belki ilginizi çeker
  1. · üniversite birinci sınıf öğrencileri
  2. · üniversite sonrasındaki hayat
  3. · yeni eve çıkma seansları
  4. · lise ve üniversite arasındaki farklar
  5. · recep tayyip erdoğan a alternatif meslek önerileri
  6. · afişlerde üniversite öğrencisi silüeti
  7. · türban serbest olursa başına iç çamaşırı giycekler
  8. · yabancı grup isimlerinin türkçeleri
  9. · üniversiteyi kazanan arkadaşın değişmesi
  10. · özel olmadığını anlamak
gündem
  1. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  2. · bir kadının bilmesi gerekenler
  3. · itü yazarlarının evlenmek istedikleri ünlüler
  4. · prison brake
  5. · the twilight saga new moon
  6. · 2012
  7. · disko kralı
  8. · yunus
  9. · ahmet çakar

üniversite öğrencisi  

 sayfa  / 2
  1. sen, ben, o, biz, siz, onlar. etraf üniversite öğrencisi dolu. hayatlarını kurtarmaya çalışıyorlar. tek amaçları daha yaşanılası bir hayat. acaba yapabilirmiyim. olurmu ki bilmem ama. ihtiyacımız var onlara. hem onlar olmasa bu hayat çekilmezdi. toplumun elit tabakası kendileri.
    (tribal, 27.10.2005 13:12)
  2. üniversite sonrasını kestiremeyen,n'olucam ben okul bitince ya diyen,oradan buradan burs alma ihtimali olan,makarna sevici,tüm parasını fotokopiye yatıran,vizesiyle finaliyle ödeviyle gerilip yorgun ve genelde uykusuz kalan insan modeli.
    (böcek, 27.10.2005 14:09)
  3. üniversite sonrasındaki hayatında kendini belirsizliğin ve iş bulma sıkıntısın içinde bulacak kişi.
    (trouble everyday, 27.10.2005 14:30 ~ 14:30)
  4. okurken ev bulmakta sıkıntı çeken topluluk.yeni eve çıkma seanslarında "illâ kız ya da erkek arkadaşımızı karım ya da kocam diye mi göstermeliyim?" sorusu zihinlerinde yer alır.
    (stone cold, 20.12.2005 14:50)
  5. aslında teoride olmama rağmen pratikte hala lise kafalı düşünce tarzımla olamadığım şey.özelikle yeni bir şehir,yeni kurallar,yeni arkadaşlar,vazgeçilemeyen uzaktaki sevgili ve yepyeni bir yaşam en belirgin özellikleri arasında bulunur genelde.
    (aeyque, 20.12.2005 16:51)
  6. yurtta mı kalmalı yoksa evde mi,evde kalınacaksa ev arkadaşı kim olmalı,abi sende x notları var mı,bana da bir çay alır mısın,o bursun sonuçları açıklandı mı,akbil çıkartmak için nereye gidiyoruz,a yere gitmek için hangi otobüse binmek lazım,bizim anfideki hede hüdü kızın/erkeğin adı ne,sevgilisi var mı,konferans varmış girsek mi,öğrenci işleri kaçta açılıyor,vizeler/finaller/bütler ne zaman başlıyor gibi bitmek tükenmek bilmeyen sorularla okumaya çalışan kişi.
    (subuo, 20.12.2005 19:40)
  7. şehir değiştirmeyenler için lise yaşantısının devamı şeklinde olan üniversite hayatında yeni sahip olduğu bu ünvanla farklılıklar arayan insandır.
    (nasy, 20.12.2005 19:44)
  8. bir ülkenin en önemli nüfus bölümü. tahminimce bir ülkenin üniversite öğrencilerini yok etmek, o ülkeye vurulabilecek en büyük darbedir.
    (twinkle, 08.01.2006 01:37)
  9. ''üniversiteye giricem ben,öss var,çalışmalıyım,etmeliyim'' diye beyni yenen eski yarış atı. öss stresi ile 40 kere bi gireyim üniversiteye hiç çalışmıcam şerefsizim diyenlerin bir kısmının bu sözlerini gerçekleştirdiği ve bunun sonunda da sürüne sürüne sınıf geçtikleri görülmüştür*. bunlarının çoğu öss zamanı ''idealistim ben idealist'' diye bik bik öterken üniversitede pıss diye sönebilir. bu yüzden'' okuldan sonra napıcam ben,napmak istiyorum ben'' sorularının cevaplarını bulamaz. üniversite sonrası hayatı geçtim, artık yaz geldiğinde ne yapacağını şaşıran insandır. hele uzuuun süre yatıp kendini geliştirmek için hiçbişey yapmadıysa günün birinde uyanır bakar okulun bitmesine az kalmış ama elde var sıfır. cv delisi öğrenci tayfasını gördükçe de bi garip olur. cv'si dolsun diye o kıytırık staj senin bu sertifika benim diye koşanların yanında gittikçe ezilir. bi garip olur. ben de staj mı yapsam, yurt dışı için mi kassam, yoksa yine yatsam mı der de dediğiyle kalır. hani benim ideallerim der,canlandırmaya çalışır bi kaç defa ama olmaz. bakar hiçbişey yapmak istemiyor, işte o an yine depresyonun yolları taştan ...
    (böcek, 14.03.2006 00:11 ~ 00:15)
  10. (wondrous, 14.03.2006 23:47)
  11. dengesiz beslenme uzmanıdır...
    (libertar, 01.06.2006 14:12)
  12. nedense ara sıra kendilerini sınıflandırmaya çalışırlar, şöyle ki:
    vakıf(özel) üniversiteli vs. devlet üniversiteli
    burslu vs. paralı
    çancı vs. f'ci
    fen liseli vs. normal liseli
    clubber vs. rocker
    sağcı vs. solcu
    abazan vs. diğerleri
    a şehri vs. b şehri
    a üniversitesi vs. b üniversitesi
    x bölümü vs. y bölümü

