belki ilginizi çeker
  1. · üniversiteyi bitirdikten sonra çalışmayan kız
gündem
  1. · colin kazım richards
  2. · kedi keserek internette yayınlayan kız
  3. · google wave
  4. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  5. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  6. · kesilen kediye acıyıp koyuna hiç acımamak
  7. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  8. · sevgilin var mı sorusuna alternatif cevaplar
  9. · sor

üniversiteyi bitirdikten sonra çalışmayan kız  

 sayfa  / 3
  1. aile ve ülke ekonomisine bulunabileceği katkıları esirgeyen kızdır. elalem kızlı erkekli çalışadursun, biz nüfusun yarısını oturtarak (çalışmayan erkekleri de hesaba katın; çocuklar-yaşlılar dışarıda...) muasır medeniyetler seviyesinin hayalini kuralım. sonra da "bu ülkede kadın neden eziliyor?"
    (üç kademeli su ısıtıcısı, 07.01.2008 11:19)
  2. zengin koca bulmuş olması kuvvetle muhtemeldir.
    (iki nokta üst üste biri altta biri üstte, 07.01.2008 11:30)
  3. (bkz: @2173506)
    (zarpandit, 07.01.2008 11:32)
  4. muhtemelen iş beğenmyen kızdır. "o kadar okuduk,çalışacaksak müdürlükle başlayalım,di mi ama" türevi sözlerle diyalog başlatırlar genelde
    (amelie, 07.01.2008 11:56 ~ 13.01.2008 18:53)
  5. üniversiteyi bitirdikten sonra önünde bütün kapıların açılacağını zannedip, bir kaç olumsuz iş görüşmesinden sonra yılan insandır. (erkek veya kadın)

    ya da: onun beğendiği işler için kendi beğenilmeyen, beğenildiği işleri de kendi beğenmeyen; böyle sürüp giden durumun içinde olandır.
    (aglaures, 07.01.2008 12:17 ~ 12:18)
  6. kısa bir süre sonra deliler gibi sıkılacağının farkında olmayan kızdır.

    üniversite sosyal bir hayat sunar, özgürlük duygusunu yaşatır, sırat köprüsü gibi sınavlar ve hocalarla bitirme tezleri üzerine dialoglar, kişiyi sorumluluk sahibi bir birey yapar. o kadar alışır ki kişi, sınavların zorlu maratonlarına, dönemsel olarak ödev, tez, sunum gibi titizlik isteyen meşkalelerle uğraşmaya, okul bittikten sonra boş kalırsa, bunalıma bile girebilir.

    bu noktada, eğer kıza aile baskısı yoksa, okul biter bitmez evlendirilmemişse ve hemen hamile kalmamışsa, başlangıçta "okul mahvetti hayatımı yeaa, artık özgürüm, sosyal hayatım canlansın, gezeyim tozayım, kızlarla alışverişlere çıkalım" diyen üniversite mezunu kızımız, evdeki hesabın çarşıya uymadığını tez zamanda fark edecektir. bütün arkadaşları ilk üç ay içersinde bulabildikleri en iyi işe yerleşmiş, çalışmayanlar ise memleketine evlenmeye gitmiştir. gezecek ve takılacak, sosyal ortamlara akacak kimse yoktur görünürlerde. anne evin bütün işlerini ona yıkar, kardeşler çalışıyorsa, kendi paralarını kazandıkları için her zaman ondan daha özgürdürler. sıkıntıdan patlar. koton dan beğendiği kazağı, accessorizedan beğendiği çantayı şıp diye alamamak, ebeveynden para istemek, bir süre sonra bayar, bunaltır.

    aldığı her başarılı not ona zafer duygusunu, çok çalıştığı halde aldığı her kırık not ise yılmama duygusunu tattırmışken, bu yeni tat, buruk gelir. artık zaferler ve engeller yoktur.

