görseller
üçüncü murad 
  
belki ilginizi çeker
  1. · osmanlı padişahlarının mezar yerleri
  2. · fener rum patrikhanesi
  3. · üçüncü murat
gündem
  1. · kedi keserek internette yayınlayan kız
  2. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  3. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  4. · sözlük yazarlarının itirafları
  5. · disko kralı
  6. · öğretmenler günü
  7. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  8. · televizyon dersanesi
  9. · böyle okulun ta mına koyiim

üçüncü murad*  

  1. onikinci osmanlı padişahı.salatanatı sırasında osmanlı sınırları en abartı boyutlara ulaşmıştır.(19.902.000 km2) babası ikinci selim(sarı selim) annesi afife nurbanu hatun´dur.1574-1595 yılları arasında saltanatta kalmış, fas´ı portekiz´lilerden alarak osmanlı topraklarına katmıştır.29 yaşında çıktığı tahtta 20 yıl kalan sultan üçüncü murad, 16 ocak 1595 tarihinde felç geçirdi ve vefat etti.
    (civcivcikcikder, 14.10.2005 01:09)
  2. mezarı ayasofya câmii ön bahçesindeki türbesinde bulunan osmanlı padişahıdır.
    (spartacus, 28.05.2007 21:13)
  3. şair sultanlardandır,muradi mahlasıyla şiirler yazmıştır.

    (bkz: uyan ey gözlerim)
    (peasklepios, 28.05.2007 21:19)
  4. sultan süleyman'ın fransızlara verdiği kapitülasyonlara getirdiği sınırlamanın daha da ötesine geçip ingilizlere de ilk kapitülasyonu veren padişahtır. bu ayrıcalıkların bitmesini sağlayacağı yerine çorap söküğüne yardımcı olmuştur.
    (cyclops1988, 13.01.2008 01:42 ~ 02.10.2009 02:05)
  5. yük hayvanlarına taşıyabileceklerinden fazla yük yüklenmemesi,bu hayvanların haftada bir gün dinlendirilmesi ve binek olarak kullanılmaması yönünde ferman çıkartan osmanlı padişahı.
    (burakk, 09.08.2008 22:32)
  6. döneminde osmanlı devleti' en geniş sınırlarına ulaşmış olan padişahdır. 19.902.000 km kare yüz ölçümüne ulaşmıştır devlet.
    (cyclops1988, 23.09.2008 23:36)
  7. yaklaşık 110 kere baba olma sevincini yaşayan.
    (hammerfoot, 22.10.2008 14:53)
  8. 4 temmuz 1546 doğumlu bir yengeç erkeğidir.
    (kl7mu, 27.01.2009 19:25 ~ 19:26)
  9. yahudi raşel'in oğludur.
    (göğem, 12.08.2009 22:37)
  10. annesi nur banu sultan kendisini safi adlı soylu bir hatunla evlendirmiştir. daha sonra oğlunun bu hatunceyze feci aşık olmasından, haremdeki başka cariyeleri tınlamamasından ve daha da mühimi kendisini artık eskisi kadar sevmemesinden -ana kıskançlığı- korktuğundan ötürü safi adlı hatuna haremdeki cariyelerin kısır olması için büyü yaptırdığını söylemiştir. hatta bununla da yetinmeyip bir hizmetçi kızla cariyeye sarayın ücra köşesinde işkence ettirmiştir. e tabi üçüncü murat da buna inanmış ve safi sultanı boşlamıştır. artık günü birlik ilişkiler yaşamayı adet edinmiş adeta bir playboy olmuştur. hatta üçüncü murat sayesinde bursa ve trabzon civarındaki cariye fiyatları da artmıştır. kendisi 500 kadar cariye almış ve yüz küsür çocuk sahibi olmuştur.
    (qwe3, 08.09.2009 22:58)
  11. bir sabah namazına uyanamaması üzerine gece yatagında bu meşhur şiiri yazan osmanlı padişahı.sözleri ve besteside kendisine aittir.

