can yücelden;
özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
yokluğun,
hatırladıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
sabahları seni okşayarak başlamaları
akşamları her işi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
''git artık'' demek
''beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa''
demek sana ne de zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karşılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....
gerçek sevgi böyle bir şey herhalde diye düşündüren
can yücel şiiri.
özledim seni söz dinlemeyen tüm kalbimle...
110 parçası...
özledim seni bu gün sebep yokken
uzansam hayallere dokunurum sandım bak
yıllar geçmiş üstümüzden
hala ilk günkü gibi aklımdasın
özledim seni özledim seni
özledim seni özledim seni
sen doğdun
en güzel cümlenin en güzel öznesi
tanrının unuttuğu bu kentte
cennetten düşen bi manzara gibi
özledim seni özledim seni
özledim seni özledim seni
söylenecek çok sözüm vardı
hepsi yarım kaldı
neler ummuştum hayattan
elimde ne kaldı
kırılan kalbim miydi yoksa
karnımdaki bu sancıyla
küflenmiş ruhum unutmadı
unutmadı seni hala
özledim seni özledim seni
özledim seni özledim seni...
kurtlar vadisi'nde polat'ın kollarını açıp halo'nun kendisine doğru koşmasını beklerken söylediği söz!
''halo! özledim seni!''
daha neler görecez...
'devrik cümleler daha mı bir hisli oluyor ne' sorusunu akla getiren cümle
(bkz:
seviyorum seni)
özlemek dostluktandır.
dostluğundan öte bulmalıyım seni.
(bkz:
ahmet telli)
-di'li bir zaman kullanılsa da, halen özlüyor olmak.
(dlord, 06.04.2006 13:03 ~ 13:05)
özledim seni, zaman geçmek bilmiyor... her geçen saniye seni bana yaklaştırırken özlemin katlanarak artıyor...
kanımca son yıllarda yapılmış en iyi türk rock şarkılarından biridir ama ne yazık ki biraz kıyıda köşede kalmıştır.içinde geçen sözler sürekli insanın kulağında çınlar.
kırılan kalbim miydi yoksa
karnımdaki bu sancıyla
küflenmiş ruhum unutmadı
unutmadı seni hala...
içimde saklı kalmış duygularımdan olsa gerek dinle dinle bıkmadığım, kalbimi yumuşatan harika 110
şarkısı. özledim seni cümlesi bir şarkıya ancak bu kadar yakışabilir..
sadece özlenmeye değer olanı özleyebilse keşke insan ama gönül bu söz dinlemiyor ve özlem yakmaya devam ediyor tıpkı selami sahinin o çok sevdiğim şarkısında ki gibi...
özledim teninin kokusunu özledim
özledim sımsıcak nefesini özledim
özledim sohbetini o sesini özledim
gelmedin gözbebeğim can yoldaşım gelmedin
(te5ir, 29.01.2007 23:31)
çok fazla kullanma durumunda yıpratıcı olabilen, iki kelimeden ibaret olsa da etkisi iki kilometre sürükleyebilen cümle.
110 grubunun klibini erken bir şekilde kaybedilen basçıları
serkan aktaşa ithaf ettikleri şarkı.belki bu sebepten ötürü belki de bir şarkının özlemi bu kadar basit,dolaysız bir şekilde ifade edebilmesinin etkisiyle tekrar bir giri yazmayı uygun buldum.
çok alakasız bir ortamda duyulduğunda ağlatan şarkıdır. "söyleyecek çok şeyim vardı hepsi yarım kaldı.." şeklindeki sözleri söyleyecek çok şeyi olanlar için anlamlıdır. şarkı güzeldir, özlemek kötüdür.
her bir uzak kalışta, seni uzakta bırakışımda, aklımdan çıkmayan “sen”le beraber içimde taa derinlerimde hissettiğim, geceleri uykularımı kaçıran bütün herşeyle birlikte kafamda yankılanan bir ses “özledim seni”. kahrolası derslere çalışmak zorunda olmak sesini duymadığım zamanlarda eziyet gibi geliyor, zamanı değerlendirmek içimden gelmiyor, duvarlar üstüme üstüme geliyor şu köşedeki iki pencere tek kaçış yolum gibi görünüyor, defterdeki bütün o yazılar birbirine giriyor sonunda “özledim seni” yazıyor...
beş dakika önce telefonda konuşmuş olsak da geçmiyor, beni kendimle rahat bırakmıyor, daha ne kadar sürecek niye buradayım sorularıyla birlikte ufak çaplı bir isyana dönüşüyor. sonra duruluyorum kendimi daha mantıklı düşünmeye sevk ediyorum buluşacağımız günü düşünmeye çalışıp kendimi rahatlatıyorum. belki de sadece kendi kendimi kandırıyorum ama bu durumda yapılacak tek şey bu belki de... senden uzakta mutlu olmak için yine seninle aldatıyorum kendimi, buluşacağımız günü düşünüyorum ne kadar güzel olacağını düşlüyorum.
