tanım:bir toplumu belli bir dini eksende toplamaktır.yorum:ülkemizde bazı aklı evvel insanların da desteklediği "türk olmaktan utanmak" eylemi nedeniyle ve mevcut iktidardan dolayı yakın zamanda tekrar tadacağımızı düşündüğüm ideoloji.
edit: anla(ya)mayan arkadaşlar için not yerleştirdim.
ümmetçilik tüm müslümanların kardeş olduğunu hatırlatıp onları bir arada tutmaktır. şu an dünya'da yaşanan şiddet ve teröre karşı en mantıklı hareketlerden biridir. insanlar hangi akılla müslümanların kardeşliğine ve birlik olmasına karşı çıkıyolar anlamıyorum. tüm insanlığın şu an en çok ihtiyaç duyduğu konu sevgi ve saygı değil mi?
ümmetçilik ya da adı her ne olursa olsun ıraktaki şiddeti bitirecek en geçerli düşüncedir. ümmetçiliği beğenmeyenler ırakta olanları durduracak başka fikirler sölesin. fikirler paylaşılmadan gelişmez...
bugune kadar islam dünyasında hiç bir işe yaramadığı görülen ideolojidir. dünyada müslümanlara karşı olan dengeleri değiştirebilecek para sahibi, ülke derebeyi arap şeyhlerinin ümmetinin neyle uğraştığı, nasıl bir ideolojide birleşeceği umurunda değildir.
yüzyıllardır izlenen bu saçma oyunlara rağmen ülkemizde hala ümmetçi zihniyetlerin olması da düşündürücüdür.
kuranda yani islamda ırkçılık yasaklanmıştır diye bir şey yok. açıp bakınız. kuran-ı kerimde aynen bu kitabın araplara indirildiği yazmaktadır. cihat vardır. diğerlerinin dinini değiştirmeye zorlama ve öldürme vardır. bunların hepsi var hemde diyanetin yada elmalılı hamdi yazır'ın mealinde yada kimin mealinden okursanız okuyun bu var ve aksini iddia etmek cahilliktir. ümmetçiliği bu açıdan bir daha değerlendirince sonuç ortadadır.
sağlam olarak gösterilen hadislerin kaynağı ve sağlamlık derecesi nedir? biliyoruz ki bunlar 1'den 7'ye kadar. kaynakları nelerdir? nereden kim ve yeniden yorumluyor? burada gerçekmiş gibi görünen bazı şeyler kuşkusuz çarpıtılıyor. kuranda bu kitabın araplara indiği açıktır işte ispatı:
en'am suresi 92.ayet 'biz indirdiğimiz (kast edilen kurandır) kendinden öncekileri doğrulayan, mekkelileri ve etrafındakileri uyaran mubarek kitaptır.' buda şura 7. ayet ' ey muhammed! böylece şehirlerin anası olan mekke'de ve çevresindekileri uyarman, şüphe götürmeyen toplanma günüyle uyarman için, sana arapça okunan bir kitap vahyettik...' bunların kaynağı diyanettir yani diyanet çevirisinden gerçekleri aktarmış bulunmaktayım.kitabın tamamen araplara seslendiği açıktır.
'... onları nerede bulur sanız öldürün. bakara 191; nisa89,91; tevbe:5. en büyük cahiliyet bir şeye bilmeden karşılıksız inanmaktır. ilk önce tamamıyla öğrenelim ondan sonra fikir üretelim. burada önüne kitapları açıp açıp klavyeden döktürmek yada kulaktan dolma sallamak birşeyi ispatlamaya yetmez. sadece adama bak neler yazmış hemen şuna döşeneyim anlayışı da ayrıca komik. bazılarını fırınlarda yenecek bolca ekmek beklemektedir. ben bunları zamanında bolca yedim ve bilgi sahibi olarak fikir yürütme becerisine kavuştum. tekrar söylüyorum kuran kendinden yani islamdan olmayanı dışlar ve kendisinin zorla dayatılmasını emreder. bunun lamı cimi yoktur.
biraz din bilgisi olan alt alta sıralanan şeylerin kaynaktan kastettiğimin direk karşılığı olmadığını anlar. bunları direk olarak karşısına alıp arapça okuyup anlamışsa orası ayrı tabii!!! anlatılmak istenen hangi çeviriden kimin yorumundan okuduğudur. gerçekten komik.
ayrıca (bkz: güreş müsabakalarında siklet farkı)
her ne kadar formal tanımı islamiyet altında birlik olmayı öngörmek olarak tanımlanmış olsa da (bkz: tdk) her konuda bir yaşam biçimi olarak gördüğüm ve sanıyorum ki güzide vatandaşlarımızın kanlarına işlemiş olan (birazdan yapacağım tanımla)ülkemizin en büyük sorunudur kanımca.
belki başka bir şekilde ifade ediliyordur ama ümmetçiliği hep doğru bildiğine sorfulamadan itaat etme ve onun peşinde gözü kapalı gitme olarak görmüşümdür hep. koyun sürüsü olarak yapılacak çirkin tanıma denk değildir bence ümmetçilik, zira burada esas olan belirli bir inanç doğrultusunda bilincini yitirmeden benliğini katmaktır topluluğa. bu tabi ki belirli bir yere kadar iyidir ama ne yazık ki neredeyse ortak kültürümüz olarak bizler, "benliğimizi kattığımız ülkü" yolunda at gözlüklerimizi takıp doğru bildiğimiz değerleri fanatiklik derecesine varan bir şiddette savunmaktayız.
isterseniz radikal dinciliği katın bunun içine, isterseniz futbol terörünü, isterseniz sağcılığı, isterseniz solculuğu.
hepsinde asıl amaç unutulmuştur.
işin kötüsü -koyun sürüsü analojisine istemeden atıfta bulunarak- başta hep bir çoban olmasıdır. asıl olan fikirlerin peşinde koşmakken insanlar kişilerin peşinde koşarlar, peşinde koştukları artık hayatta olmasa bile bazen.
belki yanlış anlamışımdır ama gördüğüm kadarıyla hep bu aidiyet duygusunu tatmin amaçlı ümmetçilik ilkesi yapışıktır bizim insanımızın yakasında. "herkes" olmak istenir hep ve "herkes" in dediği doğrudur her zaman için. ait olmak güzeldir ama varlığınız aidiyetinize bağlı değildir. aidiyetiniz uğruna varlığı sonlandırmak da en büyük hatalardan biridir.
bu nedenle -anladığım- ümmetçiliği beyinlerimizden sildiğimiz vakit hayatımız daha anlamlı olacak, insana ait değerlere saygımız artacaktır.
kurtuluş savaşı'nı önlemeye aday olmuş ideoloji değil, kurtuluş savaşı'na sebep olmuş ideolojidir. bilimde ve eğitimde laik anlayışın yerleşmesini önleyerek koca devleti medeniyetin yüz yıllarca gerisinde bıraktığı yetmezmiş gibi, emperyalistler karşısında her halkın kendi derdine düştüğü gün de birleştiriciliğini yitirmiştir. çünkü sadece birileri daha geniş alanda daha kolay hüküm sürsün diye uydurulmuş gerici bir anlayıştır.