bir topluluğun ya da etnik gruba ait üyelerinin üstün olduğunu iddia etme , ya da kendinden bir başkasına farklı bir etniğe mensup olduğu için kötü muamele uygulama.kısaca etnik ayrımcılık.
çok yüzeysel bakacak olursak ırkçılık insan adı verilen canlının diğer canlı türlerinden ayrımıdır.antilop ırkı,kaplumbağa ırkı vs gibi.
fakat işin derinliğine inildikçe insanları birer hayvan gibi yaşayışına,din,dil,doğup büyüdüğü yere göre ayırma olayı söz konusudur.
günümüzde "zenci ırkı köledir" cümlesi ne kadar "çağdışı" ise,yakın gelecekte "türk ırkı,kürt ırkı,yunan ırkı" söylemleri de bir o kadar ilkellik olacaktır.
milliyet denilen kavramı araştırırken, sen bizimle aynı soydan değilsin deyip, yüzyıllarca birlikte yaşadığın insanları aşağılayıp onları sadece atalarının tarihte yaptıklarına göre yargılamak.
kısaca insanı ailesinden aldıkları ile yaşayan sabit bir varlık olarak düşünmek, kişiselleşememek, ortak birşeyler aramaya bile yanaşmamak.
halbuki hangimiz bu dünyada yaşayacağımız yaşamı seçtik ki? hangimiz ermeni, türk veya kürt olmak istedik ki. ama geldik gördük, beğendik beğenmedik, sonuçta bu damga ile yaşamak zorunda bırakıldık. peki bu damga yüzünden kavga etmek zorunda mıyız? bu damga bize diğer damgalıları öldürme izni verir mi? hayata nefretle bakıp, birşeylere çabuk ulaşmak isteyen insanların aldatmacalarına kanarsak daha çok şey gelecek başımıza...
kendinden güçsüz olanı ezmek ve bu sayede kendisini daha güçlü hissetmektir. avrupa da ırkçılık ilk çingenelere karşı uygulanmış çingenler sadece çingene oldukları iin sürülmüş horlanmış ve cezalandırılırmışlardır. buradaki sebep aslında çingenlerın köksüz olması ve onların arkasında duracak güçlü bir toplumları olmaması en son olarak kendilerı de istemediği için bir ülkeleri olmamasıdır. bu da her arkasında bir topluluk olan alt beyinli, eksik, kompleksli avrupalının onları hor görmesiyle sonuçlanmıştır. buradaki mantık babası olmayan çocuğun mahalle arkadaşları tarafından dövülmesi ve dışlanması ile aynı mantıktadır "ne de olsa onu savunacak kimse yoktur".
diğer taraftan zencilere karşı uygulanan ırkçılığın yukarıda ki sebepler dışında bir de kendine göre bilimsel nedenleride vardır. engizisyon zamanında tüm bilimler ve bilim adamları kiliseye bağlıydı dolayısı ile tüm tıp fizik matematik vb. kilisenin istediği biçimde geliştiriliyor ve saptırılan deney sonuçları bir şekilde kilisenin istediği yönde açıklanıyordu. bu dönemde kilise tabipleri sömürgecilik yoluyla ülkelerine getirilen zencilere yaptıkları otopsilerde zencilerin kaslarının beyazlardan daha yoğun fakat beyinlerinın gramaj olarak daha küçük olduğu sonucuna vardılar. bununla birlikte engizisyon papazları "madem bu kaar güçlü ve aptallar demekkı tanrı onları bize çalıştıralım diye verdi" sonucuna vardılar ve zencilere karşı ırk ayrımcılığı kendie göre mantıklı br kaideye oturdu ve devam etti.
ne mutlu türküm diyene sözüyle atarürk'ün çok başarılı şekilde, bu topraklarda yapılmadığını ve yapılmamasını anlattığı şey. ne mutlu türk olana değil, ne mutlu türküm diyene olması, bugün milli bayramlardaki geçit törenlerinde türk bayrağı sallayan senegalli zenci vatandaşları daha da sevdirmiştir bize.
olaya zenciler açısından bakılarak yapılmış sanatsal bir eleştiri...
çok güzel dile getirilmiş, paylaşmak istedim
sevgili beyaz adam
doğarım, siyahım
büyürüm, siyahım
güneşlenirim, siyahım
üşürüm, siyahım
korkarım, siyahım
hastalanırım, siyahım
ve ölürüm, halâ siyahım
ve sen beyaz adam
doğarsın, pembesin
büyürsün, beyazsın
güneşlenirsin, kızarırsın
üşürsün, morarırsın
korkarsın, sararırsın
hastalanırsın, yeşilsin
ve ölürsün, grisin
herkesde bir nebze bulunan şey. önemli olan ne miktarda olduğudur. bilimsel açıdan ise hiçbir ırk birbirinden üstün değildir. ama anlamıyoruz, anlayamıyoruz.
