(bkz:
copy-paste değil el emeği göz nuru)
***
spoiler ***
mahmut adamlarını yan yana sıraya dizmiş önlerinde sinirli adımlarla
volta atmaktadır, birden durur:
mahmut: "burada toplananlar ve meclis ve herkes meseleyi tabii görürse fikrimde gayet iyi olur... aksi takdirde hakikat gene usulü dahilesinde
* ifade olunur... fakat ihtimal kimi kelleler kesilecektir..." der
atatürk 1 kasım 1922'de
mecliste yaptığı çok haşırdatıcı konuşmasında... meclis birden kendine gelir...
(adamları donmuş vaziyette mahmut'a bakmaktadır)
mahmut: böyle
boka bakar gibi bakmayın bana... alırım ordan adambaşı 2'şer parmağınızı
rüyanızda
piyano çalamazsınız icabında...
şefik: gayet tabi mahmut abi...
mahmut: sen niçin mahmut'un m'sini ufak harf olarak söylüyorsun?...
şefik: hayır öyle bir şey yok mahmut abi...
mahmut: cevap verme... ben konuşuyorum... ben adamın bokundan anlarım (arkasını göstererek) her gözü...
şefik: gayet tabii mahmut abi...
mahmut: ne gayet tabiisi lan?... sen her boka "gayet tabii" diye cevap vererek benimle dalga mı geçiyorsun?... gayet tabii mahmut abi buyur kıtır-kıtır kes parmaklarımızı mı demek istiyorsun?...
fedai: senden parmak mı esirgiycez mahmut abi... buyur benden 10 tane kes...
mahmut: sikter fedai... hiç çalışmıyor lan saksın... ben senin parmağını kesip ne yapayım?... serçe nerde?...
şefik: çay bahçeleriyle ilgili bir görüşmesi vardı mahmut abi...
mahmut: bu konuyu ihmal etmeyin... belediyenin çay bahçesi ihalelerine bizden başkasının girmesi çok ayıp ve tehlikeli olur... onlar açısından yani... ayrıca hiç kimse halka bizim gibi hizmet veremez...
şefik: serçe'de onlara onu anlatmaya gitti zaten mahmut abi...
mahmut: kimi fırınlar fazla ekmek çıkarıyormuş, bir daha duymayım taşkafa... ucuza ekmek satmayı deneyenler varmış, ben duymamış olayım...
taşkafa: o fırınlar bombalandı zaten mahmut abi...
mahmut: hiçbir bakkal belirlenmiş fırınından başka yerden ekmek almayacak ulen...
şefik: bakkallarla başedemiyoruz mahmut abi devamlı
kısa devre yapıyorlar...
mahmut: adam gönderilmiyor mu?...
şefik: e bakkallar acayip son günlerde bizim adamları bıçaklamışlar terbiyesizler...
mahmut: sen gönderdiğin adamı adam gibi göndermiyorsun ki... sen herife "ayısın" dersen herifte
ayı kadar sorumluluk taşır... bir koruma farzı mesela; kendisine "
koruma" denildiği için
köpekçe duygulara kapılarak işini ve kendisini küçümsemekte haybeden amaçsız dövüştüğü içinde genelde dayak yemektedir... sen farzı mesela; herife koruma yerine "
firma ön temsilcisi" desen herifte firma ruhu oluşur, herif ona göre dövüşür... atatürk bu milletle
kurtuluş savaşı'nı işte böyle kazandı lan...
***
spoiler ***