insafsız ev sahiplerine vurulabilecek en büyük darbedir. herkes kendi şehrinde okursa kiralık ev derdi olmaz.. fiyatlarda aşırı şişmez..
(crous, 27.06.2007 09:33 ~ 11:29)
makarna satışlarını negatif yönde etkilemesi kesin olay.
akşam okuldan eve gidildiğinde sıcak bir çorbanın ötesinde eni konu hazırlanmış bir sofra bulmak demektir. yıkanmış, ütülenmiş giysilerle okula gitmek, bayram tatillerinde eve gitmek yerine evden gitmek suretiyle gerçekten tatil yapabilmek, mis kokan çarşaflarda uyurken ertesi sabah girilecek sınavı düşünmek, tatlı tatlı uyunduktan sonra annenin kahvaltıyı hazırlayıp sizi uyandırması...ebeveynle sürekli iç içe olunduğundan okul genellikle zamanında bitirilir. güzeldir, güzeldir de neden hep şikayet ederdik orasını anlayabilmiş değilim. tabii öğrenciliği yaşadığımız döneme has bir takım sıkıntılar mevcuttu üzerimizde. çok uzun yıllar geçti, şimdi anlatsam da bir şey ifade etmeyecektir kanımca.mesela babanın sizi şehir dışında okutacak parası olmaması ve sizin aynı zamanda hem okula gidip hem çalışmak zorunda olmanız gibi...neyse ki ankara'da oturuyorduk da yırtmıştık.
öğlen yemekhanede yediiniz yemeğin akşam evde anne tarafından pişirilmiş olması muhtemeldir. okul ahçısıyla anlaşmıştılar galiba...
üniversite insanın annesi ile eşi arasındaki ilk ve son özgür tatildir. evden uzakta yaşanmasının sıkıntıları olmakla birlikte, sayısız güzellikleri vardır. fırsatı olan her öğrenci hayatının bir bölümünü "öğrenci" gibi yaşamalıdır.
hertürlü artısı çok olan para,yemek,ev masrafı,mecburi arkadaşlıklar,kira gibi bir çok şeyden muhaf olacağınız güzel olaydır
lisede okumaktan farkı olmayan şeydir.
lisede okumaktan farklı olan şeydir.
her ne kadar arkadaşların sabaha karşı eğlencelerine katılamayarak bu duruma isyan edilse de, hastayken başucunuzda annenizin olmasıyla şükür edilmesi gereken durum.
lisede bir süre de olsa ayrı okuyup üniversitede beraber olunca daha bir garip olan durum.
büyümeyi geciktiren durum.
ekonomi ve konfor anlamında getirileri olsa da kişiyi pek çok deneyimden, güzellikten mahrum bırakacak durumdur.
rahatı yerinde olan yediği önünde yemediği ardında olan öğrencidir. şehri avcunun içi gibi bilir kendi şehridir bol bol arkadaşı vardır.ancak hepsi bir yana kendi ayakları üzerinde durabilmesi güç olacak kişidir. evden ayrılma yaşı gecikir anne evine anne yemeğine alışıktır bu yüzden ileride zorluk yaşayacak öğrencidir.
eğer aileniz ilçede, siz merkezde iseniz dadından yinmez. istediğiniz her haltı karıştırabileceğiniz kadar uzak, istediğiniz zaman eve gidebilecek kadar yakınsınızdır.
üniversite bittiğinde pişmanlık yaratan durumdur.
(bkz:
kendimden biliyorum)
insanın, anne yemeklerinin gerçek değerini o dönem anlayamayacak olduğu durumdur...
bir insanın başına daha kötü ne gelebilir? diye düşündüren ve en az 2 yıl katlanmak zorunda olduğunuz yaşam şeklidir.
(bkz:
bu kadarda şans olur mu?)
kaliteli eğitim alınabilecek üniversitelerin bulunduğu şehrin çocukları için çoğunlukla mezuniyet sonrası ne kadar mantıklı olduğu anlaşılan durum.
mezuniyet sonrası dedim zira pek çok örneği olduğu üzere aileden uzak olsun deyip başka şehre gidilir mezun olana kadar öğrencilik hayatından tiksinilir ve aslında en mantıklısının memleketinde okumak olduğu anlaşılır.
pişmanlıktır. hep üniveristeyi dışarıda okuyan arkadaşlarının anılarını dinlediğinde iç geçirirsin. içinde ukte kalır resmen..çok boktan bi duygu. keşkelerle yaşıyorsun hep.. çok pişmanım evet..
ana baba yanında okuyup ana babanın isteğine göre okulup adam olma çabasında üniversite okumaktır. lakin insan üniversite okumaz. bildiğin liseye devamdır.
arkadaşların gelsin tanışalım,
dersten sonra gel emi?, gece dışarı çıksan
kendini kaptırma evine gel cümlelerini duyarsınız. aile özlemi olmaz. o yüzden ara tatilleri, bayram tatillerini sevmezsiniz. herkes gider siz kalan olursunuz. ama sözde iyi aile insanı olursunuz. ailenizin gözü önünde üniversite mezunu insan olursunuz. başka birşeyde olmazsınız zaten.
nerelere gidilir, nerede ne yenir, neresi ucuzdur gibi soruların cevabını bilmek açısından güzeldir ama akşam eve,
aile saadetine dönmek zorunda olmak bok gibidir.
kişinin, okuduğu üniversiteden hiçbi bok anlamamasıdır.
arkadaşlarla vakit geçirme olayı yok denecek kadar azdır. öğrenci evi moduna asla girilmez arkadaşlarda kalmak hayli zordur(ne yapıcan elalemin evinde gel burada yat işte) tarzında anneden babadan duyarsınız. kısacası sik gibi bir üniversite hayatı yaşarsınız...
(bkz:
içmek yok ortam yok öğrenci evi yok ne var lan it)
(scamp, 09.10.2009 15:54)