bildiğiniz gibi filmlerde bazı anlar olur ki, karakterimiz senaryo gereği bir odaya, bir ofise filan değerli bir evrağı veya para, mücevherat, vs.’yi bulmak için girer. odada da normal olarak çekmeceler, dolaplar, kıyafet cepleri, bu tip şeylerin olabileceği saklama alanları filan olur, hatta gırla gider. genelde karakterimiz iki çekmece karıştırarak istediği sonuca ulaşır, ki rasyonel anlamda bu kısmen anlaşılabilir, kabul edilebilir bir durumdur. değerli naneyi saklayan elemana saftorik, ahmaktır filan deriz, geçeriz. ama bir de iki çekmece aradıktan sonra “tamam, burada yokmuş, bulamadık” kisvesine kapılan denyolar var ki, sözüm esas onlara. arkadaş, bu şey madem bu kadar önemli, milletin ofisine, evine gizlice giriyorsun bunun için; arasana doğru düzgün. adamın pantolonlarına bak, yatağın bazasının altına bak, oraya bak, buraya bak ama yok, iki çekmece, hop, bitti. olacak iş mi bu? hayatta başarılı olmak istiyorsan her ihtimali değerlendireceksin arkadaş. ben bunu bilir, bunu söylerim.
bir sonraki bölümümüzde “arabasını kilitlemeden arabasından uzaklaşan, topluma güveni tam, iyimser film karakterleri” konusunu işlemeyi düşünüyorum.
hedef: filmlerde gizli saklı defo kalmasın ulan!