merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.
  1. 1

özgür gümüşsoy

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  1. "kasım ayının 1984’üncü gösteriminde istanbul’un en talihsiz metrekarelerinde doğduğu ve hâlen “iki yakası bir araya gelmeyen deli gömleği” diye adlandırdığı o akli dengesini yitirmiş şehirde ikamet ettiği rivayet edilmektedir. sarı sıcak çocukluk günlerinde tren raylarına eğilip de kulağını dayadığında, tanrının ona ilk emrini de duyacaktır. –aşk!

    gecenin mayasına güneş katma çalışmalarına; böğürtlen bahçelerinden aldığı mor lekelerin gölgesinde, ateş böceklerinin haklı mücadelesine o pervasız gülüşüyle iştirak ederek başlamıştır. ilk yenilgileri de yine bu günlere rastlamaktadır.

    kanayarak ve yaralarının toprak bütünlüğünü tanıyarak büyürken, zihnini eşeleyen hayata dair o imla hatalarını da göz ardı edemiyordur artık. kelimelerle tanışıklığı uzun yıllara tekabül etmese de, sağlam temellere dayalı bir dostluk kurmaları çok da vakit almamıştır. kalem ve beyaz kâğıtların itilafında girdiği her savaşta günbegün ölse de, cephede kurşunların da can verebileceğini anlatmayı inatla sürdürmüştür. keza yazara göre aşk biraz da; -dengesiz ipler üzerinde trapez gösterisidir!

    yazar, tarih içinde tertip edilmiş çeşitli kıyametlerde muhtelif ecellerle ödüllendirilmiştir."

    bu biyografi yazarın kendi sitesinden alıntıdır.

    özgür gümüşsoy şu günlerde bir kitap hazırlığında.kitabın adı içimdeki "sen" kırıntıları.

    ben böyle güzel şiirler okumadım. bu adam kızıyor, sövüyor, aldatıyor, aldatılıyor, gidiyor,gitme diyor..

    çok başarılı bir genç sair. şöyle ki:

    " aşk, hırsızlığa girdiğin evde tanrı misafirliği biraz da"
  2. ''-sen; bu alacakaranlık renkteki ormanda kaybolmaktan korkmamı engelleyen o korunaklı ağaç kovuğusun. başında koparılan onca fırtınayı göremiyorum evet. üzgünüm çok…
    ben…
    o kadar da güçlü değilim inan
    dünya aleme yetecek kudrette kelimeleri olan ben
    tek lafına yıkılırım.''

    diyerek beni vurmuş...

    ''şimdi; girdiğin bir sokağını daha sonra asla bulamayacağın, zemini jiletten bir labirent düşün. tam da orası aşk’tır işte.
    ve ben her ne hikmetse; orada, oranın her sokağında defalarca gördüm seni.
    yüreğim buruşturulmuş halde ellerinde, öylece…''

    kelimeleri ile şaşırtmış...

    ''ilik gibiydin sen, amiyane tabirle. güzellik neden böyle anlatılır bilmem de, kanla bağın kesindi. yerden göğe kadar farklıydın. üstelik haklıydın da, bu havalarda makûs kaderimizden dışarı çıkmamak daha akılcı olurdu. “beni yağmurla karşıla, kuru kuru gelme öyle!” demiştin sanırım anımsamıyorum şimdi geçmiş vakit, aldım kara bahtlı bulutlarımı kapına kadar geldim. caydın yine sonra, sokaklara taşmanın sırası değildi güya. can evimiz neyimize yetmiyordu ki? birer kahve içtik, bob dylan’ın anısına. oturduk öteden beriden bahsettik, gündemi takip ettik amansızca. hep bir çıtırtı koptu öpüşeceğimiz sıra, hep bir kıyamet koptu yanına yanaştığımda. ha bence o muhabbet kuşunun sana söylemek istediği çok önemli bir şey vardı. belki gömülü bir düşünü görmüştü uzak diyarlarda, ondan haber salacaktı. bir sessizlik oldu birden, bir ihmal bir ihtimal oldu. “bu kadar da yalnızlık olmaz ki canım, ben bile yokum artık sen düşün gerisini.” demiş bulundum. içeri koştun hırsla, hani yangından kaçar gibi bir bakıma.''

    cümleleri ile de canımı fazlasıyla yakmıştır!

    çok iyi ve oldukça profesyonel bir şairdir, candır, tatlıdır.. tanırım kendisini ki tadından yenmezdir; o derece!
    kitabı geçtiğimiz günlerde nihayet çıkmıştır ve bizi sevindirmiştir. umarım ikinci üçüncü ve daha nice sayıda kitapları daha gönlümüzde yerini alıverir...


    ayrıca sanatçının http://ozgurgumussoy.com/ adlı kişisel sayfasında bilgileri ve şiirleri de bulunmaktadır; sitede kendisi ile iletişime geçmek de olldukça mümkündür.
  3. -ağlama ne olur, yanaklarına güneşler ekeyim. ağlama!
    -hayır ağlamıyorum. su gibi gidip su gibi gelsin diye, sevdamı uğurluyorum yalnızca...
  4. "ben bu aşkın küçüklük hallerini bilirim, elime doğdu
    meczup bir babanın o gizli sevgi gösterileri misali
    gündüzleri azarlasam da, gece başucundan ayrılmam senin…" diyen sıra dışı şair.
  5. "bu, türkçeyi nasıl kullanmaktır ya rabbim!" dedirten kişi.

    ecza dolabına çarparak alnını kanatıyorsun, dalgınlıkla.
    sonra elini aynı dolabın içine doğru uzatıyor ve belki yarabandı kalmıştır diye umut ediyorsun.

    alınyazını kanrevan edenden, medet umuyorsun yani bir bakıma;

    sanırım, aşk da tam böyle bir şey işte!

    [özgür gümüşsoy // yürek için ihtar vakti]
  6. kafası farklı çalışan genç yazar.

    "yaşı gençten bir âmâ’nın; şehrin en işlek caddelerinde gezintiye çıkmasındaki o cesaretle seviyordum seni oysa. bütün tehlikeleri göz ardı ederek…" (ateşten gömlek kreasyonları)
  7. "hafızamı eşeleyen bir telefon numarası gibi aklımdasın sürekli
    doğru olmasan da hep seni tuşluyor parmaklarım..." diyen yeni nesil şairdir. kelimelerle bu denli güzel oynamasıyla sunay akın'ı andırmaktadır.
  1. 1