    *
    (tilburgdaki erasmus ogrencisi, 01.06.2006 15:09)
  13. yumurtanın bütün versiyonlarını bilir,
    makarnanın yanında birası balığın yanında rakı gibidir,
    dolmuş yerine yürümeyi tercih eder,sporcudur,tasarrufludur
    ve iyi bir işletmecidir,
    odası her daim misafire açıktır,
    günün her saatini verimli kullanır,az uyur çok çalışır,
    batağın,kingin kitabını baştan yazar,
    o bir üniversite öğrencisidir...
    (mustang, 31.01.2007 00:38 ~ 14:24)
  14. kafasının bir yerinde sinek vızıltısı gibi dolaşan "vize final ödev teslim" kelimelerine aldırmamaya çalışarak, gençlik yıllarının en güzel anılarını depolamaya çalışan;
    üşengeç olmak için her şeyi yapmaya çalışsa da, buna izin vermeyenlere lanet okumanın kitabını yazmış;
    en yaratıcı mutfak hikayelerine sahip;
    ay başlarında, bursu yattığında, harçlığını aldığında, çalışıyorsa maaşı yattığında cebindeki parayı nereye harcayacağını düşünürken, ay sonu geldiğinde simit-peynire bile lüks gözüyle bakan;
    sevgiliye yavaş yavaş "evlenilecek kadın/erkek" gözüyle bakmaya başlayan;
    doğaçlama çıkan ev partilerinin sonunda "abi biz ders çalışacaktık yaaaa!" dedikten sonra "yemişim sınavını vur dibine" ile devam edip "aman sabahlar olmasın" ile bitiren;
    sınava çalışma süresini kısaltma rekoru kıran;
    "bugünün işini yarına bırakma" atasözünü teslimden/sınavdan bir gece önce hatırlayıp kafasını vuracak duvar ararken, kendini bilgisayar başında "battı balık yan gider" nidalarıyla oyun oynarken/muhabbet ederken bulan;
    her akademik dönemin başında "bu dönem farklı olacak, bütün dersleri vereceğim, en düşük not bb olacak" gazıyla başlayıp, dönem sonuna gelindiğinde "umduğunu değil bulduğunu yiyen" ;
    kantinin sadece yemek alınan bir yer olmadığının farkına daha ilk günden varan;
    yurtta kalıyorsa hayatının sonuna kadar yanında olacak arkadaşlıklar edinme fırsatı yakalayan;
    arada sırada da olsa "yahu bi yerlere girip çalışsam mı acaba?" sorusuna kendini kaptıran, bunun için uğraşan, ama sonunda okul ağı bastığı için vaz geçen;
    vaz geçmeyenlerinin de torunlarına "hem okudum hem çalıştım" hikayelerini anlattığı;
    staj nedir bilen, hatta çok iyi bilen;
    naylon stajı ondan daha da iyi bilen;
    dünyanın neresine giderseniz gidin gözünden anlayacağınız şahıslar.
    (arch, 28.03.2007 15:25)
  15. belki de en dertsiz, tasasız ve güzel yıllar..güzel dostlukların temelinin ilk atıldığı..kıymetini bilmek gerekmiş..ilerleyen yıllarda insan çok arıyor o zamanları..
    (estella, 28.03.2007 21:45)
  16. eğer imkanı varsa şu üç programa katılması şiddetle tavsiye edilen öğrencidir; work and travel, erasmus ve interrail.
    (o s c a r, 28.07.2007 17:58)
  17. iki yıldır üzerime yapışmış ve giderek kendimi gerizekalı gibi hissetmeme neden olan şahane, dört başı mamur yafta.
    (damdanakan, 04.11.2008 00:20)
  18. besin piramidinde "kira yaklaşırken piramide ekmek banılan kısım" da bulunurlar. bizim evden biliyorum arkadaş az önce su içme bahanesiyle şaşal şişesini ısırıp yemeye başladı. açız lan.
    (qualyn, 04.11.2008 00:36)
  19. vaktinin büyük kısmını ders notu arayarak ve fotokopi çektirerek geçirir.
    (berkcel, 04.11.2008 00:43)
  20. kendini birçok yönden geliştirmesi gereken kişidir. calculus bilipte felsefeden, siyasetten, vs. anlamayan güruhtan olmamalıdır.
    (epicomius, 04.11.2008 00:43)
  21. 4-5 yıl sonraki iş arama,işe girip adam akıllı para kazanana kadar sömürülme,kredi yurtlar kurumunun borçlarını ödeme, askerliği aradan çıkartma gibi kallavi süreçlerden düşünce olarak henüz ırak insanlardır.. ki öyle olmaları da gerekmektedir.. ne de olsa herşey mevsiminde güzeldir.. en büyük tavsiyem ise kredi yurtlar kurumunun verdiği o lanet burstan uzak durmalarıdır..
    (malkoçoğlu, 04.11.2008 00:47)
  22. ayın 6 sı akşamı çoğunun içtiği cenabet güruh.
    (ruhanileştirilmiş, 08.11.2008 22:48)
  23. (özellikle nick konusunda çok hassas olan yazar, 08.11.2008 22:53 ~ 22:53)
  24. bu öğrenciler hakkında en ama en acı olanı, okudukları okulu sosyal ve kültürel olarak dolgunluğa ulaşmak için bir araç görmektense, bir ekmek kapısı olarak görmeleridir. elbetteki bu düşünce tarzına sahip olmalarının sebebi kendi benliklerinden kaynaklanmaz. ülke şartları bu öğrencileri "üniversite mezunları iş bulmakta rahattır. lise mezunu adama göre üniversite mezunu daha kolay iş bulur. iyi üniversitede okumak daha da paralı iş kapılarını açar" şeklinde düşünmeye itmiştir.

