|
|
- isimleri birbirine karıştırmıyorsam konuşması esnasında kendisini akp milletvekili olduğunu sanarak dinlediğim şahıs olup buradan kendisini tebrik (!) ediyorum. kendisinden önce söz alan arkadaş bile bu kadar çok alkış almadı kendi arkadaşlarından... alkışlara layık (!) olmaya çalışacaktır ilerleyen zamanlarda.
- abdullah gül'ün isminin açıklanmasından sonra çıktığı bir televizyon kanalında "keşke partimize de danışılıp, aday açıklansaydı" demiş, bugün ise demokrasinin en önemli temeli anayasa mahkemesine giderek hak aramayı "demokrasiye dayatma" olarak tanımlamış milletvekili...
(talen, 27.04.2007 16:29)
- (bkz: brutus)
genel kurula dyp lilerin görüşmeyi izlediği odadan tuvalet bahanesi ile çıkarak giden ilginç milletvekili.
- seneler içerisinde değişenleri gördükte ,bir gün içerisinde değişeni ilk kez görüyoruz;dedirten miletvekili.
- olasılıkla fikrinin değişimiyle mevduat hesaplarındaki meblağnın değişimi eş zamanlı olan adını ilk kez duyduğum vekilim.
- saat 13:00 gibi ntv'de katıldığı programda katılmayacağını zaten 4 kişiyiz kim katılabilir demesine karşılık 2 saat içinde ne olduysa parti başkanlarının fikrini demokratik bulmadığını açıklayarak akp'ye yeni dönem seçimlerde göz kırpmış klasik milletvekili görünümü.
- bunu gören bunu da görmüştü;
(bkz: kubilay uygun)
- sadece medyadan gördükleriyle arkasından atıp tutulan milletvekili.bi kere bu kararı (oturuma katılma kararını) 1.5 ay önce vermiş sabah gazetesinde demeci çıkmıştır.ikincisi adam paraya pula önem vermeyen bir insandır aksi halde akp nin en güçlü zamanında partiden ayrılmazdı.üçüncüsü bugün tv de katılmayacam demedi sadece diğer milletvekilleri arkadaşlarıma dına konuşamam dedi.
ümmet kandoğanın tek demek istediği;meclisten çıkan bir kararın anayasa mahkemesince iredelenmesi ve araştırılması, meclisin güvenilirliğine bir leke sürülmesi anlamına gelmektedir.
haklıdır sonuna kadar destekliyorum.chp nin yaptığı rezilliktir hemde en daniskasından.millet onları oturumdan kaçsın diye oraya yollamadı!gidin ecliste adam gibi hakkınızı savunun !olayı belden aşağı vurarak ne elde edilebilirki?
bugün ümmet kandoğanın yaptığı demokrasi dersidir.tabi muhalefet atıp tutuyor yok rüşvet aldı yok aday olucağından falan filan..kardeşim adam dyp genel başkan yardımcısı ve başkan vekili bunu yapabiliyor götü yiyorsa chp başkan yardımcısı yapsın!!işte bu yüzden demokrasi türkiyeye çok geliyor..
ümmet kandoğanın avukatı değilim yiğeniyim.
- beni "ey türk halkı işte senin seçtiğin vekil" diye feryat ettiren adam*dır.
tarih 27 nisan 2007 saat 14.00. mehmet ağar basın toplantısı yapıyor ve "dayatmacı zihniyetle belirlenecek cumhurbaşkanlığı oylamasında yer almayacağız" diyor. yanında kırpık bıyıklı, kamer genç saçlı ve kırmızı kıravatlı bir adam kafa sallıyor.
aynı tarihte saat 15.00 de tbmm'de kürsüye biri çıkıyor. 1 saat önce milyonların önüne, mehmet ağarla birlikte çıkmış bu adam şimdi partisinin tutumundan duyduğu kaygıyı dile getirmekte ve o yüzden de oylamaya geldiğini söylemektedir.
sonra bu canlının, önce akpden milletvekili olduğunu, ayrılıp anapla görüştüğünü, sonra anaptan son anda vazgeçip dypye geçtiğini, devamında dypden ayrıldığını ve nedeni bilinmeksizin tekrar dypye döndüğünü öğreniyorsunuz ve artık hiçbir şey sizi bu adamın bu ülke için yaptığı ve yapabileceği birşey olduğuna ve olacağına ikna edemiyor.
artık yıllar sonra size bu olay hatırlatıldığında yada bir şekilde bu olayı okuduğunuzda aklınıza istemsiz de olsa "eşeğe altın semer vurmuşlar..." diye başlayan ve "ah vatanım demiş" diye bitmeyen o özlü söz geliyor.
- 10 saniyede demokratik olan şahsiyet. mehmet ağar basın toplantısı yaparken milletin vekili değilken toplantı bittikten sonra ve neo'nun kung fu öğrenmesi gibi fantastik bir şekilde demokrat olup milletin vekili olmuştur. tebrik etmek gerekir böylesini. neden acaba basın toplantısından önce demokratik değildi? toplantıdan sonra acaba birşeyler mi oldu diye düşündürtmektedir kendileri.
