|
|
- başbakanlık yapmış bir başka fenerbahçeli.
(bkz. recep tayyip erdoğan).
- (bkz: şükrü saraçoğlu stadı)
(lethe, 20.10.2004 00:14)
- türkiye cumhuriyeti nin 13. ve 14. hükümetlerinde başbakanlık yapmış ( 1942 - 1946 ) 1934 - 1950 yılları arasında fenerbahçe spor kulübü başkanlığı yapmış. yani rte nin aksine hem başbakan hemde kulüp başkanlığını başarıyla yürüten. 1998 yılında fenerbahçe stadına adını veren devlet ve spor adamı.
- kendisi 1887 doğumlu olup bir dönem [1948-50 arası] meclis başkanı olarak da görev almıştır..
1953 yılında, fenerbahçe başkanlığını bıraktıktan 3 yıl sonra vefat etmiştir..
- ödemişli eski başbakan ve fenerbahçe başkanı.
- anlatılan bir olaya göre izmir idadisinde okurken (yatılı kalıyordur) arkadaşları akşam yemeğinden sonra meyve yerlerken aralarında kaş göz işareti yapıp şükrü saraçoğlu'nu işletmeye karar verirler.üzümü çatal ve bıçakla yemeye başlarlar.bunu gören şükrü saraçoğlu ise çatal ve bıçağı eline alır ve üzümü arkadaşlarının yediği gibi yemeye başlar ve millet kopar.anladığım kadarıyla ortama uyum sağlayabilen,kendisinin taşradan gelmesine rağmen aristokrat ailelerinin çocuklarından oluşan arkadaşlarından hiçbir eksiğinin ve farkının olmadığının farkında olan bir öğrenci imiş ödemişli başbakan.
- bir çok konuda yetenekli büyük devlet adamı
"saracoğlu’nun 1932 yılında paris’te osmanlı borçlarının ödeme koşullarının saptanması görüşlerini türkiye adına yürütürken görüyoruz. 1933’de bir antlaşma ile bu konuyu başarıyla ve batılı gözlemcilerin hayranlığı içinde bitirirken izliyoruz. saracoğlu’nun devlet adamlığı vitrinini süsleyen en değerli ve liyakatinin zirvesine vardığı bu anlaşma ile genç türkiye cumhuriyeti’nin maliyesi soluk aldı."
(bkz: http://tr.wikipedia.org/...)
- ikinci dünya savaşı sırasında uygulanan varlık vergisi uygulamasının fikir babasıdır. dönemin devlet erkânında, koyu beşiktaşlı recep peker'e karşı fenerbahçe kanadını temsil eden zattır aynı zamanda.
- türkçülüğü, varlık vergisi uygulamaları ve nazi hayranlığı ile hatırlanan eski başbakan. icraatı nedeniyle tkp üyeleri 40'lı yıllarda süleymaniye camisi'nin minarelerine "saracoğlu faşisttir" yazılı bir mahya asmışlardır. yanılmıyorsam, eylemi gerçekleştirenlerin arasında mihri belli de vardır.
- ülke tarihinin belki de en ırkçı başbakanıdır, efendim.
şöyle ki; 1942 senesinde yani ikinci dünya savaşı sırasında devlet katında alman hayranlığının en üst mertebede halkın arasında ise ırkçı akımların revaçta olduğu dönemde milli şef inönü tarafından başbakanlığa atanmıştır. başbakanlığı sırasında nazi almanyası'nın savaşı kaybedeceğinin anlaşıldığı döneme kadar geçen süreçte tamamen ırkçı politikalar benimseyen bu zat, savaşın sonunda ise ingiliz-amerikan ve sovyet güçlerinin kazanımı karşısında boyut değiştirecek ve en ahlaki ifadeyle "denge politikası" gözetecek ve herkese eşit mesafede duracak yani herkese yamanmaya çalışacaktır. sonrasında ise atatürk'ün "muassır medeniyetler seviyesine çıkma" hedefini emperyal kuvvetlerin müttefiki olmak olarak uygulayıp ülkeyi amerikan politikalarına teslim edecektir.