ancak bir anda herşey beni senden alıp yine sana getiriyor, senin yanımda olduğun günlere dönüyorum. beraber gülüyor eğleniyoruz –ben yine mutluyum- senin kokunu duyuyorum içim biraz daha rahatlıyor, seni sevdiğimi söylerken gözlerindeki o parıltıyla büyüleniyorum...
bütün bu güzel anılar; adeta uykudan uyanmış da rüya görmüş gibi bir anda gerçeğe dönmemle son buluyor. böyle bir mutsuzluğa çekildiğimi hissediyorum. annem babam depresif bir ruh hali sergilediğimi düşünse de ben mutluyum aslında, sadece duyduğum özlem beni gerçek dünyadan biraz olsun uzaklaştırıyor belki de dışarıya olan tepkisizliğimin nedeni oluyor.
bir gece daha bu düşüncelerle geçerken uykuya yenik düşüyorum ve içerden gelen seslerle sabah olduğunu farkediyorum. bir gün daha geçmiş özlemin artmaya devam etmiş, ancak sana kavuşacağım gün gelmiş yola çıkıyorum, eski ruh halimden surat ifademden eser yok, bir neşe tufanı sarmış her yanımı... yolda ilerlerken asfaltın çizgilerini sayıyorum, çizgiler arttıkça yol kısalıyor, yol kısaldıkça sana daha da yaklaştığımı biliyorum ve yine mutluyum... seni seviyorum...
özledim seni.
gelmeyeceğini bile bile özledim.
en hafif dokunuşlarından,
tokat gibi çarpan sözlerine kadar özledim.
seninle birlikte seni yaşamayı özledim bitanem.
eskiden geçmiş zaman diye özledim diyemezken,
şimdi geçmişim oldun sen.
en sevdiğim anılarım oldun.
umutsuz geleceğim oldun.
ben oldun,
sen oldum,
biz olduk,
olmuştuk..
her bir cümlesi ayrı bir acıtan,ayrı bir düşündüren 110 şarkısı.
özlenen biri varsa eğer ki ve kırılan bir kalbin yanında karnınızdaki o sancıyla küflenmiş ruhunuz o'nu unutamamışsa hala fena halde can yakıcı etkisi artan güzel şarkıdır.
(bkz:
özledim seni bugün sebep yokken)
tek kelimeyle içimdeki hisleri dile getirmiş 110 şarkısı..
insanın içini acıtan, kalbini biraz daha kanatan kısa ve öz 110 şarkısı. eğer ki unutmaya,özleminizi bastırmaya çalışırken bir yerden kulağınıza çalınırsa vay halinize.
dinledikçe özlemimi kanatan
110grubunun parçası.
özledim seni... tarifi yok özleminin... canımı çok acıtıyor sadece, çok ağlatıyor o kadar... özlemin arttıkça zaman daha da geçmez oluyor sanki, hava daha çok soğuyor... özledim seni... bir yıl üçyüzaltmıişbeşgünaltısaat, üçyüzaltmışbeşgünaltısaat bir yıl... özledim seni, tarifi yok...
can dündar'ın köpeğine yazdığı şiiri.
özledim seni...
saatlerin gece yarısını çoktan vurup geçtiği, yarına başladığımız dakikalar...
ben seni özledim.
adımı kulağıma hiç fısıldamadın.
bana beni sevdiğini de hiç söylemedin ki...
elimi hiç tuttun mu?
ya da gözlerimiz birleştimi?
radyoda, bir sonra çalacak şarkıyı bana tutup, sözlerini beğenmediğinde, "bundan sonraki şarkı bizim olsun" filan dedin mi?
ya ben...
seni düşünüp, senin içinde olduğun... o uykusuzluk girdabında, zorla rüyalara akışımda seni görmek için çırpınıp, ama senden başka herkesi gördüğüm rüyalarımda...
boşver...
bazen elele yaşanmaz sevdalar
gözlerde buluşulmaz...
saat geçmiş... ya da sabahmış...
bilemezsin.
sen bir yerlerdesindir
ben başka yerlerde...
ben şiirler okurum sevdalar üzerine
sen...
gözlerinde mahmur bakışlar, ve aklında ben olmaksızın, yarının telaşıyla...
ama...
bilemem ki...
biz bir şeyleri yaşamak isterken ne çok yaşanacakları kaçırdık farkında mısın?
seni seviyorum' la başlayan cümleleri kaçırdık önce
kaçtık...
severken sevmekten
kaçtık esir olmaktan aslında esirken sevgiye...
bile bile.
sonra birbirimiz için söylediğimiz şarkıları kaçırdık
ve
ellerimizi kaçırdık birbirimizden
ve gözlerimizi kaçırdık
başka başka yerlere bakarken, aslında birbirimize bakarken...
yaşamaktan korktuğumuz dakikaları kaçırdık.
şimdi sen yoksun
ve ben olabildiğimce özgür, olabildiğimce masum
seni yazıyorum suya...
seni seviyorum
sen bana hiç söylemedin ama
ben suya bakıyorum ve...
seni
görüyorum...
(safsata, 02.03.2008 00:27 ~ 00:27)