|
|
- senin kafanı yoran bir nevi derttir. sebebi ne kadar basit olsa da üzülürsün işte; zamanını çaldı diye, en azından sana dert oldu diye.
üzülmek; hem de hiç gereği yokken… tecrübe edersin; her şeyi dert etmemeyi öğrenirsin böylece. her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmemeyi sen de öğrenirsin. lafını esirgemezsin, hiçte umurunda olmaz karşındakilerin alınacağı. zaten alınmazlar da. üzmeyi başarabilen birisi anlamaz insani duygulardan.
gün olur, devran döner… herkes yaptığıyla kalır.
affetmek mi? allah affetsin!
- eğer düzülmek kaderde varsa yapmanın işe yaramayacağı ağlamak, zırlamak, hırlamak ve kafaya takmak gibi eylemlerin bütününe verilen ad.
- bazı üzücü olayların, kırıcı sözlerin, tavırların insanlar üzerinde bıraktığı etkidir. üzülmenin hiç bir öneminin olmadığı bir nokta vardır ki o bambaşka bir olaydır.
hani derler ya kaderde varsa düzülmek neye yarar üzülmek diye. mecaz anlamıyla düşünüldüğünde gerçekten uyulması gereken bir kural veya prensip haline gelebilir. nitekim çoğu üzülünen anlar için cuk diye oturur.
- bir şeyin bizim dışımızda kalmasına, içine almamasına, çıkarlarımıza ters düşmesine karşı hissettiğimiz ruhsal dalgalanma.
ya da biraz pencere önünde durmak, çatıları izlemek, dıştakiler hakkında düşünmek ...
- bütün bir geceyi saçma şeyler yaparak geçirdikten sonra, sabah 3'te mutfakta unuttuğunuz telefona çağrı bırakılmış olduğunu görmek.
ertesi gün olan bitenden haberdar olup, çok sevdiğiniz kişinin de katılmış olduğu bir arkadaş toplantısını kaçırmış olduğunuzu öğrenmek ve ardından şöyle bir şarkı tutturmak..'bana kaderimin bir oyuuunumuu buuu...'
üzülmek..çok üzülmek.(poppy, 01.05.2007 16:31 ~ 16:32)
- yüreğin küçücük kalması.
- bazen insanın niye yaptığını anlamadığı,ancak yüreğin paramparça olduğunu içten içe hissettiren berbat duygu.bu hissiyatın akabinde insan bir yere dalıp kalma,yalnız başına deniz kenarında dolaşma,bulduğu her yemeğe saldırma,o an yanında bulunmayan yakın arkadaşı aramak suretiyle medet umma gibi eylemlere yönelme eğilimindedir.
"my lady d'arbanville,why do you sleep so still?"diyen eski cat stevens'ın saflığı sonucu az miktarda da olsa hissedilinebilinecek olan his.(sereia, 01.05.2007 16:58 ~ 04.05.2007 13:23)
- akabinde ağlamanın mümkün olduğu eylem.ağlanılmadığında ya hafiftir ya da gözyaşlarının anlatamayacağı kadar ağırdır.bu ağırlık ağlamayı unutturmuştur.
(scout, 31.05.2007 14:57)
- küçülüp ufacık kalırsın o anlarda,kalbin acır için sızlar, sanki tüm dünya karşıdır sana, anlarsın yalnızlığın anlamını ve ne kadar bencil olduğunu.tüm oklar üstüne gelir, bedeninden geçer gider, ama en cok kalbine saplananlar acıtır canını,o an gelirki sorgularsın herşeyi ve herkezi .ama karar vermeye gücün kalmaz. ne yapacağını bilemezsin bir el ararsın seni tutacak ,çekicek.kapamak istersin gözlerini, bir es bir zaman durması ne bileyim bir off istersin hayattan ama zaman akar ve o kadar hızlı akar ki yanlışlar yaparsın o kısacık zaman da...
- elinizden başka bir şey gelmediğinde tek yapabildiğiniz... karşılık beklemeden ödediğiniz diyet.
- üzülen isek hepimiz, üzen kimdir neden hiç düşünmeyiz?
(bkz: üzmek)
- (bkz: kaderde varsa düzülmek neye yarar üzülmek)
- (bkz: benim için üzülme)
- ''üzülme , geçer''
bi hastalık hali gibi görülür.gelir ve geçer.grip gibi.onun gibi bulaşıcı.ikisi de soğuktan.üşütür adamı.
keşkelerin eylemi.nefret etmek gibi sesli değil, acını en sessizlikte yaşamak bu.kırıp dökmeden.zaten kırılan bir şey var ortada;kalbin.ama sen ama onlar.hepinizin eseri.ama en çok senin.sen izin vermeseydin üzülmezdin.
üzüldükçe üzülüyorsun.üzüm üzüm.gözler cansız , kanlı.belli ağlamışsın daha yeni.ama sürekli o üzüldüğün neyse aklına geldikçe ağlıyor gözlerin.yüzün asılmış,canın sıkkın,konuşacak kelimelerin kalmamış.nasılsın diyene verecek cevabın yok.
kimi kolay atlatıyor.herkes senin gibi odasına kapanıp yastık altında ağlamıyor.çivi çiviyi söküyormuş.üzüntülerini yiyorlar.
bitiyor.bitmiyor.üzülme seni üzenler üzülsün.yok öyle bir şey.herkes kendi üzüntüsünden sorumlu.benim üzüntüme kimse üzülemez mesela.hafif gözlerini kısar , ah vah der ,geçer.herkes kendine üzülür.o kadar.
- garip bir davranıştır. ansızın gerçekleşebilen bir olaydır. bir anda dünyanın en mutlu adamıyken, her şeye coşkuyla neşeyle sevinçle yaklaşırken birden bire dünyanızın yerler bir olmasıdır. tanımsızdır. anlamlandırılamaz, anlamlandırmaya çalışırsanız üzülürsünüz çünkü. saçmadır ama aynı zamanda bünyeniz için gerekli bir nevi ilaçtır. ayaklarınızın yere daha sıkı sıkı basmasına neden olur. dünya da bir kez daha yapayalnız olduğunuzu kavrattırır size. sinirden çeneniz kasılana dişleriniz zedelenene kadar sıksanızda kendinizi kalbinize çöken üzüntünün ağırlığını hafifletemezsiniz.
|