|
|
- eski türkçe'de "sahip"
- ıs kelimesi hal eki alırken ses türemesine uğrar, örneğin "sahibi" demek isterseniz ıssı demeniz gerekir.
cümle içinde kullanalım, şeyhi'nin harname'sinden bir alıntı yapalım:
bir eşek var idi zaif u nizâr
yük elinden katı şikeste vü zâr
...diye başlar bu, sonrasında bir yerlerde şu beyit geçer:
çıkarır har çün enkerü'l-esvât (çıkarırken eşek çok kötü sesler)
ekin ıssına arz olur ârasât (tarla sahibi olan bitenin farkına varır)
bu örnekteki ekin ıssı, mal sahibidir.
(bkz: ıssız)
- ne kadar önemli birşeymiş. olmayınca ne kadar bokum bir adam olunuyormuş. öyleymiş işte bu.
- (bkz: investment)
(bkz: saving)
(bkz: makroekonomi)
- ada'ya ayrılmak istediğini söyleyerek çok doğru bir hareket yapmıştır. yürümezdi hem zaten ne lan öyle.
(bkz: ada ben ayrılmak istiyorum diyen ıs)
- (bkz: image stabilizer)
|