    üniversite arkadaşlarıyla buluştuğu bir akşam yemeğinde, muhabbetin ne kadar farklı konular etrafında döndüğünü görür. üniversitede birlikte alkol komasına girdiği kız arkadaşları, işyerindeki departman arası ilişkilerden, terfi olayının torpilden ibaret olduğundan, patronların ne kadar acımasız olduğundan bahsetmektedir, kendi aralarında ortak bir dil kullanarak. kendisi neyden bahsedecektir? karşı komşu saime teyzenin, almanya'dan gelen kızının yaptığı doğumdan mı?

    elbette çalışmak veya çalışmamak tercih sebebi bir kadın için. istediği şıkkı seçebilir. kendisini çocuklarına adamak isteyebilir, yuvanın dağılmasını önlemek için, "evin direği" görevini üstlenebilir. çocuklarının ve kocasının, eve geldiklerinde sıcak bir yemek bulması fikri, onun için her şeyden önemli de olabilir, takdir edilesidir.

    madalyonun öteki yüzünü çevirdiğimizde, aileleri tarafından okutulmadığı için, veya okutulduğu halde zorla evlendirildiği için, çaresizce evde kısır günü yapan, kocası tarafından aldatıldığında, eğer miras gibi bir şansı yoksa, seçimini yapıp, çekip gidemeyen kadınları görüyoruz. "ah ailem okutsaydı... bir üniversite bitirebilseydim de ekmeğimi kazansaydım... ele güne muhtaç olmasaydım... annemin babamın sırtına tekrar yük olmasaydım..." diyorlardır. hiçbir seçim bütünüyle bizlere ait değil.
    (tatalu, 07.01.2008 12:41 ~ 23.12.2008 11:06)
  7. (baharda geldim, 07.01.2008 12:49)
  8. kendisini tercih edecek olan erkek evlatlarının kalifiye oluşunu garantilemek adına yapılan altyapı çalışmalarından bir tanesidir.
    (pudra, 07.01.2008 14:04)
  9. - merhaba üniversiteyi bitirdikten sonra çalışmayan kız
    - silam
    - niye böyle bir karar aldın sorabilir miyim?
    - önemli olan yarışmaktı. kndmi denedm sadece, bitrebilck miym die (((:
    - oha ne şirinsin
    - (:(:(:(:
    (azureel, 07.01.2008 16:17)
  10. +kızımız üniversite mezunu
    -bizim oğlumuz ortaokul terk ama güzel para kazanıyor. minibüsü var.
    +kızım sen ne diyorsun?
    -evlenmek istemiyorum baba.
    -kızımız evlenmek istemiyor. nasip kısmet bu işler.

    aradan üç ay geçer....

    -kızımız üniversite mezunu.
    +oğlumuz atom mühendisi. kpss ye girdi bakalım.
    -o zaman verdim gitti.
    (kremberiz, 07.01.2008 16:39)
  11. torpil bulamamıştır, dış görünüşü yeterince "prezentıbl" değildir. türkiye'de yaşıyordur. yarısından fazlası mühendislik okumuştur ve aslında kafası çalışıyordur. iş teşebbüslerinde bir takım insanlar tarafından yıldırım hızıyla yıldırılmıştır. kapitalist ekonominin hüküm sürdüğü ve liberalizmin suyunun çıktığı (bilin bakalım neresi??) bir ülkede yaşamaktadır. öyle bir ülkede orman kanunları gibi işe giriş mücadelesi vermesi ve kişiliğinden tamamen feragat edip sistemin oyuncağı olması gerektiğinden bunu becerememiştir. sosyal yapıya değinmiyorum.

    üstüne bir de sevmiştir.
    (hell guardian, 07.01.2008 16:47 ~ 16:49)
  12. iş hayatının tadına bakıp beğenmemiş, en güzelini yapmış kızdır derim.
    (bkz: yürü be kim tutar)
    (ven, 07.01.2008 17:15)
  13. altın bileziğini takmayan kız. hem altın bilezik olurda takılmaz mı hiç?
    (casillasmania, 07.01.2008 17:31)
  14. acaba neden okudu ben olsam yerinde hiç kasmazdım diye düşündüren kız modeli...
    (deathsqeeze, 07.01.2008 17:53)
  15. devletin bedava üniversite eğitimi vermesini savunanlara kapak olması gereken kızdır. onlar hepimizin paralarıyla kendilerine genel kültür edinirler, ve sonra da zengin kocaları için çocuk doğurur alışveriş yaparlar. biz onları yaşatmak için varız, başka neyiz ki biz? ya da dışarıda kalan, sanskritçe okumak zorunda kalan binler milyonlar.
    (earendill, 07.01.2008 18:01)
  16. üniversite ne içindir?
    a-iş bulabilmek için
    b-bilgi kültür sahibi olmak için
    c-çocuklarıma iyi bir anne olabilmek için
    ç- diplomamı birilerinin gözüne sokabilmek için
    d- koca arıyorum
    e- ben türkiye'nin geleceğiyim
    f- ben öylesine biriyim.
    e-hepsi
    g-bazıları
    ğ-hiç

