küçükken abimin beni oynatmak için yaptığı esprilere benzeyen isimlerdir muhtemelen.
abim derdi mesela "bütün kıta isimleri a harfiyle başlayıp yine a harfiyle bitiyor, değil mi?" ve ben de "evet abicim" modunda takılırdım. akabinde örnekler verirdi "amerika, avrupa, afrika..." sonunda tamam mı diye sorarak garantiye alırdı ve can alıcı soru gelirdi: "peki bütün a ile başlayıp a ile bitenler kıta mıdır?" ben de tabi pür heyecan "eveett!!" derdim. sonra da abimin çok güleceği ancak benim kendimi kötü hissedeceğim ana gelirdik: "ankara da kıta mı o zaman?"
küçük kalmak güzelmiş aslında. şimdi abimle oturup da hayatın dertlerini konuşmaktansa, çocukken yatağına gidip, bana fıkra anlatsana diye üstelemeyi tercih ederim. şimdilerde yanına gidemeyecek kadar meşgul olduğumu düşününce...
başlıkla çok alakasız kaçmasın diyerek bir iki de örnek vereyim diyorum: (bkz: hayrettin) (bkz: ofelya)
bir de bazı kalıplarda geçen kelimeler yüzünden bazı kelimelere bu anlamlar yüklenebilir.
örnek: (bkz: gümbürtüye gitmek)
burada gümbürtü bir ülke gibi görünebilir.