her neyse konuyu çok dağıtmayayım. kendisi hükümet programını açıklamak üzere başbakan olarak ilk kez meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada: "biz türküz, türkçüyüz ve daima türkçü kalacağız. bizim için türkçülük bi kan meselesi olduğu kadar ve laakal o kadar bir vicdan ve kültür meselesidir" diyor. bu konuşmanın yurtta yarattığı yankılarını burada ne derecede yansıtabilirim, bilemiyorum ama nihal atsız'ın (turancılık akımının peygamberi) başbakana yazdığı mektupta yazdıklarına bakarsak fikir sahibi olabiliriz kanımca. kendisi saraçoğlu'na hitaben diyor ki: " ...ne ırkımızın ne devletimizin tarihinde, türk milliyetçiliği resmi bir ağızdan bu kadar kesin sözlerle hiç bir zaman açığa vurulmamıştı. bu sözlerin türkçü çevrelerde nasıl sevinçle karşılandığını anlatmaya lüzum yoktur"
başbakanlık yaptığı dönemde dünya politikası hangi yönde esiyor ise o yöne meyl etmeye çalışan saraçoğlu, ülke içinde de boş durmamış ve sol fikirli aydınlara (sertel'ler, behice boran, boratav, sabahattin ali, aziz nesin...) baskısını her dönem hissettirmiş. kimi zaman kurdukları dergileri atılımcı idareci, kemalist kalkınma projesinin en önemli figürlerinden milli eğitim bakanı hasan ali yücel yoluyla uyararak kapattırmış bazen de tan olayında olduğu gibi ırkçı-türkçü üniversite gençlerini ayaklandırıp yakıp yıkarak kapattırmıştır.
bir de fenerbahçe stadına isminin verilmesi hadisesine göz atacak olursak; maliye bakanlığı yaptığı dönemde fenerbahçe'nin kadıköy'de kendine ait sahası olmaması üzerine her zaman top oynadıkları sahanın (papaz çayırı) sahibi ittihatspor'dan (eski altınordu) mülkiyetini isterler. ama ittihatspor fenerbahçe'nin stad isteğine hayır der. bunun üzerine devreye saraçoğlu girer. önce mecliste 'tek maddelik bir yasa' çıkartır. "aynı semtte kurulmuş ve faaliyet gösteren spor kulüplerinin sayısı birden fazla ise, o semtte üye sayısı fazla olan kulüp faaliyetlerine devam eder" evet, yasa aynen böyledir. böylelikle papaz çayırının sahibi ittihakspor devre dışı bırakılır. sahaya milli emlak idaresi el koyar. ardından da fenerbahçe'ye kiralar. adını da değiştirip fenerbahçe stadı koyarlar. bunlarla doymayan fenerbahçe yönetimi bu kez de stadın mülkiyetini ister, o dönemde adliye bakanlığına atanan saraçoğlu'na gidilir ve sonuç beklenen de iyi olmuştur. stad, para dahi vermeden, göstermelik bir rakam olan "1 türk lira"sına fenerbahçe'ye devredilir. sonrasında saraçoğlu fenerbahçe başkanlığına seçilir ve başbakanlılığının sonuna kadar da sürdürür.
istanbul'da yaşayan gayrimüslimlerden varlık vergisi alınması fikriyatının da mucidi(!) olan bu ırkçı, alman hayranı (hatta nazi bıyıklıdır) başbakanın adını stad isimlerinde yaşatanlara selam edip 1945'li yılların mottosuyla yazımı bitiriyorum: saraçoğlu faşisttir!
kaynaklar: politik goller, e.kılıç - behice boran, g.atılgan - nihal atsız'ın yaşam öyküsü, bakırezer(baschar, 17.04.2008 12:07 ~ 12:13)
- izmir atatürk lisesi ve mülkiye mezunudur.
- fenere kadıköydeki ittihat stadını kanun çıkararak veren devlet adamı. bu kıyağı üzerine fener üyesi yapılmış ve başkanlığa seçilmiştir. stada bu adın verilmesinin nedeni muhtemelen stadsız fenere yaptığı bu kanunsuz kıyaktır. kanun ise şudur; "aynı semtte kurulmuş olan ve faaliyet gösteren spor kulüplerinin sayısı birden fazlaysa,o semtte üye sayısı daha fazla olan kulüp faaliyetlerine devam eder."
|