felaketim olurdu ağlardım; çaresizlik...
tamamen platonik olan bir aşkı anlatır. nerdeyse herkesin hayatında en azından bir kere başına böyle bir şey geldiği düşünülürse hemen hemen herkese hitap eden bir şiirdir. en can alıcı dizeleri ise aşağıdaki dizelerdir. olayı daha iyi anlatan başka şiir yoktur, üstüne tanımam.
gözlerin gözlerime değince
felaketim olurdu, ağlardım
beni sevmiyordun, bilirdim
bir sevdiğin vardı, duyardım
"gözlerin gözlerime değince
felaketim olurdu, ağlardım"
"gözlerinde beni değil bir başkasını görüyordum'un en güzel ifadesi bence...çaresizlik bu kadar güzel anlatılamaz delicesine sevdiğin seni sevmiyorsa ve yakınındaysa bu şiir seni ifade eden nadide eserler arasındadır...
amacını aşan şiir. kapanan bir yarayı deşen şiir. her seferinde insanı mike tysondan yumruk yemişe veya kafasında roberto carlosun şutu patlamışa çeviren şiir. itirafa, suça ve intihara iten şiir.
her ortamda etrafı salya sümüğe boğan ve her daim boğabilme potansiyeline sahip (tabii okuyana da bağlı) attila (atilla değil) ilhan şiiri.
canınız en çok üçüncü şahıs olunca acır aşkta, çünkü bilirsiniz onun kalbi başkası için çarpıyordur sizse onun hayatındaki herhangi birinden farksızsınızdır ve bu şiir sizin duygularınızın en güzel anlatılmış halidir
o adam
o yüreği sevmekten yaralı
şiire aşık bir insan
o da herkes gibi
payını almış dünyadan
kimi gün ağlamış, kimi gün gülmüş
kimi gün vurulmuş, kimi gün düşmüş
taş olmuş susmuş
kuş olmuş uçmuş
incinmiş, kırılmış, küsmüş
kimini deliler gibi sevmiş
yıldızlar gibi yüceltip övmüş
kiminin yüzüne tükürmüş, sövmüş
bir kere yaşamış, bin kere ölmüş
şimdi 'bir avuç gözyaşı'
'bir demet şarkı'
ve bir de bu 'uykusuz şiirler'
ardından kalan...
işte son perde
işte son sahne
işte..
ahmet selçuk ilkan
bu şiiri yazan adam dururken cenaze gülüşlü bir adama aşık olan kıza sitem etmemize yol açan atilla ilhan şiiri
goethe'nin hiç bitmeyen aşk platonik olandır sözünü doğrularcasına bir aşka "o" olarak dışardan bakan insanın duygularıdır üçüncü şahsın şiiri.ağırdır üçüncü tek-il şahıs olmak.
3. şahsın "felaketi"dir adeta.
kadın bir gün o hayırsız tarafından terkedilince dönecektir 3. şahsa.
belki o kadın artık onun kollarında olacaktır, ama yine sevmeyecektir, kan içinde geceler geçecektir ve ne yazıktır ki 3. şahıs tüm bunları yine bilecektir.
şiir ilk mısrasından başlayarak bir aşkın bir insanı nasıl bir mezara gömebileceğini haykırır.
"allah öldürür dünyadan alır
sen beni öldürdün hayatta bıraktın
cehennem ateşi ahirette olur
sen beni dünyada ateşe attın"
onun şiiridir,
onların şiiridir. bize de avcumuzu yalamak kalır hatıralardan, bir de bir şarkı, şark-ı bir yalan: orda bir köy var uzakta, gitmesek de, görmesek de...
yanlış bilmiyorsam, ki yanlış bilmiyorumdur muhtemelen, şair bu şiiri gemiyle italya'ya giderken gemide gördüğü bir bayana yazmıştır.
ağlamak mı dediniz? demek siz de üçüncü şahıslardansınız. buyrun size attila ilhan. buyrun size üçüncü şahsın şiiri.
çaresizlik mi dediniz? tamam, siz de bizlerdensiniz. yeni katılanlara pek tavsiye etmiyoruz ama buyrun size
anlatabilmeniz için diğerlerine
içinizdeki acizliği
üçüncü şahsın şiiri.
ortaokul aşkı, lise aşkı, yaş yetmiş aşkı... her neye saplanıp kaldıysanız buyrun size...
önceleri bu şiiri okuduğumda farklı anlamlar çıakrtırdım ve hatta sevmezdim de. zira buradaki ikinci kişi ben olurdum. hani şu güldü mü cenazeye benzeyen. hakikaten gülünce ben cenazeye benzerdi ve birilerinin felaketi olurdu ağlardı.
