aslında ben tanımıyorum kendisini, hani saat 00:00 oluca "şu an" butonunu tıkladığımızda şu kadar kişi sizi baktı girilerinizi inceledi vs diyor ya, özlemcenin o kişileri içerisinde hiç olmadım.
diyeceksiniz ki insan hiç tanımadığı birinden nasıl sıkılır, sıkıldım işte. ercan saatçinin neredeyse tuvalette gittiği saati bile okumaktan sıkıldım. sol frame de ercan saatçinin adını görmekten sıkıldım. eskiden de sevmezdim kendisini * artık hiç sevmiyorum.
bu arada özlemce nin bu sevgisi bana pek de normal gelmiyor, ya da doğal. nedir altında yatan gerçekten aklıma gelen bir fikir yok ama başka bir nedeni varmış gibi sanki.
özlemceyi ilk fark ettiğimde ercan saatçi hakkında yazdıklarına denk gelmemiştim bile. ercan saatçi ile uzaktan yakından alakası olmayan bir başlıkta duygularını öyle net öyle güzel dile getirmişti ki. tek kelimeyle vuruldum!
özlemce=ercan saatçi olmadı hiçbir zaman benim için. hatta ercan saatçi başlığına yazdığı yazıları ercan saatçi'yi aklımda bir yere koymadan okuyorum. daha dün o başlığa* yazdığı bir giri üzerine kendisine içten bir tavsiyede bulundum;
- o'na buraya yazdıklarından bir kolaj yapıp göndermeyi hiç düşündün mü?
cevabı beklediğim cevaptı;
- mektup yazıyorum ama eline ulaşıyor mu bilmiyorum.
ben kendi adıma özlemceden sıkılmadım. hatta varlığından memnunum. nedenine açıklamam gerekirse; söyleyin bana günümüzde kaç aşık kaldı herkese karşı başı dik, sadık ve tutkulu?
özlemce'den sıkılmak için aşktan vazgeçmiş olmanız gerekir.
bu fikri ortaya atan benim, özlemce den sıkılmak diyen. ama birden sandım ki tek benim bu sözlükte, hani ne bileyim okuma diye tepkiler gelince.
direk ikinci bir şahsa tepki göstermeyip tepkiye tepki gösteren arkadaşların da yaklaşık bir ay öncesinde benzer tepkiler vermiş olması biraz içimi rahatlattı.
özlemce kendisinde sıkılmamış belli ki ve fakat ben sıkılıyorum kendimden bazen. özlemce bıkmamış bir adamı sevmekten, bazen ben kendimi sevmekten bile bıkıyorum.
bir de önerim var özlemce'ye: ufuk-ercan ikilisinin amaney adlı şarkısını ardarda birkaç kere dinlerse, belki bir değişiklik olabilir hislerinde diye düşünüyorum, denemeye değer.
burda sacmasapan konularda konuşan birçok kişi varken özlemce den sıkılmak en son olması gereken şey. mileet geliyor seks hayatını, fantezilerini anlatıyor. özlemce ise ercan saatçi ile ilgili duygularını. ve kullandığı sözcükler ise gayet masum, kimseyi rahatsız etmeyen şeyler. ki ben şahsen özlemce yi tanımıyorum, hatta sözlüğe ilk geldiğimde noluyoruz yahu bile demiştim. ama zamanla anlaşılıyor. kaldı ki okuduklarıma göre 33 yaş üstü olgun ve aklı başında bir kadın ve de üstelik bir anne. sıkılan okumasın. oldu o zaman herkes sıkıldığı yazarı söylesin, herkes bir başlık açsın. var benim de sıkıldığım bir beşinci nesil yazar.