ülkesi için ölmek   

adana çık aradan

  1. en yüce ölüm şeklidir.

    vietnam savaşı konulu bir amerikan filminde vurulan maykıl komutanına ölmek üzereyken son sözü ülkem için ölüyor olmaktan mutluyum oluyor. başka ülkenin topraklarında ölen birisi vatanı için ölmüş olamaz. üç beş silah tüccarı için ölmüştür o. ve bu şekilde olan savaşların kahramanlık hikayeleri aldatmacadır sadece.

    kendi topraklarını savunan ve ölen bir asker ancak bu mutluluğu taşıyabilir. o ülkesi için ölmüştür ve kahramanlık hikayeleri vardır.

    çanakkale savaşı'nda ülkelerini savunan ve bu uğurda şehit düşen anadolu halkları kahramandır.

    vietnam'da ölen maykıllar saftır.
    (compasino, 25.03.2007 13:44)


  2. gün gelecek artık 'ülkesi için ölmek' şeklinde giriler girilmiyor olacak. çünkü artık gelişiminin son aşamasına gelmiş olan insan sadece kendi ve kendisini var eden olgular için yaşıyor olduğunun farkına varıcak. din,vatan, millet, sınırlar, şehit olmak, kahraman olmak...bu kavramlar bireyi var eden olgular değil güçsüz olduğumuz için bağlandığımız kavramlar ve bunlar bireyselleştikçe ortadan kalkacak. daha çooooooooooooook yıllar var. keşke daha çok yıllar olmasa da hemen olsa.
    edit:görüyorumki yanlış anlaşılmalar olmakta. birincisi din için mevlanayı referans göstermek komiktir. dinin kendisi kitabındadır. bunun için kitabı kendi dilinde okuyunuz ve anlayınız.sonra 7 derece olan hadisleri ve ilmihalleri. bunlar bir metropol enteli için biraz fazla ama bende bunlar var ve ne söylüyorsam bunların ışığında söylüyorum.fikir sahibi olmak için bilgi sahibi olmak şarttır. mevlananın değeri dininde değil öğretilerindedir. bence onuda tekrar okuyup anlayınız.
    ikinci olarak şehitlik kavramı dinde direk olarak bu gün olduğu gibi ve sizin zannettiğiniz şekilde değildir. sadece din uğruna ölünürse cennete gidilir. günümüz savaşları devlet politikaları sonucu oluşmaktadır. bu nedenle şehitlik olgusu maalesef bu yönde sömürülmektedir.devlet politikası insanı şehit yapmaya yetmez ancak öldürür. gayetde mantıklı aslında.
    kurtuluş savaşındaki insanlarımız birinci dereceden dinine bağlı insanlardır. esas dertleri din elden gitmesin, hristiyan olmak zorunda kalmayalım olmuştur. ayrıca şehitlik olayının gerçek yüzünü bilseler birçoğu savaşa giderler miydi sanıyorsunuz? tekrar söylüyorum vatan olgusu o dönemde üst komuta dışında yoktur. osmalı bir tebaaydı millet değil. sen 600 yıl tebaa olgusunun bir parçası ol sonra aniden millet olma bilincini topluca kazan.bu olacak iş değildir. bu bilinç ve onu sonuca ulaştıracak olan yetenek sadece gazi mustafa kemal atatürk ve arkadaşlarında vardı ve onlarda yaptılar.
    kurtuluş savaşının en önemli yanı insan olmanın en önemli koşullarından olan hür olma, özgür düşünebilme olgularını bizlere kazandırmış olmasıdır.
    çok ileride ise insanlar kendilerini vatan, millet gibi kavramlarla tanımlamaya ihtiyaç duymayacaklardır. neden duysunlar? korumaları gereken özgürlükleri korunmaya ihtiyaç duymadığı ve sadece güzel yaşamak dışında bir gayeleri olmadığı zaman?
    (adsız, 25.03.2007 15:36 ~ 21:30)
  3. kahramalık, şehitlik ve gazilik sıfatlarına dil uzatabilecek cüreti kendinde gören şahıslar; çanakkale savaşında ve kurtuluş savaşında duymaktan - anlatmaktan asla bıkıp usanmayacağımız atalarımızın destanına layık olamazlar.

    mithat cemal kuntay'ın:
    bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
    toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır!..

    sözlerine yılmaz odabaşının sözleri ile karşılık vermek ise en hafif tabiriyle art niyet kokan bir yaklaşımdır.

    sadece türkiye cumhuriyetinin kuruluşundan itibaren vatan uğruna ölmekten korkmadan vatan için yaşayan; asalanın şehit ettiği diplomatlarımız, kalemleriye milyonlara gerçeği anlatmaya çalışırken öldürülen gazetecilerimiz, kıbrıs'ta girit'tekine benzer bir kıyıma engel olan ve yıllardır güneydoğu'da cansiperâne vatanı koruyarak kimi zaman şehit düşen kimi zaman gazi olan askerlerimiz...

    bir hiç uğruna değil, muhtaç oldukları kudreti damarlarındaki asil kandan alarak, gelecekleri kuşatan karanlıkların üzerine güneş gibi doğmak için ülkeleri için öldüler!
    (antares scorpio, 25.03.2007 16:20)
  4. erdem. ama objektif bir şekilde bir vatandaşa, aynı değerleri paylaşan yurttaşına, üzerinde yaşadığı topraklara ve bayrağına karşı herhangi bir tehditin karşısında durma olarak yapılırsa erdemdir. bunun sadece silahla olmayacağını da zaten biliyoruz hepimiz. insanlığın en gelişmiş formu maneviyattan arınmış olanı değildir. maneviyattan arınma da sanıldığı gibi hamaseti yok etmek değil bizi biz yapan duyguları yoksaymadır.

    bireysel özgürlük pek ala şehitlerle gurur duymamayı, ecdadını anmamayı, dini reddetmeyi meşru görebilir, ama bu gelişmişlik değil aksine gelişmişliğin tanımını yanlış yapmak ve üzerine de kendini böyle gelişmiş saymaktır.

    "dine ihtiyacı olmayan toplum", "dinin sadece kültür olarak eskimiş raflarda kalması gerektiğini savunan toplum" insanı insan yapan olguları da hiçe sayan toplumdur. öze inmek istiyorsak ve maneviyat tabanlı bir özün yanlış olduğunu düşünüyorsak bir mevlana yı okumak lazım -doğrusu nedir- diye. tabi onun "gelişmiş" bir insan olduğunu düşünebilecek kadar "dünyalıysak".

    başlıktan biraz kopar gibi oldu ama bunu hatırlatmak gerekir; güçsüz insan hayatında mülkiyet güdüsü en üst düzeyde olan insandır. bunu yenmesi için yaratıcı güdüyü, yani özünü açığa çıkarması gerekir ki bu da sanat, bilim vs. ile olur. bu iki temel olgunun bile varabileceği en üst nokta ve her yol yaradanın varlığına çıkacaktır. en güzele, en iyiye ulaşma arzusudur insanoğlununki ve tüm hayat boyu buna ulaşmayı arzular. maneviyattan olabildiğince kopmayansa bu süreci en güzele ulaşınca tamamlar.

    yani özetle en güzele ve en iyiye ulaşmanın yolu yaratıcı güdünün en üst seviyeye çıkmasıdır.


    edit: öncelikle din için mevlana gibi onu en güzel şekilde yorumlayabilen müceddit sıfatındaki büyük bir alimin adını vermeye komik diyen kimseler görülmekte fakat bu onların zannettikleri komiklikten çok daha komik, gülünç bu inanın.

    ikinci olarak;
    devletlerin politikası için insanların ölmesi çok büyük sorun değildir, belki şehitlik kavramını da bunun için kullanıyorlar, tıpkı islamı kullanabilen politiklacılar gibi...ama bu kullanma, ne şehitlik mertebesin ne de islam ın yok olduğunu göstermez bize...devlet kendi çıkarlarına alet etti diye bunları yok mu sayacağız?

    insan ruhu özgünlüğe ve özüne kavuştukça kişi olabilir. kişi olmak da hür olmak demektir. vatanı sevmek de (milliyet değil sadece) dine iman etmek de hür olan kişinin bu seviyeye gelene kadar geçirdiği süreçlerdendir. şehit olmaksa bir kestirme yoldur.

    o yüzden ülkesi için ölmek tanımını bireyselleştirmek, içselleştirmek gerekir. dünya iktidarlarının, devletin, ruhsuz politikalarına alet olmuş gibi görmekten ziyade benim için canını feda etmiş demeliyiz, -ki öyledir- saygı duymalıyız...

    alet olmak konusuna gelince de bu gerçektir. evet gerçektir. alet olunmuştur ama amaç alet olmak değil vatan için ölmektir, o yüzden biz buraya odaklansak da diğerini (güç sahiplerinin politikaları) ayrı bir başlık altında değerlendirsek daha iyi olmaz mı?

    aslında sözün özü günümüzde bu kavram bile izafi olmuş da bilememişim, bu benim fikrim diyeyim ben...
    (defacto, 25.03.2007 16:46 ~ 07.05.2007 15:57)
  5. nereden bakıyorsunuz?

    eğer ki hane hane basılıp köyleriniz, kentleriniz sizin insanlarınız insanlıktan çıkmışlar tarafından katlediliyorsa elinize kolanızı ve cipsinizi alarak izleyebilecek kadar haysiyet yoksunu iseniz zaten lafım yok. gidin imalatçılarla beraber bayrak imal edin. para da maneviyat kazandırabiliyormuş demek ki her ne kadar aksini düşünsemde!

    yok eğer ki içinizde hala insan sevgisi varsa, başka insanlara baktığınız o yumuşak açıdan kendi insanınıza da bakmayı deneyin! sahip olduğunuzu düşündüğünüz o ilerici fikirlerle kendinizi değil de milletinizi ayağa kaldırmayı deneyin. metropol entellerinin kıçları sıkıştığında, her hangi bir anda canını seve seve cephede verebilecek milletinizi, sahiplenmeseniz bile içinden çıktığınız için sizin olan "milletiniz"i ayağa kaldırmayı deneyin!

    yaşayarak katabileceği bir şeyi kalmamışsa ülkesini sevenin, hayatı verebileceği en kıymetli hediyedir ülkesine.

    (bkz: çanakkale)
    (tazmanya canavarı, 25.03.2007 17:07)
  6. "no bastard ever won a war by dying for his country. he won it by making the other poor dumb bastard die for his."

    general george s. patton
    (man with a digital camera, 25.03.2007 17:39 ~ 17:41)
  7. ülkeyi yönetenlerin ve yakınlarının tatmaktan mahrum kaldığı bir zevktir.

    parti ileri gelenlerinin, bakanların, milletvekillerinin, vali ve kaymakamların, belediye başkanlarının, sendikacıların, üst düzey bürokratların, paşaların, ya da bunların kardeşlerinin, çocuklarının şehitlik mertebesine ulaştıkları pek görülmemektedir. allah'ın adaleti olsa gerek, birilerine başka türlü, ötekilere başka türlü veriyor.
    (me vale madre, 25.03.2007 19:36)
  8. (bkz: ölen türkiye cumhuriyeti askerlerine şehit demek/@790793)
    (wondrous, 25.03.2007 19:45)