-hocam koridorda leş bi koku var gene?!
-abi sanki bilmiyosun çinliler işte! dötüne verdimi pirinç yiyen sarı benizli sik kafalıları!
hiç bozulmamış, değiştirilmemiş biricik din olan islâm dîninin güzel ahlâkı ile bezenmiş, birbirlerini seven, yardımlaşan, çeşitli ırklardan, büyük insan topluluklarının, birleştiklerini biliyoruz. bu topluluğu ayakta tutan temel, hak teâlânın emrettiği çalışkanlık, adâlet, iyilik, saygı gibi din esasları idi. osmanlı türklerini de, sakarya kenarından, kısa bir zamanda, viyana kapılarına götüren kuvvet, sultan osman'ın ve çocuklarının sımsıkı sarıldıkları islâm dîninin rûhu ve bedeni tekâmül ettirerek geliştiren ışıklı yolu idi. çünkü islâmiyet'te ırkçılık yoktur. her müslüman kardeştir.
kendi ırkını öteki ırklardan üstün görme hastalığıdır.
hastalığa yakalanan bireyler kolay kolay kurtulamazlar bu hastalıktan, zira insana tatlı gelebilecek bir hastalıktır. insana beyni ile değil duyguları ile hareket etmeyi empoze eder.
ırkçılık yapmak zavallılığın, çaresizliğin de bir göstergesidir. insanın kendi ırkını belirleme gibi bir şansı olmadığından, sahip olunan ırkla üstünlük taslamak mantıksızdır. şöyle ki:
anne ve baba cinsel ilişkiye girerler ve bu birleşmenin sonucunda çocuk dünyaya gelir. ilişkiye giren anne baba hangi ırktan ise çocuk ta o ırktan olur. anne baba ingiliz ise çocuk ta ingiliz, japon ise japon, siyahi ise siyahi, eskimo ise eskimo olarak dünyaya gelir. dolayısıyla çocuğun ırkı kendi iradesi dışında belirlenmiş olur ve bu ırkı sorgulamak ya da aşağılamak tamamen abesle iştigaldir. zira ırkçı bir insan allah tarafından aşağıladığı ırklardan birinden de yaratabilirdi.
allah insanları birbirlerini daha iyi tanısınlar diye farklı farklı yaratmıştır. iyilik ve güzellik insanın kalbinde bulunur, teninin renginde yada ırkında değil.
insan, ancak yaptığı iyiliklerle ötekilerden üstün olabilir.
tarih boyunca ırkçılık insanlığa pek bir huzur getirmediği gibi hep acı ve gözyaşı getirmiştir.
örneğin adolf hitler ırkçı bir insandı. ona göre evrimini tamamlamış insan türünün en son halkası yani en gelişmiş ırk alman ırkı idi ve bu saf ırkın devamlılığını sağlamak amacıyla alman toplumunda bulunan tüm yabancılar ( yahudiler, çingeneler vb.) ve sakatlar öldürülmeliydi. sonuç malum, yüzbinlerce katliam.
aynı şekilde ırkçılığın yıkımlarını mussolini italyasında ve kızılderili katliamı yapan amerika klanlarında da görebiliriz.
afrikaya ayak basan avrupalıların yaptığı siyahi katliamları da insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmiştir.
bir başka örnek ise dünyanın hemen her yöresinde yaşayan çingeneler, sürekli hor görülmüşlerdir ve dışlanmışlardır, bunun neticesinde çingeneler de kendilerini toplumdan soyutlama ihtiyacı hissetmişlerdir. bunun yerine çingenelere insan gözü ile bakılsaydı, rahatlıkla topluma kazandırılabilirlerdi.
ırkçılığın her türlüsü, milliyetçiliğin de aşırısı zararlıdır.
şirin görünsün diye çoğu yede milliyetçilik adını alır, oysa farkı yoktur.
ırkının diğer insanlardan üstün olduğunu kabul etmeye dayalı görüştür. komiktir fakat günümüzde yandaşı milyonları geçer. herkes ırkının üstün olduğunda bastırır. bu düşüncedekiler sadece kendi ırkına yararlı olmak ister, göt göte yaşadığı komşusunu düşman sayar.