    uyan ey gozlerim gafletten uyan
    uyan uykusu cok gozlerim uyan
    azrail’in kasdi canadir inan
    uyan ey gozlerim gafletten uyan
    uyan uykusu cok gozlerim uyan

    seherde uyanirlar cumle kuslar
    dillu dillerince tesbihe baslar
    tevhid eyler daglar taslar agaclar
    uyan ey gozlerim gafletten uyan
    uyan uykusu cok gozlerim uyan

    semavatin kapularin acarlar
    muminlere rahmet suyun sacarlar
    seherde kalkana hulle bicerler
    uyan ey gozlerim gafletten uyan
    uyan uykusu cok gozlerim uyan

    bu dunya fanidir sakin aldanma
    magrur olup tac-u tahta dayanma
    yedi iklim benim deyu guvenme
    uyan ey gozlerim gafletten uyan
    uyan uykusu cok gozlerim uyan

    benim, murad kulun, sucumu affet
    sucum bagislayub gunahim ref’et
    resul’un sancagi dibinde ha$ret
    uyan ey gozlerim gafletten uyan
    uyan uykusu cok gozlerim uyan
    (kdronal, 08.09.2009 23:15)
  12. ülkemizde bir ara çok popüler olan safiye sultan adlı kitapta adı geçen padişahtır. safiye sultana aşık olmuştur fakat annesi nurbanu hanım bu aşkı ilk başlarda istemesine rağmen sonraları kıskanıp bu ilişkiyi bitirmeye çalışmıştır.
    (zaphod, 01.10.2009 11:27 ~ 13:01)
  13. sultan murat han o gün bir hoştur. telaşeli görünür.
    sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. neşeli deseniz değil,
    üzüntülü deseniz hiç değil. veziriazam sivayuş paşa sorar
    -hayrola efendim canınızı sıkan bir şey mi var?
    -akşam garip bir rüya gördüm.
    -hayırdır inşallah.
    -hayır mı şer mi öğreneceğiz.
    -nasıl yani?
    -hazırlan dışarı çıkıyoruz.
    ve iki molla kılıgında çıkarlar yola.... görünen o ki padişah hâlâ gördüğü
    rüyanın tesirindedir ve gideceği yeri iyi bilir.
    hızlı ve kararlı adımlarla beyazıt'a çıkar, döner vefa'ya,
    zeyrekten aşağılara sallanır. unkapanı civarında soluklanır.
    etrafına daha bir dikkatle bakınır. işte tam o sırada
    yerde yatan bir ceset gözlerine batar. ahali ile aralarında şöyle konuşma geçer:

