hoşgelmiş yazar. pek bi güzel girileri olacak gibi. şimdilik şunu çok beğendim (bkz: @3573708). seviyorum böyle saçmamsı girileri. nick altına ilk yazan kişi olmayı bir borç bildim. acayip hoşgelmiştir.
kalorisi az, dışardan bakıldığında fıstıklı pasta hissiyatını veren, maharetli ellerden çıkarsa kesinlikle ıspanak tadını almayacağınız bol kremalı, bol yeşilli, bol sağlıklı, oldukça leziz pastadır.
ayrıca hoşgelmiş 6. nesil yazardır.
yazarın notu: denemek isteyenlere pasta tarifi verilir.
ilk yediğimde fıstık tadı almak istediğimfakat tadı damağımdan beynime hiç birışık vermemesiyle annemin bu sahtekarlığı nasıl becerebildiğini sorduğum görünümü güzel yeşil renkli pasta .
6.nesil yazarmış kendileri. benden önce yazar olmuş. kıdem farkı var dede yani. ulan askerlik zor iş, şimdiden ayak uydurmaya çalışıyorum ha. neyse. canım aşkaaamdır kendileri. dikkat edin aşkım değil aşkammm. burada ki ince çizgiye basmayınız yeni çizildi. o ince çizgiye bir gün basar mıyım bilemiyorum, allah basmak nasip etsin. her zaman dediğim gibi kaderin ne zaman ağlarını öreceği hiç belli olmaz. neyse.
kendisi neşeli bir kişilik. alkol kullanmıyor, gel içelim diyorum olmaz ben güvenemem diyor, erkek değil misiniz? diyor. evet burdan açıklıyorum; alkol kullanmadığın için gelmedim aşkam *.
kaçıracaktım kendisini, saçlarınla ip yapacaktı bende tırmanacaktım. lakin kendisi yazlığa gidip beni unutunca gururum incindi, kalbim kırıldı. o bensiz eğlendi ben de onsuz eğleceğim diyip çıktım yola. kendisiyle hiç görüşemesekte özeldir benim için. hep söylerim internette'de hisler vardır. insan görmediği birini sevebilir. sonuçta görüşmeseniz bile bir şeyler paylaşıyorsunuz. o kader ağlarını örecek bak görürsün *sadece onunla kurdum köşe olma planlarımı. bütün üçkağıtçılığımı onun rahat etmesi için kullandım. olmadı tabi. ama doğru yollardan parayı bulacaz bir gün. yok arkadaş gittikçe duygusallaşıyorum, bu girinin geyik bi giri olması lazımdıydı.
istiklal caddesinde karşılaşacağımız günün hayaliyle yaşıyorum. ha çarpışmadan önce saat ver tam o saatte mcdonald'ın önünde çarpışalım, sonra kitaplarını toplayalım, gözgöze gelelim. elini tutayım, koşalım bilmediğimiz bir yere. sonra bırakalım kendimizi boşluğa. eğer kader ağını ördüyse ona takılırız, örmediyse ayrı yerlere konarız.
gece gece adamı geçmişlere götüren yazardır. gerçi kendisi ufacık bişi olsa gerek, kızamıyorum da. aynı sıralar paylaşılmış zamanında, aynı yüzler görülmüş. bir nesil altım sanki. tek kızdığım nokta kader keita takıntısı. yahu bir bırak adam gülsün etsin.
yazar olarak nasıldır bilmiyorum, hiç bir girisini de okumadım. okunur gibi ama bakalım kısfmet.
sahafta görülüp merak edilmiş bir kitap. arkasını çevirip okudum neyle alakalı diye de, bu kitapta da yazarın özgeçmişi var. adı pek çekici gelmedi ama ya bunu alacaktım ya da psikanaliz ve din. eric fromm'da kimmiş diyerek aldım. fakat iyi ki almışım, aralıksız 5 saattir okuyorum. daha yeni yeni ana konuya giriş yapabildik ama, bu gidişle uzuun bir roman beni bekliyor sanırım. çok akıcı, insanı yormayan ve garip bir kurgusu olan hikayeleri normalde pek sevmem, ama bunda bir çekicilik var. bitirince yazarım yorumumu, hayırlısı.
