eleştirmenlerin de gidip bayılamayacağı film.
önce iyi bulduğum özelliklerinden başlamak gerekirse:
yavuz bingol tek kelimeyle mükemmel! önünde tüm türkiyenin saygıyla eğilmesi gerektiğini düşünüyorum
nuri bilge ceylan, sanatını konuşturmuş. buram buram fotoğraf kokan sahneler tarzında çok başarılı.
görsel efektler çok iyi. filmi cinebonusta izlediğim için, dijital teknolojiyle bütün keyfini çıkarmış bulunuyorum.
bunlar dışında kötü olanlara gelecek olursak; bir numarada senaryo geliyor
öykü kötü çünkü beni kendine inandıramadı. bingöllü bir adam, yedikulede yetişmiş bir çocuk ve sanki newyorkta yaşıyormuş gibi bir davranış şekli... neden mi böyle davrandılar? bu kadar modern bir davranış şekline ne mi sebepti?
ne olabilir canım. "tabii ki kadının orospuluğu!!!" filmdeki bütün erkekler iyiydi ve kadın gerçekten kötüydü.bir adamın ölümüne sebep oldu. yaptıklarından bir nebze pişman olmadı. gittikçe daha iğrençleşti. halbuki kocası onun için neler yapmış ve yapacaktı
ayrıca ne örnek bir anneydi ne de örnek bir eş.
film bu noktada beni hayal kırıklığına uğrattı
tabuları yıkmaktan bahsedıyoruz. böyle filmler yıkamazsa, hangi filmler yıkacak ülkemizin tabularını diyoruz. ve çok beklenen bu film, sonunda bir tek tabuyu yıkıyor. "o da kadın orospuda olsa affedilebilir" oluyor. bingöllü adam etmiş siz mi edemeyeceksiniz ayrıca diyede sordurtuyor
filmin bunun dışında anlatmaya çalıştığı hayatın tekerrürden ibaret olabileceğiydi. zira son ilginçti( bana göre)
birde filmin ortasında beliren ufak çocuk kafa karıştırıcıydı. bunu ben bütün herşeye rağmen, masumiyeti bulabilecekleri sığnak olarak düşündüm.
baba ve oğul aynı duyguyu paylaştılar bu noktada.( kadın paylaşmadı çünkü kadın iğrenç bir kadındı demin söylediğim gibi)
`
hatice aslan'a gelecek olursak;
radikal gazetesinde yazan
fatih özgüven in filmle ilgili yazısında "yedikuleli kadın böyle mi giyinir" gibi bir eleştiri bulunuyordu.
fatih özgüvenin türkiyede ki birçok kadının son durumundan haberdar olmamasına üzüldüm. yedikuleyede en kısa zamanda gitmesini tavsiye ediyorum çünkü; istanbulda yaşayan birçok kadın ister temizlikçi olsun, ister aşçı; kendine bakıp modern giyinmeye başladı. sokakta gördüğünüz bakımlı bir kadının sosyal sınıfın en alt tabakasında olmasına şaşırmamak gerekiyor artık. belki mavi lensleri abartılı ve iticiydi. onun dışında bu noktada uydurma birşey yoktu.
son söz:
yavuz bingöl için anadoluda yaşayan bir vatandaş, olurda bu filme gidecek olursa ve olurda ilk 10 dakikasından bayılmayıp filmi sonuna kadar izlemeye karar verirse; filmden tek bir şey anlamış olacaktır.
kadın orospudur. ne yapsa yeridir!!
sonrada kendi kendine diyecektir ki
ben biliyordum zaten!!
herkese iyi seyirler. `