tek fakültelik bi kampüsümsü yerde, herkesle fazlaca haşır neşir olarak, hatta bunun suyunu çıkarıp en yakın mahalleyi de kampüse çevirerek yaşamaktır. öğrenciler lise psikolojisini üzerlerinden atamazlar herkes aynıdır, aynı bölümde, aynı tarzda , aynı, aynı, ....dır. bi nevi komün yaşam tıpkı lise gibi....
liseyi üniversite gibi yaşamanın imkansız olduğu ülkemizde, üniversitelerin liselerden daha amatörce bir sistemle işlemesi sebebiyle ortaya çıkan trajikomik durum..
derslere 10 dakika girip imza atıp çıkmak, grubu toparlayıp spor kantinine (eskiden) ya da merkez kantine gitmek, gene grubu toplayıp yeniköy kahvesine gidip okey, batak veya king oynamak, kantinde doğruluk mu cesaret mi oynamak, şıkır şıkır giyinenlere peçetelere puan yazıp 10 üzerinden puan vermek, sinir olduklarına laf sokmak, karşı taraf cevap verince 10 kişi ayağa kalkmak, hır çıkarmak, saatlerce saçma sapan gülmek, vizelerde organize bir şekilde kopya çekmek, kütüphanede organize bir şekilde ders çalışmak, ilk kez aşık olup grubu boşlamak arkadaşlardan azar işitmek, hocalara saçma sapan sorular sorup çileden çıkarmak, gelecek hayallerinden bahsetmek, istisnasız hergün "şu okuldan bir kurtulsam" diye dua etmek.
(bkz:
eski günleri özlemek)
(bkz:
ah okulum canım okulum)
birçok üni'nin hazırlık bölümünde hissedilen şey. hatta bazı üniversitelerin tüm
bölümleri,
fakülteleri,
yüksek okulları bu şekildedir.
(bkz:
ismi lazım değil)
(muzcu, 18.11.2005 18:28)
hala yazısı daha anlaşılır ve güzel diye öğrencilere sınavlardan yüksek not veren hocaların varolduğu çağımızda üniversiteyi daha farklı yaşayamayız.
marmara üniversitesinde gerçekleştirilebilecek eylem. bazı bölümler ilköğretim tadında bile olabiliyor (anaokulu öğretmenliği hariç).
(camel, 18.11.2005 18:47)
itu maçka kampüsü hazırlık binasında yaşanan şey.
(thyme, 19.03.2006 17:40)
kampüs hayatı olmayan okullarda sabah 9/10da gelip, derslere girip, akşam 17/18de eve dönmek. kütüphane, klüp, spor gibi şeylere yol probleminden ilişememek.
(genaro, 19.03.2006 18:57 ~ 18:59)
okulunda beğenmediği tonla şey olduğu ve bunlar hakkında bir araba laf söyleyebildiği halde iş bu konuda bir şeyler yapmaya gelince -bırakın liseyi- ortaokul öğrencisi gibi pısmak, öğrenci topluluklarının "ortam yapılan" yerlerden ibaret görmek, kendine güveni olmadığı için arkadaş gruplarından bir an bile olsun ayrı kalamamak, tuvalete bile onlarla beraber gitmek, her gördüğü kıza aşık olmak, popüler kültürden esen zayıf esintilere dahi karşı koyamamak (1-2 yıl içerisinde hem hiphopçı, hem gothicmetalci hem de teknocu olabilmek misal) ve kısaca ne istediğini bilememektir.
çocukluğunu yaşayamamak gibi bir şey.
üniversiteyi liseden daha kötü yaşamaktan iyi bir durumdur.
(bkz:
celal bayar üniversitesi)
bunun için birçok sebep
*** sayılabilir.
üniverstedeki ilk yılımda elemanın birinin parmak kaldırarak "hocam tenefüzzz ne zaman?" diye sormasıyla farkına vardığım durumdur. yoksa dumurmudur?
oturduğu şehirdeki üniversiteyi kazanmış bünyeler için geçerli olabilecek hadisedir. şöyleki üniversiteye evden gidersiniz. belki anneniz size kıyamaz kalkar kahvaltı hazırlar. belki okula servisle gidiyorsunuzdur. kısacası ailenin yanında geçireceğin üniversite hayatından hayır gelmez. kopup uzaklaşmak, hayata bilinçli bir şekilde yeniden başlamak, kimsenin sizi tanımadığı biryerlerde yeni bir karakter ve önyargısız yepyeni bir hayata başlamak gerek.
kapıdan çıkmak varken illa ki okulun yüksek duvarlarından örümcek adam taklidi yaparak atlamaya çalışmak,(bkz:
huylu huyundan vazgeçmez)
anadolu üniversitesinde hazırlık okumaktır
-sınıflar ortalama otuz kişiliktir
-dersler her sabah 09.00 da başlar ve boş gün yoktur
-ev ödevi verilir ve öğretmen ödevin yapılıp yapılmadığını kontrol eder
-alıştırmalar derste öğrenciler tarafından sesli şekilde yapılır;öğrenci parmak kaldırır;bazıları öğretmen söz vermiyor diye homurdanır
-öğretmen in-class denen kanaat notu kullanır ve bu notla öğrencileri tehdit eder
-sınıftan fazla ses çıkıyorsa öğretmen kızar,trip atar,dersi bırakmakla işlememekle tehdit(!) eder
üniversitelerin komşu illerde açmış olduğu fakültelerde(öğrenci tabirili ile yandan gazi,yandan hacettepe...gibi) meydana gelebilecek olağan durum.zira bu gibi fakülteler küçük şehirlerde kurulmuştur ve kimilerinin mevcudu aynı şehirdeki bir liseden daha az olabilir...
(bkz:
gazi mmf)
liseden tek farkımız forma yok üstümüzde.
hazırlık okuyor olmaktır..
evinin olduğu şehirde okumak.
ama isterdim..
-ya talat abi,
+efendim canım?
-ya biz böyle eğitim fakültesinin önünde bekliyoruz ya...
+eee...
-ya liseli ülküdaşlarımızdan bi farkımız kalmıyor gibi geldi bana.
+ingilizce öğretmen adaylarını görünce böyle konuşmayacaksın salih!