başbakanın açıklamasına göre; kesin güzergahının, kendisi, ulaştırma bakanı ve istanbul büyükşehir belediye başkanınca yapılacak bir "üçlü helikopter uçuşu"(terime gel) sonrasında belirlenecek olan üçüncü köprü.
ülke ve -en alttan en üste kadar- makamları öyle adamların elinde olmuş ki zaten yıllardır... bilginin, deneyimin, dalında ehil olmanın hiçbir önemi yok bu ülkede. ne makamlarda ne adamlar var, binlerce muadil cevheri elinde diplomalarıyla, doktoralarıyla iş aramaktan köpek olurken...
muhtarlık seçiminden, ssk torpilinden falan bahsettiğim yok. onları geçtim. en kıdemli yerlerdeki adamları kastediyorum.
bir
bakanlar kurulu seçimi olur; başbakan son dakikaya kadar kimi hangi bakanlığa "verdiğini" açıklamaz. rastgele, kendi çıkarlarınca ve parti içi dinamiklere binaen görevleri dağıtır. bir dönem "tarım bakanı" olan ertesi dönem "milli eğitim"in başına geçer. bu adam bu işten anlar mı, kariyeri nedir, ne yapmıştır sorulmaz.
keza; bir
cumhurbaşkanı seçilecektir, meclis çoğunluğunun verdiği dayatma yetisi ve güveniyle(ki buna "demokrasi" diyorlar), yine son ana kadar başbakan seçtiği adamı partideki diğer milletvekillerine dahi söylemeden, kendi seçer, kendi oturtur. cumhurbaşkanlığı be, insaf! devletin bir numaralı adamı! nitelik ara, uzlaşı ara, öyle adayını çıkar. muhafazakarlığın umrumda olmaz da, ucundan demokrat oluver bari.
bu son üçüncü boğaz köprüsü meselesi...
başbakan, ulaştırma bakanı ve belediye başkanı helikopterle boğaz'ın üzerinden uçup öyle karar vereceklermiş köprünün geçeceği istikamete. muhabir soruyor, "tarabya - beykoz yönü diye konuşuluyor efendim ama?" diye, "en kısa zamanda helikopterle üzerinden uçup karar vereceğiz" diyor.
lan bu ülkede hiç mi bir uzman yok, yüksek mühendis, mimar, çevre planlamacı, şehirci yok?! köprü planı da mı sana kaldı?
'adamlar', yine "şuradan geçsin" deyip geçirtecekler köprüyü istediklerince.
bu köprünün de
istanbul trafiğine çözüm olmasını bekliyoruz, hadi bakalım...