şimdi okuyorum da meğer ne kadar da güzel şiirmiş. meğer üçüncü şahıs ne kadar da acı çekermiş. üçüncü şahıs olarak şimdi farkındayım ki benden daha berbat gülenler de varmış. bu döngü böyle sürüp gidecek anlaşılan. birileri hep ikinci şahıslıktan üçüncü şahıslığa terfi edecek ve o üçüncü şahıslar hep bu şiirle kendini teselli edecek.
ve şimdi ben gülünce, felaketi olmuyor kimsenin üstelik cenazeye de benzemiyorum...
iyi ki yazmışsın bu şiiri attila usta. keşke ölmeden evvel üçüncü şahsın mektubunu da yazsaydın, keşke. kusura bakma herşeyi senden bekliyorum en iyisi ben yazayım onu da. biraz beceriksizim ama müsadenle.
lisedeki edebiyat öğretmenimizin dediğine göre
çolpan ilhan için yazılmış şiirdir.ne kadar doğrudur bilemem ama, cenaze gülüşlü adam
sadri alışıkdır.attila ilhan, sadri alışık'ı kardeşine layık bulmamaktadır.
sessizce bir cigara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
dizeleri de çolpan ilhan'ın sigara içmesi ağabeyini üzdüğünü anlatır.
ben seni sevdim,
sen onu seçtin.
ne diyim bilmem ki!..
allah cezanı versin...
yazan:
o*
atilla ilhan'ın süper bir şiiridir beğenerek okuyoruz-dinliyoruz. fakat anlatımı gurursuzdur (maalesef ki). empati yapacak olursak kolay bir şey olmasa gerek bu şiiri yayınlamak. böyle bir şiir yazılabilir de, fakat yayınlamak da nesi? sevmek güzel şey. gidenin arkasından acı da çekilebilir o da güzeldir. ama bunu ifşa etmek biraz gurursuz bir davranış. bu ifşa da edilebilir belki ama bu şiirdeki çok gurusuzca, yalvaran bir üslup ile olmamalı. bünyeye zarar. vurucu bir şiir evet ama erkekçe değil. ayaklar yere sağlam basmıyor. yazık.
bu şiirde alfabedeki tüm harfler kullanılmıştır.
ikinci şahıs olabildiğimi farkettiren şiirdir.
ben de inanamıyorum ama en güzel
kerem alışık yorumlamıştır bu şiiri dinlediğim kadarıyla. hiç huyu değildir
halbüse.
bu şiir hakkında söylenebilecek en güzel sözleri hıncal uluç söylemiştir. copy-paste yaparaktan size takdim ediyorum:
şiiri sevmek, aşkları, ayrılıkları, umutları, umutsuzlukları şiirle yaşamak.. gençlik yıllarımın en güzel anılarında şiirler vardır hep.. en acıklı olanlarında da.. şairler hayatımızın bir parçasıydılar.. duygularımızın tercümanları..
şiir matineleri düzenlenirdi o zamanlar liseler ve üniversitelerde.. tıklım tıklım dolu olurdu salon.. hele ankara koleji.. bu kültür yuvası o kadar çok şiir günü düzenlerdi ki.. evim kolej'in yanında.. fahri kolejliyim, kaçırmazdım.. şairler gelir kendi şiirlerini okurlardı.. iyi şiir okuyanlar da en ünlü dizeleri.. hele bir gün.. ergun evren kendi şiirini okumuştu kolej'de.. bir başka ünlü şair "böyle şiir lisede okunur mu" diye ayağa fırlamış, terk etmişti salonu.. ergun'la dalga geçmiştik, yıllarca "müstehcen şair" diye..
atilla ilhan şiir matinelerinin en popüler şairlerindendi.. hele bir şiiri vardı, dillerden düşmeyen.. hep top 10'da, hem de başlarda olurdu..
üçüncü şahsın şiiri.. niye çok popülerdi.. çünkü o yaşlarda hele çoğumuzun hayatında bir üçüncü şahıs vardı..
biz bir kızı severdik.. kız da bizi sever- di, ama arkadaş gibi.. gönlünü verdiği biri vardı aslında..
bize güler, ona giderdi..
en felaketi de, kızın yanında o oğlana rastlamak olurdu.. arkadaşımızın sevgilisi.. iyi davranmak zorundayız. delikanlılık, centilmenlik onu gerektirir.. içimizden boğmak gelirdi, ama çaktırmazdık..
en felaketi mi dedim.. yanlış dedim.. en felaketi çok daha başka olurdu..
kız ağlayarak yanımıza gelirdi bir tenhada.. başını omzumuza yaslardı.. sevgilisi ile koptuğunu anlatırdı.. içten içe bir sevinç kaplardı gönlümüzü.. ama dedik ya serde delikanlılık var.. şövalye romanları okuyarak yetişmişlik var..
olur mu?.. fırsattan istifade bize yakışır mı?. uzun uzun teselli eder, akıl verirdik, barışma yollarını anlatırdık.
rahatlardı.. gülerek koşardı.. ona.. üçüncü şahsa..
ve biz açardık şiir defterimizi..
atilla ilhan'ı bir daha okurduk.. o olmaz olası üçüncü şahsın şiirini okurduk..
felaketimize ağlayarak..
(kl7mu, 03.03.2009 23:20)
felakettir,kıskançlıkta varılmış son noktadır adeta insanı ağlatır sözleriyle.