    üniversite. bu kelimenin içi boşaltıldı be. herkes üniversite iyi bir iş bulmak yani iyi bir hayata sahip olmak için okuyor gibi. yaptığı iş okuduğu bölümle uzaktan yakın arkadaş diplomam var diye geçiniyor mesela. anlayabiliyorum da. ne yani ben de öyleyim. keşke üniversiye entel dantel olmaya gidiyom ben diyebilseydim.

    1960lar amerikasında feministler atağa kalkmışken bir kadın dikkatimi çekiyor; phyllis schlafly, muhafazakar bir antifeminist. aklım almıyor, bir kadin nasıl elinde antifeminen pankartlarla makinelere poz verir.. sonra okudukça anlamaya başlıyorum. schlafly kadının evde kalıp çocuğu (geleceği) yetiştirmesinden yana, bunun için eğitimin şart olduğnunda farkında. peki ben bunun nesini anlıyorum?
    evet, annem benim için işini filan bırakmadı. her gün kreş denen o ucube yerlerde ağlaya ağlaya anam gelsin de beni kurtarsın diye bekleye bekleye geçti günlerim. annem gelse bile benimle ilgilenemeyecek kadar yorgun oluyordu. kötü birşeydi bu. ben de şayet birgün çocuk filan evlat edinirsem kendim büyütmeye karar verdim. ama çalışmayan kızımız,ben, sen o, sonuçta bir yerlere bir şekilde bağlı- babası olsun, kocası olsun, milli piyango olsun. böyle işte. ha, bağlı olmasa bile çalışmak bir yaşam tarzıdır ve insanlar yaşam tarzlarını seçebilirler.

    edit: düşündüm, bazıları seçemeyedebilirler. ama seçebilenler istediklerini seçebilirler.
    (efendisiz köle, 09.01.2008 04:18 ~ 04:23)
  17. üniversiteyi iş bulmak için okumayan kızdır.örneğin ben kendim için okuyorum üniversiteyi.
    üniversitenin insana kazandırdığı en büyük şey bakış açısı olsa gerek. farklı insanlar, o yaşına kadar duymadığın görmediğin ve üniversite havası koklamasan belki de hiç duymayıp görmeyeceğin şeylerle bezeli değişk bir habitat. çok rahat ve bir o kadar da gergin insan ilişkilerinde dengeyi bulma yetisi kazanmaya çalışmak. bağımsız yaşamı tatmak (veya tatmaya başlamak). otokontrol sahibi olmaya çalışmak. bunların hepsi üniversite hayatının insana birkaç yıl içerisinde öğretiverdiği şeylerin sadece küçük bir kısmı. (derslerden hiçbişey çakmadığımızı, o kısımdan kazanç gelmediğini farzettim).
    mezun olduktan sonrasını çok da umursamıyorum açıkçası. belki hayat bana kıyak geçer piyango filan kazanırım çalışmama gerek kalmaz keyfim ve kahyasıyla birlilte devr-i alem yaparım, belki gerçekten maddi yetersizlikler sebebiyle çalışmak zorunda kalırım, belki çalışmak zorunda olmasam da çalışmak istediğim için çalışırım, belki çocuk doğurur ev hanımlığı müessesiyle haşır neşir olurum vs vs..
    bu seçeneklerin herbiri ve daha fazlası benim için mümkün, hiçbiri zorunluluk ve değil ve olay tamamen benim seçimimle alakalı. bu geniş seçenek skalasını ve belki de bu "yaparım ederim"ci ahkam kesen tavrı bana kazandıran şey üniversite öğrenimi görüyor olmam muhtemelen.
    ve herşeyden önemlisi üniversiteyi bitirdikten sonra çalışmayan kız, bilinçli ve bilgili bir anne olup şahane çocuk yetiştiren kız olabilir misal, çocuklar geleceğimizdir filan..
    (kabelebeyse, 23.12.2008 03:03)
  18. akademik bir hedefi olmamasına rağmen vakit geçirmek için haybeye yüksek lisans, doktora yapan kız türüdür. lisansın akabinde allah ne verdiyse hepsini yalayıp yuttuktan sonra "e daha yok mu" der gibisinden mal mal etrafa bakınırken, bi de ne görsün biri çocuğu koyuvermiş. 10 metrekare yarıçaplı alan dahilinde bile kimseye kimseye yararı dokunmamış ve dokunmayacak olan bu hanımkızımız, vatana kendi gibi mal evlatlar yetiştirme yolunu seçmiş bulunmuştur.
    (kubelik, 23.12.2008 05:54 ~ 07:40)
  19. en kötü ihtimalde zengindir veya iş bulamıyordur.
    belki de filozof olmuş ve dünyanın, çalışmanın gereksizliğine inanmıştır.
    (apollonia, 23.12.2008 06:31)
  20. karnından sıpa sırtından sopa eksik edilmeyesidir. bu da böyle bir bakış açısı.
    (togisama, 23.12.2008 06:33)
  21. hedefe koşan kızdır. durdurulamaz. bu kız 3. sınıfta koca aramaya başlar, 4. sınıfta bulur. ikinci dönem nişan, mezuniyetten sonra nikah. allah mesut etsin..


