x üniversitesine gitmek için tüm kıytırık bölümlerini yazma gibi bir düşünceye kapılmayın..üniversitenin adı ile 4 yıl artı uzattığınız seneler boyunca hava atabilirsiniz ama meslek ile ömür boyu.
çok pis counter strike oynarım bilgisayar mühendisliği yazmam gerekir benim demeyin,acı acı girer projeler sonra
ayrıca ortama akacam derdim kızlar yemişim bölümünü çapkınım hovardayım derseniz mühendislik yazmayın yazık etmeyin.
bir de başladığınız yerin bitireceğiniz yer olacağını düşünmeyin mühendislik okuyup alakasız bir işte çalışan adam göreceksiniz.
ne olursa olsun içinizden geleni, istediğiniz şeyi yazın çok parlak bir bölüm olmayabilir ama ileride pisman olmaktan, hoşlanmadıgınız bir işi yapmaktan iyidir.
1. eğer dırdır edicek bir aileniz yoksa ve düşük puanlıysanız, seneyi bekleyin. ha aile dırdır potansiyelli ise, düşük puan alın farketmez, benim gibi (evet reklam) yatay geçiş yapabilirsiniz istediğiniz bölüme.
2. denizi olan bir memlekette büyümüşseniz, denizsiz bir şehirde okumak sizi zorlayabilir.
3. ismi olan bir okula gitmeniz şiddetle tavsiye edilir.
4. istanbuldaki üniversiteler, her zaman "en iyi" değildir.
5. üniversiteleri mutlaka gezin.
6. idealizmi ya da sosyalizmi bir yana bırakın, dünya kapitalist - siz de gelecekte çok para kazanabileceğiniz bir bölüme gidin.
7. okulda hazırlık varsa mutlaka devam edin hazırlığa. zira yeni çevrenize adaptasyon sırasında mat 1 fiz 1 ya da temel dersler alıyor olmaz, yes no dan ingilizceye başlarsınız. kebap olur.
sınava girdiğiniz sene en popüler meslek neyse sakın onu tercih etmeyin, 4 yıl sonrasını düşünün, üniversiteleri kesinlikle görün ya da sorun, ekonomi, işletme tarzı yerleri yazacaksanız kesinlikle istanbuldan yazın.
edit: geçen sene ben bunu millet yazmasın,ben yazayım,ben kazanayım diye yapmışım galiba.çakala bak amuğa goyim.gerçi diş seçtim ama olsun.böyle kalsın bu.öss hatırası.
gençlik ateşine kapılıp saçma sapan tercihler yapmayın. ileride yapabileceklerinizi, yaşamınız üzerine birçok ayrıntıyı düşünün ve öyle karar verin... şu sistem için, tercih yaparken, puanınızdan 20 puan yukarınızdaki okulları da yazın 20 puan düşük okulları da. bütün tercihlerinizi doldurun, sakata gelmeyin.
özellikle, puana göre değil ilgi alanına göre tercih yapılması gerektiğini üstüne basa basa söylemek gereken tavsiyelerdir...
öyle ki, matematik ve fiziğe karşı ilgili ve normalin üstünde başarılı olan biriyseniz ve aldığınız puan bir üniversitenin kimya mühendisliğine başka bir üniversitenin de makina mühendisliğine yetiyorsa, puanı ve üniversite karizması daha yüksek diye kimya mühendisliği seçmemek gerekir. çünkü kimya adamı zorlar, özellikle de zorla yapılıyorsa. makinada ise iyi bir matematik ve fizik her zaman bir adım önde ve rahat olmayı sağlar...
diğer yandan, daha kendi hayatında çok umursamaz ve sabırsız biri iseniz kesinlikle tıp, diş hekimliği, fizik tedavi ve rahabilitasyon gibi insanlarla içiçe olmanın yanında dikkat ve fedakarlık isteyen bölümler seçmeyiniz. hem okul, hem de okuldan sonraki yaşam burnunuzdan gelebilir...
bir diğer örnek de şöyledir ki, kişi sürekli tıp istemiştir, eğer aldığı puan da istemeyeceği yerlerde tıp okumasını gerektiriyorsa ilk olarak diş hekimliği bölümlerine bakılmalıdır. bakıldı ki, diş hekimliği için de istenmeyen yerler varsa büyük bir hata yapılarak tıpla içiçe diye eczacılık seçilmemelidir. çünkü eczacılığın tıptan çok kimya ile alakası vardır, tıbbın gerektirdiği ihtiyaçları kimyasal yollarla karşılamaktır eczacılık...
bazı özel durumlara da dikkat etmek gerekir, bazı küçük şehirlerdeki üniversiteler özellikle tıp eğitimlerini yeterli imkanlara sahip olmadıkları için büyük şehirlerdeki okullarda vermektedir...
bunun yanında da en önemli şeylerden biri de araştırmaları iyi yapmaktır. araştırmadan kasıt okulun eğitim kalitesinden ziyade yurt imkanları, yemek imkanları ve benzeri şeyler olmalıdır. aksi takdirde okulun açılmasına 5 gün kala daha kalacak yeri belli olmadan ortalıkta kalınabilir...
son olarak, yazıya dökülebilecek kadar net ortada görünen bu kadar durum arasında yapılabilecek en güzel şeylerden biri de -sadece bilgi vermeyi amaçlayan bu giri dahil- her duyulandan sonra heyecanlanmadan sakin olmaya çalışıp doğru kararı vermektir...
tercihinizi sadece puanınıza göre değil, geçen sene en az puan ile giren öğrencinin türkiye derecesine göre yapın. örneğin, x üniversitesinin y bölümünün taban puanı 360. en son girenin derecesi de 1500. senin puanın 363 ama derecen 2500. bu durumda o bölüme girmen biraz zor olabilir. benim puanım iyi istediğim yere girerim demeyin.
tercihinizi yaparken öğretmenlerinizden yardım alın ama onların sizi yönlendirmelerine izin vermeyin. sonuçta bu sizin geleceğiniz.
illa ki türkiye'de okumak zorunda değilsiniz, bunu hatırlayın.
ana kuzusu değilseniz, üniversite eğitiminin bedava olduğu pek çok ülke var (mesela bir tanesi almanya) . o ülkelerde üniversite okumanın yollarını da araştırın, hat trick yapın.
tercih etmek istediğiniz bölümle alakalı olarak tercih klavuzundaki her şeyi okuyun,her bilgiyi dikkate alın. bilmediğiniz, anlamadığınız bir terim ya da bilgiyle karşılaşırsanız "aman canım üniversite işte, en fazla nesi farklı olabilir ki?" demeyin. tercih formuna kodlamak üzere olduğunuz bölümle alakalı olarak klavuzda aktif eğitim, aktif öğretim gibi tanımlayıcı bir ibareye rastlarsanız sakın ama sakın o bölümü yazmayın!!!