    halbuki üniversite insanın kendi sınırlarını zorlayacağı, bağlı olduğu zincirler varsa bu zincirleri kıracağı bir mekandır. istediği herşey elinin altındadır bazen. bilgi kaynaklarına ulaşma olanağı çok daha iyi olduğu gibi, belli bir yaştan sonra (özellikle iş hayatında) sahip olamayacağı insanlarla sosyalleşme şansına da sahiptir. siyaseti en rahat yapabileceği yerdedir aynı zamanda. ancak ülkemizdeki çoğu üniversite öğrencisi bunların farkında değildir.

    bu yüzden büyük bir kısmı kayıptır..
    (conquistador, 08.11.2008 23:12)
  25. potansiyel terörist.

    yo yo, benim düşüncem değil bu. haşmetlü büyüklerimiz, tartsan iki kantar etmeyecek varlıklarına öyle bir değer biçiyorlar ki; istemeden öyle hissediyorsun kendini.

    birkaç gün önce okulumun kuruluş yıldönümüymüş. -müş diyorum; çünkü kampüs içinde ve önünde -abartmıyorum- yüzlerce polisi görünceye kadar bundan haberim dahi yoktu. zaten geçen seneden turnike koymuşlardı kampüs girişine, ekstra güvenlik önlemi olarak kimlikleri kontrol ettiler teker teker. içeriden slogan sesleri falan geliyor. kampüste öğrenciden çok polis var... fakülteye gireceğim. binanın önünde de güvenlik görevlileri. kimlikleri burada da kontrol ediyorlar. dördüncü yılım, fakülte girişinde ilk defa böyle bir uygulamayla karşılaşıyorum. neyse içeri gireceğim, "hanımefendi çantanız!" diyor. "ne var çantamda lan gevşek?" diyemiyorum. efendi efendi kontrol ettiriyorum...
    yukarı çıktığımda konferans salonunda bir hareketlilik gördüm sonra. sınıf önünde bi arkadaşa rastladım, "ne ayak arkadaşım?" dedim; "adalet bakanı geliyormuş konuşmacı olarak" dedi. kafamda trink sesini duymam uzun zamanımı almadı. e bari gireyim dedim, bakalım neler anlatacak güzel ülkemin sayın bakanı... kapıya yöneldim, gireceğim; "kimlik?" dediler. "al allah'ın cezası; al" diyemedim, gösterdim. yandaki güvenlik görevlisi "çanta??" dedi. bir şey diyemedim artık, kaçıncı oluyor. tekrar kontrol... ve zafer! yoruldum yemin ederim. sonunda konferans salonundayım. yihhu!

    sonrasında ne mi oldu? bakan yoğun programından dolayı teşrif buyuramadı. yanıma kar kalan çıkardığım şu sonuç oldu:

    öğrenci misin? suçlu potansiyeli var sende arkadaş. adam öldürmezsin, öldüremezsin belki ama düşünürsün. düşündükçe eleştirirsin mazallah. düşünen kime fikirlerini söylemesine izin vermişler ki sana verilsin, ha? palavra...

    o gün sadece benim değil, birçok kişinin karşılaştığı bu muameleden dolayı çok rahatsız oldum. olduk. "öğrenci"ler, varlıklarıyla varlığımıza anlam katan değerlilerimizin, o çok değerli varlıklarını tehlikeye atan haşereler olarak görülüyor yahu. üniversitede, okulda, gubidik sınavla elde ettiğim eğitim hakkını ve buna bağlı olarak kazandığım hakları kullanacağım yerde... korkuluyor üniversite öğrencilerinden. pehh!
    (mor kulaklı mavi kurbağa, 08.11.2008 23:17 ~ 23:25)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil