirdi. bağdat’a vâli tâyin edip, abbasî halifeliğini küçültmek için ona “halifet-ül-hülefâ”, yâni halifelerin halifesi ünvanını verdi.
1509’da bakü’yü zaptetti. safevîlerin doğusundaki sünnî özbekler, horasan’ı ele geçirince, özbek hanı muhammed şeybânî hana haber gönderip, bölgeden çıkmalarını istedi. isteği kabul edilmedi. 1510’da vukû bulan savaşı safevîler kazandı. esir edilen muhammed şeybânî hanın kafasını kestirip, kafatasını şarap kadehi yaptırdı; derisine de saman doldurarak zafer alâmeti olarak osmanlı sultanı bâyezîd hana gönderdi.
osmanlılar 1514’te iran seferine çıkınca, sultan selim han, istanbul’dan doğu anadolu’ya kadar gelmesine rağmen şah ismâil meydana çıkmadı. şah ismâil’e gönderilen son mektupta, sultan selim han, safevî şahı için ağır ifâdeler kullanınca çaldıran meydan muhârebesine çıkmak zorunda kaldı. bu nâmede; osmanlı ordusunun uzun bir yoldan gelip epeyden beri muhârebe için düşman ordusu aramasına rağmen meydana çıkan olmadığı, pâdişâhların ellerindeki memleketlerin nikâhlıları olduğu, erkek ve yiğit olanın onu nâmahreme (yabancıya) çiğnetmeyeceğinden bahsedilerek; şah ismâil’e miğfer yerine yaşmak, zırh yerine çarşaf giymesi tavsiye edilerek, ayrıca kadın elbiselerinden hırka, şal ve çarşaf gönderildi. şah ismâil bu ağır ifâdeli nâme ve elbiseler üzerine devrin en büyük devleti osmanlılarla muhârebeyi kabul etmek zorunda kaldı.
23 ağustos 1514 târihinde meydana gelen çaldıran meydan muhârebesinde şah ismâil ve safevî ordusu, osmanlı ordusu ve ehl-i sünnetin hâmisi sultan selim hana bir gün bile mukâvemet edemedi. çaldıran’da safevî ordusu, osmanlı teknik üstünlüğü ve kuvvetli îmânı karşısında eriyip gitti. şah ismâil tahtını, tacını ve hatununu muharebe meydanında bırakıp, kaçtı.
-alıntı-
reha çamuroğlu'nun bir romanı.
-şah ismail
-nereye şah ? at l çizer oğlum
-pardon ismail
hatai hal çağında
hak gönül alçağında
bin bir
kabe yapmaktır
bir gönül al çağında
diye ona atfedilen bir şiir vardır
iran safevi devleti'nin kurucusu olan şah ismail, 1487 yılında doğdu. babası şeyh haydar, şirvan hükümdarı ferruh yesar ve ona yardım eden akkoyunlu hükümdarı yakup bey'e karşı yaptığı savaşta öldü. üç yıl hapis hayatı yaşayan şah ismail, esaretten kurtulduktan sonra mücadelelere girişti. 1500 yılına kadar süren bu mücadelelerden sonra şah ismail, babasının katili ferruh yesar'ın üstüne yürüdü. bakü'yü ele geçirdi ve 1502'de akkoyunlu hükümdarı elvend'i nahçivan yakınlarında yenerek, ülkesinin bir kısmını ele geçirdi. buradan tebriz'e giderek taç giydi ve "şah" ünvanını kazandı. 1502 kışını tebriz'de geçiren şah ismail, ilkbaharda fars ve ırak'ı, acem hükümdarı murad bey'i yenerek şiraz'ı aldı. 1507'de erçiş, ahlat ve bitlis'i alarak elbistan'a kadar ilerledi. kısa zamanda devletinin sınırlarını genişleten şah ismail, iki güçlü rakiple karşı karşıya geldi. bunlar doğuda özbekler, batıda osmanlılardı. şah ismail, osmanlı devletini yıkmak için anadolu'yu karıştırmayı düşünüyordu. osmanlı şehzadeleri arasındaki saltanat mücadelesinin yoğun olduğu bir dönemde, şah ismail'in anadolu'ya gönderdiği nur ali halife, kendisine katılan türkmen süvarileri ile tokat'a girdi ve burada şah ismail adına hutbe okuttu. ayrıca şahkulu da antalya'da bir isyan başlattı. yavuz sultan selim tahta geçince, taht mücadeleleri bitti. yavuz sultan selim ilk olarak anadolu'daki şah taraftarlarına karşı harekete geçti. anadolu'daki şah ismail taraftarlarını ortadan kaldıran yavuz sultan selim, savaş hazırlığı yapmaya başladı. hazırlıklarını tamamlayan yavuz sultan selim, 23 ağustos 1515'de çaldıran ovası'nda yapılan savaşta şah ismail'i yendi. bu yenilgiden sonra eski cesaretini kaybeden şah ismail, günlerini ayrı ayrı şehirlerde geçirdi. 1524'de öldükten sonra erdebil'de şeyh safiyüddin'in yanına gömüldü. şair de olan şah ismail, hatayi mahlasıyla türkçe şiirler yazdı.
kaynak:
http://www.biyografi.net/...
resimlerde yavuz sultan selim han ile karıştırılan şahıs. yavuz'un resimlerini çizenlerden çoğu onu burma pala bıyıklı ve tek kulağında küpe ile çizerler. pala bıyıklar ile yavuz'un tarihî kimliği arasında zihinlerde hemen bir bağ kuruluvermesi insanlara bu resimleri hoş gösterir. eh, durum böyle olunca kulağındaki küpeye de bir efsane uydurulmasında ne mahzur olabilir ki?!.. hani kutsal toprakları aldığı zaman oradaki idarecilerin kullandığı hakimü'l-haremeyn (kutsal beldelerin hakimi) sıfatını uygun görmeyip kendini hadimü'l-haremeyn (kutsal beldelerin hizmetkârı) ilan etmiştir ya, buna bir ilave de halk yapmış ve orada gördüğü kulağı küpeli siyahi köleleri örnek alarak kulağına küpe taktırdığını ve bununla kendisini din uğrunda bir köle mesabesinde telakki ettiğini imaya yöneldiğini uydurmuştur. oysa yavuz'un minyatürlerinde hiçbir zaman pala bıyık veya küpe yoktur. tarihî bilgiler onun kişiliğinde sadelikten yana olduğunu ve giyiminde de çok sade tercihlerde bulunduğunu söylerler. nitekim topkapı sarayı'ndaki en sade kaftan onundur. mısır seferi dönüşünde edirne'de kendisini karşılayan tek şehzadesi süleyman'ın süslü elbiselerini görünce ona, "bre oğul, sen böyle giyinirsen anan ne giyecek!" diye ikazda bulunması da bunu pekiştiren bir tarihî gerçektir. keza aynı seferden gelişinde istanbul'a gireceği sırada büyük bir zafer kutlaması tertipleneceğini duyunca israfı önlemek üzere bir gece vakti gizlice topkapı'ya girdiği de bilinir. bütün bunlardan daha önemlisi yavuz'un küpe taktığını söyleyen hiçbir tarih satırı, hiçbir belge yoktur. küpeli uydurma resimlerde ise resimdeki kişinin başında beyaz tülbent içinde kırmızı bir başlık ve üstünde de krallara benzetilmiş bir tac vardır. bu tür kızıl börk ve tacı iran şahları kullanır. osmanlı sultanları tac giymezler.
sonuç şu, küpe takmak gibi bir hafifliği, azametiyle öne çıkan osmanlı sultanına, hele de yavuz gibi celalli bir adama yakıştırmak yanlıştır. o zaman da akıllara bir soru takılır: kimdir bu küpeli, taclı adam? söyleyelim; yavuz'un "paymal eyleyelim kişverini sürhserin" diye üzerine yürüdüğü sürhser (kızılbaş) şah ismail'indir ve başındaki kızıl börk ile tac da kızılbaşlığın simgesidir.
ne garip tecelli; yavuz çaldıran'da, şah ismail de resimlerde birbirlerine külahları ters giydirmişler.
iskender pala
reha çamuroğlu'nun 'ismail' adlı romanında hayat hikayesi,iktidarı ve çaldıran savaşıyla başlayan tükenişi oldukça duru,akıcı ve tarafsız bir dille anlatılmıştır.
bu gamze değil beladır ey dost
bu hande değil cefadır ey dost
şah tahmasb'tan sonra iranın başına geçmiş şahtır. kendisi muhteşem şiirleriyle ve yavuz sultan selimle yaptığı sidik yarışıyla şöhret kazanmıştır.