    (bkz: geri zekalı)
    (kuduz kedi, 23.12.2008 06:50 ~ 06:52)
  22. günümüz ekonomik şartlarını da göz önüne alırsak büyük bir ihtimalle doğru erkeği seçen kızdır.

    (bkz: zengin koca)
    (haarp131, 23.12.2008 08:05 ~ 09:01)
  23. üniversite sadece güzide ülkemizde bir ekmek kapısı olarak nitelendirilmektedir. yazılan yazıları da okudukça sanki sosyoloji adına güzel bir araştırma olmuş. yabancı ülkelerde üniversiteye, entelektüel kapasite arttırma, hayat görüşü edinme vs. gibi amaçlarla gidilir, direk meslek için üniversite okuyan adam azdır. zaten her türlü koşulda lise mezunu adam iş bulmaktadır. ama ülkemizde durum böyle olmadığı için, üniversite okuyup da çalışmayan kız, sanki başkasının hakkını yemiş gibi, " ulan onun yerine x erkek olsa ev geçindirirdi, şu kaşarın yaptığına bak.." gibi yorumlara sebebiyet vermektedir. çalışmak ve üniversite iki ayrı durumdur, zaten iş yaşamında spesifik bir iş yapmayan milyonlardan iseniz misal: avukat, dr vs. değilseniz sonunuz aynıdır, ya elinize çanta kapıp, abi şöle şöle ürünler var, ya da excel mühendisliği yapacaksınızdır. işe başlayınca insana daha komik geliyor, lan o kadar okuduk, yok muhasebe yok talep yok eğri, yok dif denk..oturduk makine başına, bütün gün excel word ve yazıcı üçleminde takılıyoruz..evet arkadaşlar bunları yapmak için üniversite okumaya lüzum yoktur, ama iş için talep çok olduğu için, yüksek lisans, iki dil bilen biri de olsanız ofiste yapacağınız iş, lise mezunu adamla aynıdır, acı ama gerçektir..üniversite okumak sadece rakiplerinizden daha önce tercih edilmek için yapılan lüzumsuz bir aktivitedir iş yaşamında. o yüzden üniversite bitirip çalışmayan kızı bu kadar da yargılamamak gerekir, kendi klitorisi bilir.
    (kabus, 23.12.2008 08:27)
  24. kariyer.net senin yenibiris.com benim fellik fellik iş arayan, oraya buraya cv yollayan, ilanlara başvuran ancak dünyayı etkisi altına almış olan şu nalet kriz yüzünden şirketlerden "üzgünüz, başvurunuza olumlu yanıt veremiyoruz" mesajı dışında pek bir haber alamayan kızdır.
    (attila the hun, 23.12.2008 10:06 ~ 10:14)
  25. üniversiteyi bitirdikten sonra çalışmayan kızlar üçe ayrılır. kendi isteğiyle çalışmayan kızlar , koca - aile baskısı yüzünden çalıştırılmayan kızlar , iş olmadığından çalışmayan kızlar.

