günden güne kalabalıklaşan buna rağmen ulaşımın çok zor olduğu,belli bir saatten sonra araç bulmanın,sokağa çıkmanın mümkün olmadığı,heryere uzak olan ,pazar uykularının,ders çalışmanın her an bir inşaat gürültüsüyle yerle bir olabileceği,genel olarak muhafazakar bir yapıya sahip ,hayattan nefret etme sebebi ,bütün üniversitelere uzak ilçe bozuntusu.
2000 yılı verilerine göre yaklasik 620.000 kisinin yaşadığı, bir taraftan beykoz'a diğer taraftan sultanbeyli'ye sınırı olan ilçe. boğaziçi ve fatih sultan mehmet köprülerine rahat ulaşımı olan aynı zamanda akıllarda patlayan çöplük ve e tipi cezaeviyle yer eden ilçedir. ümraniye sapiğive ümraniyeli baba ejder 'i geçmek istemem. ana caddesi olan alemdağ caddesindeki 8 gerzek trafik isiği yüzünden tepeüstü'nden çarsiya 45 dk.da gelinen işkence diyari, büyüktür, kalabaliktir, çok çesitli tipte insan görmek mümkündür. son zamanlarda yapılan lüks daireli siteler ve alışveriş merkezleri ile istanbul'un yeni cazibe merkezidir.
az önce ösym tarafından bana gönderilen sınava giriş kartımda gördüğüm ve şok olduğum anı bana yaşatan yer. avrupa yakasında oturmama rağmen ümraniye bana 3 saat uzaklıkta olmasına rağmen hangi akla hizmet sınava giriş yeri olarak belirlerler anlamam. bir de beyazıt beyoğlu yazmama rağmen burası çıkıyorsa vay halimize. gitmeden görmeden nefret ettim bu yerden. öss ye taa ümraniye'de girecek olmama sebep olanlara saygılar. (kızgın smiley)
kesinlikle hiç bir zaman sevmeyeceğim ve yakınlarında oturmama rağmen halâ insanından dolayı sevmediğim, çok mecbur kalmadıkça en ücra sokağından en işlek caddesine dek uğramadığım ve uğramayacağım, anadolu yakasının en kötü olmasada boktan semti.. belki kalabalıklığı belki gürültüsü belki de insanları..
arapça kökenli "ümran" kelimesi türediği apaçık ortada..ümraniye de aynı dilde "kalkınmış, bayındır yer" olarak tanımlanmış bi kelimedir..
vakt-i zamanında ümraniye dolaylarına ilk yerleşenler frigya'lılarmış..onlar için kutsal sayılan çam ağacı, yine onlar zamanında küçük ve büyük çamlıca'dan başlayarak bugünkü alemdağ ve kayışdağı'na kadar dikilmiş..çam ormanları, zaten biliyorsunuz ki, günümüze kadar kendilerini korumuş ve istanbul'un akciğerleri haline gelmiştir..
neyse, uzun lafın kısası böyle bi hikayesi vardır ümraniye'nin..eski ismi de "yanlız selvi" olan istanbul'umun bir semtidir..
düşük bütçeli bir din için cehennem olarak kullanılabilecek mekan. bir diğeri için (bkz: mecidiyeköy).
ayrıca bu giriye ilham olan tespit için kaynak göstermeden olmaz(bkz: umut sarıkaya)