görünüm olarak ıspanakları antep fıstığına benzetebilir, ıspanak olduğuna inanmazsınız. ıspanak yemeyenler için bile muhteşem tadı vardır, tecrübeyle sabittir.
ayrıca hoş gelmiş yeni yazarımız.
tanımımı yaptım, rahatım. şimdi efendim, öncelikle söylemeliyim ki bunun uzun bir aradan sonra yazdığım ilk girim olmasından mütevellit biraz heyecan var. ve bu hakkımı senin nickaltında kullanıyorum pastacım, değerini bil ! *
o benim henüz gitmeden istanbul'da hazır olan kankimdir. ama seneye birlikte istanbul gecelerine akıcaz tabii ki, uuuuu beybeeeeeee ! *
o bir pasta kadar tatlıdır. muhabbeti koyu, gülücükleri içtendir. derdini dinler, bir de uğraşır seninle bıkmadan. seninle bazen bir mail bekler günlerce, bazen bir "selam" için cesaretlendirir. öyle de kafa bir insandır.
sakatlandığından şüphelendiğim yazar arkadaşım. kendisini en kısa zamanda yeşil sahalarda görmek istiyor ve ismail yk dan şappur şuppur u , pardon nerdesin isimli güzide eserini armağan ediyoruz.
yazın sıcağında istasyonlara gidip benim için buharlı lokomotif fotorafları çeken güzide kişi. aslında pek öyle güzide sıfatı yakışan biri de değil he, böyle kımıl kımıl bişi. meşhur sözlük grubumuzun portagallı ördeg ve amele mektebi ile beraber en sapık üçlüsünü oluşturuyor.
neyse geyiğe gerek yok, benim tren sevdamı bilen biri bu fotoğraflara nasıl sevindiğimi bilir, anladın mı lan pasta ?
bildiğin işkenceyi seven bir yazardır. özellikle bana işkence etmeye bayılır. sayesinde işten atılıcam. ama bak yavrum bugün erken kalktım geç kalmadan gittim işe çatla da patla. saçlarını da kestirmeyecek bana söz verdi. durmadan küsüyor efendim durduramıyoruz.
ayrıca bu yazar gerçekten ekürim bi yazardır. bazen kimsenin anlamayacağı şekilde saçma saçma şeyler konuşur, sadece ikimiz güleriz. msn diyaloglarımızı şuraya yazsak valla millet kıçıyla güler. kendisini her sabah kaldıracam ümitleriyle yatırıp bir türlü kaldıramadığımdır. o kadar tutuyosun gece gece beni nasıl erken uyanayım?!! ayrıca cenabettin'de rıfkı'yı yer demeden geçemeyeceğim. ayrıca sivri sineğe kıyamayan bir insandır demeden geçemeyeceğim. mucu mucu :* ksldjaslkjdlsad
grupta tanıştığım bir başka nadide dost. seviyorum bu kızı. kafası çalışıyor, muhabbeti sarıyor. ilk olarak reelde de tanışmış olsak benzer şeyler hissederdim herhalde, gerçi o zaman titreşim yollamazdık birbirimize...ehe!
tripli mi tripli, küs-bozcu mu küs-bozcu ama yine de seviyorum vesselam. hatta ben bu giriyi yazarsam sözlükten çıkacağını bile beyan etti bugün... umarım kararından caymaz. *
beraber maça gidicez bu hatunla, giyicez çubukluları, sarı diyecekler- lacivert diyeceğiz. gol olacak birbirimize sarılacağız... (yıyıyı enter!) ayrıca görülmemiş bir tavla hesabımız var; ağzımı zor kapattığım bir zaman aralığında gelip 0'a karşı yenmişliği var bu hatunun. süpürdü lan!?! madara oldum resmen... onu da aradan çıkaracağız...