- siyaseti "döneklik" ya da "kişileri sırtından vurma konusunda serbest olmak" şeklinde tanımlamış kişi.
2 gün önceki davranışını "siyaset yaptım" şeklinde özetlemiş zira...
- bir fırıldak kubi vakası.
- gerek cumhurbaşkanlığı oylamasına katılımıyla gerekse oylama öncesi yaptığı konuşmayla akp'ye göz kırpan çıkarcı şahsiyet.
- meclisi birbirine katma aparatı gibi davranan bağımsız milletvekili, gerek 2007 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde iktidarın ağzından çıkmış hissi uyandıran konuşması, gerek dyp'den ihraç sürecinde sağda birleşmeyi ve mehmet ağar'ı eleştiren konuşması, gerek dün anayasa paketi görüşmelerinde oğuz haksever'in o an'ı tadında bir bölüm içeren konuşmasıyla mecliste ki gerilimi artırdığı aşikardır.
2007 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde takındığı tutum herkesi şaşırtmış, noluyor lan dedirtmiştir. zira önce bir programda chp'li bir milletvekiliyle akp'nin cumhurbaşkanlğı seçiminde takındığı tutumu oldukça ağır eleştirmiş, ardından dört parti başkanı mehmet ağar ve diğer iki milletvekili arkadaşıyla kameralar önünde ortak bir karar ile alındığı sanılan seçimlere dyp'nin katılmayacağına ilişkin açıklamanın arkasında olduğu izleminini vermiş, meclis'in oturumu açmasına yakın aynı odada partiden arkadaşı milletvekilleriyle güzel güzel otururken çişi gelmiş, çişini ettikten sonra meclis oturumuna katılmıştır. oturuma katılmakla kalmayıp, üstüne mehmet ağar'ı, ana muhalefeti ağır bir dille eleştiren bir de konuşma yapmıştır. sizin de gördüğünüz ümmet kandoğan sidik kesesi doluyken sidiğin verdiği apırlıktan olsa gerek bir türlü genel başkanına söylemediği şeyleri işedikten sonra oldukça ağır bir şekilde meclis kürsüsünden söyliyebiliyor. 2007 cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bu yana yaptığı konuşmalra bakabilirsek sık sık tuvalete çıktığını, çişini tutmadığını söyleyebiliriz.
kürsüye çıktığında 100 tespit insanı gücünde tespit yapabilen bu milletvekilimizin meciste denk geldiğim ikinci konuşmasında muhattap yine mehmet ağardı, ve sağda bütünleşme tam anlamıyla tamamlanmıştı. mehmet ağar'a ve partiden ihraç edilmesi karaına verip veriştirdikten sonra sağda birleşmenin adı olan demokrati parti amblemine göndermeler içeren sözler söylüyordu. "kırat niye sola bakıyor, kıratın hep sağ ön ayağı havadaydı şimdi neden sol ön ayağı havada" diyerek mehmet ağar'ın her daim karşısında olduğu chp'nin arkasına takıldığını ağır bir dille eleştiriyordu. "bir ümmet kandoğan bir mehmet ağar'dan daha fazla işler yapmıştır dyp tabanında.." işte bu sözler bu konuşmanın ana temasını ortaya seriyordu.
gelelim dün yaptığı oğuz hakseverlik'e; konuşma öncesinde bir haber ajansının arşivinden bulup çoğalttığı bir fotoğrafı akp'li vekillere vermiş ardından kürsüye çıkıp bu fotoğrafı yorumlamış fotoğrafta yer alan cumhurbaşkanı ahmet necdet sezer'i bir yanında ki koltukta oturan başbakan recep tayyip erdoğan'a kin ve nefret dolu bakışlarından dolayı eleştirmiş, şovunu layıkıyla yerine getirmiştir. konuşmasıyla o denli başarılı olmuştur ki, mecliste sözde seçip yolladığımız vekillerimiz kendilerini orta sıklet boksör zannetmiş birbirlerine yumruk atmışlardır. burdan çıkarabileceğimiz ilk tespit ümmet kandoğan bu konuşmayı yapmadan önce iyice, hakkını vererek işemiş böylece ortalığı karıştıracak bir konuşma yapabilmiştir. ikinci tespite gelince ortam gerilmeye görsün vekillerimiz sözde bizi temsil eden insanlar birbirlerine hakaret edip, sataşıp, tükürüp, yumruklayıp, saç çekmeye başlıyor. bu da 22 temmuzda yapılacak seçimde daha hohpon vekiller seçmemiz gerektiğini gözler önüne seriyor.
ümmet kandoğan'a gelince ben onun ne avukatıyım ne de yiğeniyim ben sadece benim ve konuşmalarında ve tepitlerinde daha az ortamı gerecek tespitler ve ayarlar kullanmasını isteyen bir vatandaşım. ne de olsa benim gibiler kendisini seçiyor.
- sayın cumhurbaşkanına yönelik o lafları söylerken kendi mimikleri, bakışları ve salyaları aslında kullandığı kin, nefret gibi cümleleri tanımlamakta yeterliydi. bir resim tutmasına gerek yoktu.
- (bkz: zübük)
|