kuş olgusunun metaforlaştırılmasını*,ya da mecazi kullanımını pek kavrayamayan kişidir.farzı misal;
bir birey düşünelim ki,olabildiğine karamsar,şans,talih denen şeyden zerre nasiplenmemiş,bahtsız bedeviye parmak ısırtır...
bu kişi bir gün yenicami civarlarından* çok önemli bir toplantı için bir arkadaşı ile iş yerine gitmekte iken ziyadesiyle yetişkin bir kuşun,ziyadesiyle tazyikli bokunun ıslaklığını bir anda kafasında hissedivermiş olsun.
normal bir insan bu durum da talihine söver,siniri bozulur belki yeniden evine bile döner.
ancak kobay kişimiz,son derece karamsar olmasına rağmen türk oluşunun getirdiği bir takım dürtülerle kafasındaki boku temizlemeden koşa koşa bilet almaya gider.kolay mı zengin olacaktır.milyonlarca insan dururken sadece onun başına bir kuş sıçmıştır.mutlu günler yakındır.ama ne fayda.
şahsi fikrim malum şahsın yanında,ona işe giderken eşlik eden arkadaşının gidip bir bilet almasından yanadır.zira kuş 10 santim geride bıraksa şu an aynı iğrenç durumu kendisi yaşıyor olacaktı.şanslı olan kendisidir aslında,arkadaşı önemli bir toplantının arifesinde kafasında bir avuç bokla nimet abla gişelerin de sıraya geçmiştir bile.
o da üzülmektedir,herifteki şansa bak lan,kuş sıçtı kafasına (?)
üzerine kuş sıçtıktan sonra piyango bileti alıp da kazananlara baktığımızda tam bir boş kümeyle karşılaşıyoruz. belki bu insanlar çıldırarak bir köşeye çekiliyor o yüzden tanımıyoruz onları. üzerine kuş sıçtıktan sonra piyango bileti alıp da kazanamayanların akıbeti de çok net değil. bunlardan bazıları gece hepimiz uyurken sokaklarda mırıldanarak dolanıyor zombi gibi. bir tanıdığımıza ikramiye çıkmıştı. olaydan sonra üstüne defalarca kuş sıçtı. birbirinden tamamen bağımsız değil bu olaylar
böyleleri "re:gerçek bir olay" konulu mailleri de hergün itina ile en az on kişiye yollarlar. sanal kimlikleri budur yani. hadi gerçek hayatta kafasına kuş sıçınca gidip kendi başına bilet alıyo, kimseye zarar vermiyor ama sanalda hiç çekilmezler. her gün elli tane mail geliyor. "normalde böyle mailleri yollamazdım ama bu gerçekmiş" diye giriyorlar konulara. ve bizler anlıyoruz ki cidden bizim memlekette salak çok.
kuş bokunun uğuruna inanan insandır. elektrik direğinin altından geçerken kafama sıçan serçenin uğruna inanıp bir adet piyango bileti alan ben, amortiyle mükafatlandırılmışımdır. koskoca kartal sıçsaydı kim bilir ne çıkardı.
benimdir. yıllar önce eminönü nde babamla dolaşırken bir kuş alçalmış ve ikimizinde üzerine bir miktar dışkı bırakmıştı. ben çocukluğunda verdiği saçmalayabilme özgürlüğüyle tutturmuştum piyango alalım die. ama bi bok çıkmadı o piyangoya. işte bu yüzden bu eylem çok gereksiz bir eylemdir, milli piyangocuların tuzağına düşmeyin. bi olasılık daha var; acep ben çok mu bedeviyim??