hepsini yapacağız , zaman bol, önümüz uzun (öhöm!), genciz çalışır öderiz...
tanımam etmem. soy ismini , okulunu , lisans bölümünü söyledim. söyledim ya tanımıyorum. şaşırdı. ufaktan da tırsmadı değil hani. facebook sağolsun *
abinim ben senin dedim. yanımda efendi ol dedim. sustu ; "peki abiğğ." dedi. o kadar küçük olm bu. neyse dedim her abi kardeşine tavla öğretir. otur dedim karşıma. önce zar tutmayı öğrettim. her şey zarda bitiyor ne de olsa. öğrenemedi. algılamada sorun da yok ki zehir gibi maşallah , çipilçipil gözleri.
tavla bu , oyunun inceliklerini öğrettik falan , arada da yenildik ki sevinsin. o da ne? zafer çığlıkları eşliğinde sevinirken kulak zarım ufak bir çocuğun sevinç nidaları karşısında ritmi çoktan yakalamıştı. acıdım resmen. dedim ki hadi sevinsin. öğrenecek çok şeyi , gideceği çok yolu var. hala seviniyor. yaşına veriyorum. öğrenecek. o zar nasıl tutulur öğrenecek. daha bilmiyor. *
kurban olduğum pıtırçığım. küçük kelebeğimiz desek acaba ufacıklığının yanında kırılgan, şeffaf kanatlarınıda anlatmış olur muyuz?
bu ara yorgun. kalbi atıyor hızlı hızlı. hata yapmaktan korkuyor küçük bir kız çocuğu gibi.
iyilik ekilmiş içine onun. o yüzden her daim korkuyor ya kötülük yaparsam bilmeden birine, ya üzersem ya üzülürsem anlamadan... diye .
korktukça ürkek bir kelebek gibi uçuşuyor ordan oraya. birinin kalbine konuyor, bize ise daha ilk selamında kendini sevdiriyor.
kelebek olduğunu bir kaç kez tekrarlamak istiyorum. çünkü uçmayı seven, özgür, aydınlık, ışıl ışıl bir canlı o. o sebepten çok yormamak lazım onu. hevesini kırmamak, heyecanlandırmamak, ürkütmemek lazım. özgür bırakmak lazım. kendi içsel ışığınızı ona göstermeniz sizi sevmesi için bir sebep zaten o yüzden özgür bırakın onu. o sizi sevecektir , eğer ki siz içine iyilik ekilmiş bir canlıysanız ve aydınlıksanız.
seviyorum seni kelebek. bir yaz günü sıcacık gülüşünden yansıyan sevgi kadar temiz ve çıkarsız.
seviyoruz seni kelebek. özgür kanatlarınla bizi selamlayacağını biliyoruz.
son zamanlarda fizik çalışmaktdan kafayı sıyırmış msn de sapık sapık iletiler yazan (3-1 ahah gibi) psikopat yazar. pelin diyince kızıyo nedenini anlamıyorum, halbuki bi insana isminden başka nasıl hitap edilir ? (evet bu yazar hatundur, afişe etmiş olduk)
kendisine büyük ihtimal çoktan gelmiş "geçmiş" fizik sınavında başarılar der, bunu niye msn den yazmadığım için hayatı sorgularım.
nokta.
görünüşüyle bol antep fıstığı kullanılmış görüntüsü veren ama aslında ıspanakla bi göz yanılması sağlayan ,ucuz baklava satan ticarethanelerinde kullandığı yöntem.
bu ıspanaklı pastanın bir de aynı kandırmaca yöntemine sahip ekürisi kuru fasulyeli kestane şekeri vardırki hala ailecek markette satılanların kesinlikle kuru fasulyeden yapıldıgını düşünmekteyiz.