özgeci davranışın evrilmesini genetik bağlamda hamilton
akraba seçilimi ile açıklıyordu. ancak genetik akraba seçilimi, gördüğümüz her özgeci davranışı açıklamaya yetmiyor.
"vatan uğruna" ölen askerleri genetik özgecilik değil
memetik özgecilik açıklar. bir insan genetik akrabalığı olmayan, hatta hiç tanımadığı başka insanların canını veya refahını korumak adına ölüme gidebiliyorsa o insanlarla başka bir bağı vardır: milliyet, din, kültür, yani memler. bu insanlar arasında genetik bir akrabalık değil, memetik bir akrabalıktan bahsedebilir ve akraba seçiliminin memler için de işlediğini düşünebiliriz. “türklük”le ilgili memlere sahip yüz tane insanın korunması için bu memlere sahip on kişi kendini feda ederse, türklük memleri bu işten kârlı çıkacaktır. bu kişilerde memler genleri yenmiştir çünkü genler kendi çıkarları için insana hayatta kalıp üremesini ve çocukları için yatırım yapmasını (gerekirse onlar için canını vermesini) emreder. vatan, din, özgürlük gibi memlerin gen emirlerini yenebildiği ve kişiyi ölüme götürebildiği böyle vakalara
memoid diyoruz.
memoidlerin memetik akraba seçilimi dışında başka bir ilginç tarafı var: uğrunda ölen birilerinin olması, bir memin yayılması ve güçlenmesi için, o ölen kişilerin hayatta kalarak iletişimle yayılma sağlamasından çok daha etkili bir yoldur, "
vatan eğer uğrunda ölen varsa vatandır". john evers memlerin, sadece nesilden nesle dikey olarak yayılabilen genlerin aksine iletişimle veya görülenin taklit edilmesi ile yatay olarak da yayıldığını hatırlatıyor ve sözkonusu durumu şöyle açıklıyor: özgeci davranış başkalarının iyiliği için yapılır, bu yüzden büyük olasılıkla o başkalarının yanında vuku bulur (yahut bir şekilde o başkalarının "kulağına gider", bunu “şehit haberleri”ni düşünerek ben ekledim), bu yüzdendir ki o özgeci davranışa sebep olan memin, o başkalarına kopyalanma olasılığı yüksektir (her şehit haberinde kafamızdaki türklük memleri güçlenir, bazen yürüyüşler yapılır, bayraklar sallanır). ölüm her zaman dikkat çekicidir, bu yüzden bir mem uğruna ölen birisi, tüm dikkatleri o meme çeker. bütün bunları şöyle özetlememiz mümkün: özgeci davranışa sebep olan memler yayılma konusunda üstünlük sağlar.
heylighen, memetik akraba seçiliminden bahsederken aynı kültürel yapıya ait bireylerin kendilerini bazı davranışlar veya görünüş özellikleri ile işaretlediğini hatırlatıyor ve bu işaretler sayesinde kimin “bizim takım”dan olduğunu anladığımızı, ona göre özgeci davrandığımızı ve özgeci davranış beklediğimizi söylüyor. sözkonusu işaretlere sahip biri, beklediğim özgeci davranışı göstermezse onu grubun diğer üyelerine ispiklerim ve cezasını alır; dayağını yer veya gruptan atılır: “işaretleri taşımazsan, iyi davranmamızı bekleme. işaretleri taşıyor ve bize iyi davranmıyorsan, hayatını tehlikeye atıyorsun.” bazı işaret örnekleri olarak aklıma türban, ülkücü bıyığı ve selamlaşması, futbol takımı formaları, metal müzik grubu tişörtleri ve metalci işareti “double-horn” geliyor. heylighen'in anlattıklarının sosyal psikolojiden farkını göstermek için, bu işaretlerin de memetik evrimin ürünleri olduğuna, ilgili mem birliklerine dahil olarak memetik akrabalığı imlediklerine ve akraba seçiliminin kesinlik oranı çarpanına denk geldiklerine dikkat çekmek istiyorum.
memetik özgeciliğin sebebi iletişimin, işbirliğinin ve yardımlaşmanın memlerin daha çok yayılmasını sağlamasıdır. “ahlak veya din yüzünden iyiyiz” demenin de “memler yüzünden iyiyiz” demekten farkı yoktur. memetik altruizmin genlerin yayılma yolunu nasıl kestiğine, memler kazanırken genlerin nasıl kaybettiğine dikkat çeker giderim ben de.