    kendi isteğiyle çalışmayan kızlar ; üniversite bittiğinde hayal ettikleri izdivacı yapmış , aileden varlıklı , kocalarının iyi bir geliri olan kızlardır. evleri kira değildir. evliliklerinin başlangıcında orta sınıf bir binek arabaları vardır. bu kızlar , evliliklerinin ilk yıllarında çalışsalar bile sonradan akılların başlarına dank eder. '' çalışıp yıpranacağıma evde oturur genç ve güzel kalırım , 10 yıl sonrada kocayı kaptırmamış olurum '' derler. sonra çocuk yapmaya karar verirler ve kocalarını da ikna ederler. ikna edilmelerine gerek olmayan kocalar da vardır tabi. çocuk yapana kadar biraz sıkılan bu üniversiteyi bitirdikten sonra çalışmayan iyi eğitimli kızlar , çocuk yaptıktan sonra da sosyal hayattan koptuklarından olsa gerek , daha beter sıkılırlar. asabi olurlar. bu kızlar çocuklar biraz büyüdükten sonra kendilerini çeşitli faaliyetlere verirler. resim , çanak çömlek yapımı , bir enstrüman yapmak , spor salonuna üye olup en az bir spor dalıyla amatörce , pilates denen meretle topla bütünleşinceye kadar ilgilenmek bu kızların olmazsa olmazıdır. fettan olanlar ve kocadan umudu kesmiş olanları dansa merak salar.

    ikinci sınıfta yer alanların sosyo ekonomik yapısı biraz daha farklıdır. okumuşlardır ama varoşlarda yaşarlar. çalışma hayalleri baba - abi - koca şeytan üçgeninde son bulur. orta sınıftırlar. geçim sıkıntısı çekerler. evleri kiradır. birinci gruba göre daha zor hayat şartlarında yaşayıp semt pazarlarından alışveriş ederler. çocuk yapıp kilo alırlar. çocuklar biraz sümüklü ve pis olur.
    evde sık sık kavga olur. koca dayağı vakayı adiyedendir.boyun devrilsin herifsıkça duyulan laflardandır.
    bu kadınlar kocalarının sevgisizliğinden dolayı ne bulurlarsa yerler. zaten orta asyadan at sırtında göçmüş türklerin '' nereye gidersek gidelim illa bir vasıtayla gidelim '' geni sayesinde gittikçe şişen bu üniversiteyi bitirdikten sonra çalışmayan kadın hayata küsebilir ve gittikçe yaklaşmakta olan menopoz , tercihli yolda seyreden metrobüs süratiyle gelir.
    sonra biraz bitleri kanlandığında iyi kötü birer yazlık ev alır yaz kış oraya giderler. kadınların kocalarını aldatmaları az görünür ama kocalar fırsatını buldu mu kaçırmaz bu sınıfta da.

    üçüncü grup ise iş olmadığından çalışmayan kızlardır. bunlar ne iş yapıyorsunuz röportaj sorusuna '' ev kızıyım '' diye cevap vermek zorunda kalan en az yirmi iki yaşında bahtsız cinsi latiflerdir. eğer orta hallilerse evde otura otura bir süre sonra balatayı sıyırırlar. bunlar evde kalmaya namzet kızlardır ki hepimizin mahallesinde birer tane delibilmemneabla vardır.
    yok eğer biraz cevval ve biraz isyankar bir ruha sahiplerse , düşe kalka iyi bir hayat kurarlar kendilerine.
    (albertkamuvicdanı, 23.12.2008 10:36 ~ 10:40)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil