beni derin meraklara sürükleyen acaip bir olaydır.
naçizane merakım da şudur: "bu iş çok gereksizdir, ülkücüler aslında iyidir, güzeldir, candır, canandır, bik bik bik..." şeklinde yorum yapanlar acaba bu yorumlarını neye dayandırarak yaparlar. mesela şöyle bir şey olabilir mi: okullarında çok güzel işler yapan ülkücüler vardır, ama kökü dışarıda, bölücü, moskof köpekleri,
tip tip tipsizler allahsız komünistler bu adamların yaptığı işi çekemeyip ağzından salyalar saça saça "yav bırak yaaavvv, ülkücü işte bunlar, yaptıkları işten hayır gelmez ki" gibi yorumlarda bulunarak bok mu atıyorlarmış?
böyle bir iddiada olanlar o halde güzel işler kavramını açsınlar. mesela ülkücüler ırak'a asker gönderilmesinin karşısına mı dikilmişler? hayır, aksine orada savaş olsun, evler yıkılsın, yeni binalara ihtiyaç olsun biz de ihale kapalım diye düşünerek inşaat şirketleri kurmuşlar. şimdi yeşil dolarlar karşılığında ırak'ı yeniden yapılandırıyorlar. peki köpek gibi çalıştırılıp da maaş ödenmeyen işçinin arkasında mı durmuşlar? hayır, aksine bu işçi hakkını aramaya kalkıştığında karşısına dikilip üzerine saldırmışlar. bunun yanı sıra gitmişler, maraş'ta sinemada bomba patlatıp "komünist alevi kürtler bizi öldürecek, onlardan önce davranalım" deyip 300'den fazla insanı sırf alevi oldukları için öldürmüşler. sonra da ne olmuş? süleyman demirel'in başbakanlığı garantilenmiş. demirel o gece dansöz oynatıp bunu kutlamış. gitmişler atatürk'ün evine bomba koyup "amına kodumun gavur rum piç orospu çocukları siktiklerim koydu" deyip iki gün boyunca türkiye'de gördükleri her rum'u öldürmüşler, evlerini dükkanlarını yağmalamışlar, tecavüz etmişler...
bunları anlatmak eğer o güzel tabirle "bok atmak"sa ve benim "takıntılarım"sa, bu halimden çok memnunum. daha anlatılacak çok şey var, ama bir yerden sonra bunların tamamı gereksiz kaçıyor. tek bir şey söyleyeyim, bu girinin yazarı lübnan'a asker gönderilmesine karşı okulunda bildiri dağıtırkan bok attığı ülkücüler tarafından bıçaklanmaya çalışılmıştır. atılan bokların intikamı olduğuna inanmıyorum. ama öyleyse de bunun için yanlış zaman seçmişlerdir. yoksa ülkücüler vatanının ve milletinin refahını ve rahatını düşünen adamlar değiller midir? bunu savuşturmasına rağmen, aynı anda okulunun farklı bir köşesinde başka iki arkadaşının bok attıkları ülkücülerden aldıkları satır darbeleri nedeniyle hasstaneye kaldırıldığını öğrenmiş ve bu işleri yapan teröristler hakkında bir şeyler yapılabilmesi için rektörlüğe koşmuştur. sonrası da zaten bu olayların tekrar ettiği her alanda bilinen süreç: "biz tutanağı fakültesine yolladık, soruşturma açarlar herhalde", "rektör yardımcısı talimat vereden biz kimseyi gözaltına alamayız", "rektör şu an yurtdışında, ya gelip de 'nasıl benim öğrencimi hapse atarsınız' derse?"...
şu meşhur "ülkücüler aslında vatanının milletinin rahatı için uğraşan kişilerdir, sizin gördükleriniz aslında ülkücü falan değil aksine ülkücülerin de sevmediği tiplerdir" şiarını bayrak edinenler, lütfen bana ülkü ocakları istanbul sorumlularından birinin (adını burada vermem hukuken sakıncalı olabilir) okulda her yanımdan geçerken "ananızı sikiceez sizin, hepiniz bundan geçiceksiniz" diyerek satırını göstermesine rağmen nasıl olup da hala aynı konumda görevine devam edebildiğini açıklasın. onu yapması zor olacaksa eğer, daha kolay bir ricam da var. bana bir tanecik provokasyonlara karışmamış, her kürtten nefret etmeyen, devleti dolandırmamış, mafyatik ilişkiler içerisine girmemiş, "vurun kürtlere, bütün servetim sizindir" dememiş ülkücü göstersinler. göstersinler ki, ben de bok atma takıntılarımdan vaz geçeyim.
konu ile ilgili olarak:
(bkz:
ülkücü/@821173)
(bkz:
mhp/@1114218)
(bkz:
kurtlar vadisi terör/@1064316)
(bkz:
hiç gitmediğin okulda adına soruşturma açılması/@1253637)
ve en sevdiğim:
(bkz:
ülkücü yemini/@1270121)