    - kimdir bu?
    - aman hocam hiç bulaşma, ayyaşın biri işte!
    - nereden biliyorsunuz?
    - müsaade et de bilelim yani. kırk yıllık komşumuz.
    bir başkası tafsilata girer. aslında iyi sanatkârdır.
    azaplar çarşısında çalışır. nalının hasını yapar. ancak kazandıklarını içkiye,
    fuhuşa harcar. hem şişe şişe şarap taşır evine
    hem de nerede namlı, mimli kadın varsa takar peşine.
    hele yaşlının biri çok öfkelidir; isterseniz komşulara sorun, der,
    sorun bakalım onu cemaatte bir gören olmuş mu?
    hasılı mahalleli döner ardını gider. bizim tebdil-i kıyafet mollalar
    kalırlar ortada. tam vezir de toparlanıyordur ki padişah sorar:
    - nereye?
    - bilmem bu adamdan uzak durmayı yeğlersiniz sanırım.
    - millet bu, çeker gider. kimseye bir şey diyemem.
    ama biz gidemeyiz, şöyle veya böyle tebaamızdır.
    defini tamamlasak gerek.
    - iyi ya, saraydan bir kaç hoca yollar kurtuluruz vebalden.
    - olmaz rüyadaki hikmeti çözemedik daha.
    - peki ne yapmamı emir buyurursunuz?
    - mollalığa devam. naşı kaldırmalıyız en azından.
    - yapmayın sultanım, bunun yıkanması var. tekfini, telkini...
    - merak etme ben beceririm. ama önce bir gasilhane bulmalıyız.
    - şurada bir mahalle mescidi var ama...
    - olmaz vefat eden sen olsaydın nereden kalkmak isterdin?
    - ne bileyim, ayasofya'dan süleymaniye'den, en azından fatih camiinden.
    - ayasofya ile süleymaniye'de devlet erkanı çoktur.
    tanınmak istemem. ama fatih camiini iyi dedin.
    hadi yüklenelim.
    ve gelirler camiye. vezir sağa sola koşturur kefen tabut bulur.
    padişah bakır kazanları vurur ocağa. usulü erkanınca bir güzel yıkarlar ki
    naaş ayan beyan güzelleşir sanki. bir nurdur aydınlanır alnında.
    yüzü şakilere benzemez.
    meçhul nalıncıyı kefenler, tabutlar musalla taşına koyarlar.
    ama namaz vaktine hayli vardır daha.
    bir ara vezir sıkıntılı sıkıntılı yaklaşır.
    - sultanım der, yanlış yapıyoruz galiba! heyecana kapıldık sorup
    soruşturmadan buraya getirdik cenazeyi. kim bilir belki hanımı,
    yetimleri vardır.
    - doğru öyle ya, neyse, sen başını bekle,
    ben mahalleyi dolanıp geleyim.
    padişah garip maceranın başladığı noktaya koşar. sorar soruşturur,
    nalıncının evini bulur. kapıyı yaşlı bir kadın aralar. hadiseyi metanetle dinler.
    sanki bu vefatı bekler gibidir. hakkını helal et evladım der.
    belli ki çok yorulmuşsun. sonra eşiğe çöküp ellerini şakaklarına dayar.
    biliyor musun oğlum diye dertli dertli söylenir! bizim efendi
    bir âlemdi vesselam. akşamlara kadar nalın yapar. ama birinin elinde
    şarap şişesi görmesin, elindekini avucundakini verir satın alırdı.
    sonra getirip dökerdi helaya.
    sonra malum kadınların ücretlerini öder eve getirirdi.
    ben sizin zamanınızı satın aldım mı diye sorar, onlar da aldın derlerdi.
    öyleyse şimdi dinleseniz gerek deyip çeker gider,
    ben menkıbeler anlatırdım onlara. mızraklı ilmihal,
    huccetül islam okurdum ..

    - bak sen! millet ne sanıyor halbuki.
    - milletin ne sandığı umurunda değildi. hoş, o hep uzak mescitlere giderdi.
    öyle bir imamın arkasında durmalı ki derdi, tekbir alırken kâbe'yi görmeli.
    - öyle imam kaç tane kaldı şimdi?
    - işte bu yüzden nişancı'ya, sofular'a uzanırdı ya.
    hatta bir gün, bak efendi dedim, sen böyle böyle yapıyorsun ama
    komşular kötü belleyecek. inan cenazen kalacak ortada.
    - doğru öyle ya!
    - kimseye zahmetim olmasın, deyip mezarını kendi kazdı bahçeye.
    ama ben üsteledim iş mezarla bitiyor mu dedim.
    seni kim yıkasın, kim kaldırsın?
    - peki o ne dedi?
    - önce uzun uzun güldü, sonra allah büyüktür hatun dedi.
    hem padişahın işi ne?
    allahü teâlânın öyle kulları vardır ki, halk onları bilmez.
    hoş bazen kendileri de makamlarının farkında değillerdir.
    hulus-u kalb ile boyun büker ümmet-i muhammede, halifeyi müslimine dua ederler.
    samimi niyazları ile zırh olurlar sultana. bir seher vakti göz yaşı ile
    yapılan dua, binlerce topun yapamadığını yapar.
    kralları yıkar, kaleleri paralar.
    işte nalıncı baba o adsız şânsız allah dostlarından biridir.
    asıl adı muhammed mimi efendidir. bergamalıdır. 1592 yılında vefat etti.
    cenaze hizmetlerini bizzat padişah gördü. ve mübareği evinin bahçesine defnetti.
    kabri üzerine bir kubbe, içine bir çeşme koydurdu. dahası bir tekke ile yaşattı adını.
    türbesi unkapanında, cibali tütün fabrikasının arkasında,
    harabzade camii karşısındadır.
    (karahisari, 26.10.2009 16:43)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil