bu arkadaşların kimisi her gece "ya baba hadi taksime gidelim, bronx'ta yeşil tişörtlü vokal varmış çılgınca eğlenelim" falan diye kafa siker, organizasyonlar falan yapmaya çalışır, partilere akarlar falan.
öss'nin bitmesiyle birlikte rahatlayan ve bu rahatlığın verdiği gazla üniversiteyi anaokulu sanan tiplerdir. bazılarının aralarında "abiii öss'yi kazandık ya artık sırtımız yere gelmez, üniversite çok kolaymış" dedikleri görülmüştür.
birinci sınıf olmayan üniversite öğrencileri tarafından sanki kendileri hiç birinci sınıf olmamış da birinci sınıfı atlamadan geçmiş gibi küçümsenen üniversite öğrencilerdir.
not:hayır,birinci sınıf değilim,aksine son sınıftayım.
sorunu genelde üniversiteye alışmaktan çok istanbul'a alışmak olan öğrencilerdir. zira öğrencilerin nerdeyse 2/3 ü istanbul dışındandır, bu insanlar istanbul'un iki yüzlü ve karışık, farklı yapısına alışamazlar bi süre. ya insanlarla gereksiz samimi olurlar, ya da çok uzak dururlar. istanbullular biraz daha şanslıdır, çünkü zaten okul çıkışı taksimde içmiş, hangi insanla ne kadar samimi olması gerektiğini öğrenmiş insanlardır genelde.
birinci sınıf olmayan üniversite öğrencileri tarafından geriye dönük özeleştiri yapmak suretiyle küçümsenen üniversite öğrencilerdir. tabii ki herkes üniversite birinci sınıf öğrencisi olmuştur ve herkes aynı duyguları hissetmiştir.
abi şu sınıf nerede, kantin nerede, tuvalet nerede diyen öğrencilerdir. eğer karşınıza alıp iki dakika muhabbet ederseniz muhabbet dönüp dolaşıp eğer erkekse"abi peki kız durumları nasıl, var mı?"ya gelecektir.
canım cicim aylarının kıymetini bilmeyen, fizik şöyle zor, matematik geçilir mi be abi, diyerekten ortada dolanan geleceğin onlara ne getireceğinden* habersiz ortalıkta dolaşan öğrenciler
sonuçta ne olursa olsun ilk iki dönem notlarının sağlam olması gereken öğrencilerdir (direkt konuya notlardan daldım ama neyse artık devam edelim)..nitekim yıllar geçtikçe notlarda bir düşüş olacak, asıl itü'nün nasıl bir yer olduğu anlaşılacak, bölüm içi kaynaşmalar artması ile çekişmelerin arttığı izlemlenilecek, ama yine düşüşe engel olunamayacak, başta yapılan yüksek gpa'lardan yenilecek..her konuda itü'de hayat hakkında daha samimi olunacak..derslerden öte birşeylerin farkına varılacak..
sonlara yaklaştıkça ise bu artık büyümüş "üniversite birinci sınıf öğrencilerinin" az bir kısmı belki de okulun bitmesi istemeyecek..
üst sınıfların kafalaması sonucunda tuvaletlerini eve kadar tutma durumunda kalan insanlardır.bunun yanısıra açlık susuzluk ta bu kişiler tarafından göze alınmalıdır.
sokaklarda, sağda solda gördüğü sıradan insanlardan bol miktardaki örnekle üniversite'de de karşılaşınca şoke olan, yok abi be, fezaya da çıksak biz adam olmayız diye hayal kırıklıklarının soğuk sularında yüzmekte olan öğrencilerdir. kız tavlama hayalleri de çoktan buz tutmuştur zaten.
üniversiteli olduk,liseden mezunuz,büyüdük biz edalarında gezerler bunlar.bi kaç dersten çakıp okulunuz uzayınca görürüm ben sizi dediğim öğrencimsi şeyler.
üniversiteyi acayip özgür,felicity tadında bir ortam sanan ama ilk günlerin ardından hayalkırıklığına uğrayan öğrenciler.üniversiteden beklentileri aşk,meşk,grup seks ,alkol komaları vb.
üniversitedeki hocalarının her birinin adını ekşisözlüğe yazıp, altlarında entry görünce inatla dumur olmaya devam eden öğrenci grubu. evet, ben de onlardan birisiyim.