(bkz:
şahmeran baltacıoğlu)
(80 yıllık yaşayan efsane)
(venom, 09.10.2006 20:10)
yer mku veterinerlik fakültesi, erkekler bir bayan öğrenciye şaka yapmak isterler. 1. sınıftaki dandik lab derslerinden birinde tükürük incelenecektir.hoca herkesten kendi tükürüğünü incelemesini ister. o sırada ara verilir derse. hoca, gelince başlarız incelemeye der. kız da tükürür lam'ın üzerine ve dışarı çıkar.erkekler de lam'ı alırlar tükürüğün üzerine sperm koyarlar çok az miktarda. derken ders yeniden başlar. hoca, eğer hareketli bişeyler görürseniz hastasınız demektir der öğrencilere. kız mikroskopa bakar ve heyecanla hocaya doğru bakar. yüksek sesle hocaaaaam ben galiba hastayıııımm bakın oynuyoooo der... hoca gelir bakar ve kıza o bomba cevabı verir:
-kızım sen hasta değilsin sadece işin bittikten sonra ağzını çalkalamamışsın.
(hanzo, 25.02.2007 16:47)
hoca büyük bir anfide ders anlatmaktadır, tebeşiri biter. arkada uyuyan öğrencilerden birine "oğlum koş yan anfiden tebeşir al gel" der. çocuk isteksiz isteksiz kalkar, arka kapıdan çıkar ön kapıdan girer.
_hocam tebeşirimiz bitti, fazla varsa alabilirmiyim.
+bizim de bitti oğlum ben de öğrenciyi şimdi gönderdim.
(daha bitmedi)
çocuk arka kapıdan tekrar girer.
_hocam yan anfide de bitmiş.
+tamam oğlum, bugün burda bırakalım öyleyse.
(leplebi, 19.08.2007 23:19 ~ 23:22)
"hoca ilk 15 dakika gelmezse ders patlar." külliyen yalandır.
hocanın biri sınavın bitimine yakın gayet ciddi bir ses tonuyla
-arkadaşlar sınav 3 dk sonra bittiğinde herkes gelip kağıtları masanın üzerine bırakacak. bu süre sonunda hala getirmeyen olursa, kabul etmeyeceğim.
der. bu tehdit işe yarar ve 3-4 dk sonra herkes kağıdını masanın üzerine bırakmıştır. yalnız bir tanesi hala birşeyler yazmaktadır ve hocaya
-hocam bi saniye
der. hoca dinlemez ve basar gider odasına.
arkasından hocanın odasına gelen kardeşimiz
-hocam sınav kağıdını getirdim
deyince hoca köpürür, kızar, bağırır.
-ben kabul etmem demedim mi!.... vs
diyerekten öğrenciyi geri çevirmeye çalışır.
öğrenci ciddileşir ve tehdit eden bir ses tonuyla
-siz benim kim olduğumu biliyor musunuz?
diye sorar. hoca da biraz bozulup
-hayır
der. öğrenci de bunun üzerine gülümser ve sınav kağıdını hocanın masasının üzerinde bulunan diğer onlarca sınav kağıdının arasında biryere koyar, karıştır ve basar gider.
ve bu şekilde hoca tanımadığı öğrencinin kağıdını ayıramadığı için hocanın diklenmesi boşa gitmiştir.
efsanedir, ne dese yeridir
hoca sınıfa girdiği halde sınıfın uğultusu bir türlü dinmiyormuş. iyi niyetli bir adam olduğundan, sınıf adamı takmamış. hoca bir süre ayakta bekledikten sonra, tahtanın başına geçip hızla yazmaya başlamış. tahtaya kocaman bir 1 rakamı çizmiş. "bakın" demiş. "bu, kişiliktir. hayatta sahip olabileceğiniz en değerli şey." sonra 1'in yanına bir 0 koymuş: "bu, başarıdır. başarılı bir kişilik 1'i 10 yapar". bir 0 daha koymuş. "bu, tecrübedir. 10 iken 100 olursunuz". sıfırları böyle uzatmış: yetenek, disiplin, sevgi... eklenen her yeni 0'ın kişiliği 10 kat zenginleştirdiğini söylemiş. en sonunda eline silgiyi alıp en baştaki 1'i silmiş. geriye bir sürü sıfır kalmış. hoca sert bir ifadeyle: "kişiliğiniz yoksa, öbürleri hiçtir" diye bağırdığında sınıfta çıt çıkmıyormuş.
mekan dokuz eylül üniversitesi tınaztepe kampüsü ise her kış
olm gece buraya kurtlar iniyomuş şeklinde olan efsanedir. 4 yıl okuduk en fazla
keçi görebildik.