belki ilginizi çeker
  1. · özelleştirmeyi kötü sanan zihniyet
  2. · kemal unakıtan
  3. · esnaf yalanları
  4. · en sevilen girilerden kısa hikayeler oluşturmak
  5. · babalar gibi satarım
gündem
  1. · öğretmenler günü
  2. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  3. · giyotine yolladılar gitmedim
  4. · beşiktaş
  5. · prison brake
  6. · çok istenip de olunamayan meslekler
  7. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  8. · beşiktaşın kasap defans oyuncuları
  9. · fakr ü zaruret

özelleştirilmedik yer kalmayacak  

  1. babalar gibi satarım deyişinin mucidi kemal abi'den başka bir özlü söz.

    13.07.07'de edirne'deki milletvekili tanıtımda konuşan kemal abimiz aynen şöyle buyurmuşlar ; “bu yerleri (devletin işlettiği kurumlardan bahsediyor kendileri) sattım. şimdi bu çiftliklerin hepsini özelleştiriyorum. artık kimse buralardan yiyemeyecek. onların eline hiçbir şey bırakmayacağım. hepsini özelleştireceğim. bunların içinde boğaziçi ve fatih sultan mehmet köprüleri dahil tüm otoyollar var”

    http://www.ntvmsnbc.com/...
    (insomniaque, 14.07.2007 15:02 ~ 15:04)
  2. (o s c a r, 14.07.2007 15:04 ~ 15:57)
  3. "devletin kendi içindeki hortumculara yedirmemek adına" bu lafı söylemiştir unakıtan efendi hazretleri.4 yılda güzel güzel hortumladı kendisi çaktırmadan.önceden yediklerini hiç söylemeye gerek de yok zaten.eh,bundan sonra da kimseye yedirmemek gerek tabii.arap,yahudi dostarımıza satalım ki yabancıya gitmesin.onlardan da kendisine döner zaten.devlete yararı olacağına unakıtan efendimize yarasın...yarasın koçumuza...
    (eldar, 14.07.2007 15:11)
  4. (tazmanya canavarı, 14.07.2007 15:25)
  5. babası %87 ihtimalle likit yumurta işinde olan itü sözlük yazarları tarafından desteklenen kemal abimizin son gafı.

    ya ne olacağını sandın ? sen petkim'i ermeni diasporası destekçisine satarken millet susup da alkışlasın mı soysuzca ?

    umarım bu kararlılıkla gaflarına devam eder. zira her seferinde maske biraz daha aşağı iniyor.
    (insomniaque, 14.07.2007 15:25 ~ 15:26)
  6. sadece "sağlık, güvenlik ve eğitim" alanında hizmet vermesi gerektiğini düşünenlerin savundukları söz öbeği.

    ulan tamam anladık devlet sadece sağlıkta, güvenlikte, ğitimde olsun. geri kalan her şeyi satsınlar. e hani sağlık, eğitim, güvenlik? doğuda daha okulun dışındaki derme çatma wc'de tuvaletini yapmak için sıraya giren bebeler var. izlemiyor musun hiç savaş abi'yi? çocuklar daha tuvalet'in ne demek olduğunu bilmiyorlar, görmemişler ki hiç. klavyenin arkasından "bik bik" ötmek çok basit.

    güvenlik desen güllük gülistanlık maşallah. bunları savunanlar tsk'ya bütçeden milyar dolarlar ayrılmasına da karşı. laf olsun diye parti destekliyorlar işte.

    ya eğitim? şehir merkezine okula gitmek için kilometrelerce yürüyen, sırtlarında torunlarını okula taşıyan yurdum insanlarına bakın da görün...ama göremezsiniz. ilk önce o gözlükleri bir çıkartın...

    edit: bu hükümet 2002'den beri satıyor maşallah. niye eğitim'de, sağlık'ta, güvenlik'te bir gelişme yok? o zaman buna da cevap verelim. niye? satmadı mı en kar getiren kit'leri, işletmeleri, limanları? indirmedi mi cebe milyar dolarları? niye gelişmedi bu devletin sadece olması gereken alanlar?...
    (caps lock, 14.07.2007 15:37 ~ 16:00)
  7. akp ana politikası.
    (witchontheroof, 14.07.2007 16:18)
  8. malum hükümetin türk cumhuriyeti' ni sadece iş gücünden yararlanılan bir çin ülkesi haline getirme çabasıdır. yakında tarım ve köy işleri bakanlığının(!) da satılmasıyla bu amaca tamamıyla ulaşılmış olacaktır. artık üretim yapılmayan, ülkemizdeki sermayeleri satın alan yabancı güçlerin himayesindeki iş yerleri ve fabrikalarda canı çıkana kadar çalıştırılan insanların bulunduğu bir ülke haline gelişimizin bir işaretidir bu. yapılacak tek şey 22 temmuz' da sandık başına geçtiğimizde elimizi vicdanımıza koymaktır.
    (magician, 14.07.2007 16:33)
  9. doğuya çok şehit gidiyor canım orasını da mı satsak da demesi muhtemel kişidir bu unakıtan.
    (diabolic, 14.07.2007 17:21)
  10. kendi fikirlerinden başka fikri kabul etmeyen, her istediğini kafasına göre yazan, sorgulanmaya aşina(!) olmayanların arkasında dimdik durdukları cibiliyetsiz söylemi.

    bunlar eğitim'i de babalar gibi özelleştirmiştir, sağlık'ı da. gidin her yer özel hastane, özel poliklinik. parası olana bakılıyor. nerede kaldı devlet'in sosyal kimliği? bu hükümet geldikten sonra özel hastaneler türemiş, devlet ile sürekli "anlaşma" adı altında bilakis devlet soyulmaya başlanmıştır. gördük ihalelerdeki yolsuzlukları, kimlerin başkalarının üzerinden tabela şirketi kurup ihalelere girdiğini, ihaleleri aldıklarını.

    bunları görmezsiniz ama. gördüğünüz tek maaş, çift maaş olayıdır. en azından tek maaş, çift maaş ile vatandaş işsiz kalmıyor, herkes doyuyor. ya diğer türlü? çek peşkeş'i, al ihaleyi, 3-5 kişi zengin olsun. bu mudur senin sosyal adalet anlayışın? kit'leri adam etmek için uğraşmak yerine kolayına kaçıp 5-10 yıllık karına satmak mı yani çözüm? o şekilde babam da çözer bu meseleyi.(gerçi çözemiyorsunuz da, ben ona yanıyorum)
    (caps lock, 14.07.2007 18:33)
  11. bir delik var, orayı da özelleştirecek misiniz diye sorular sormamıza neden olan cümle. (bkz: anladın sen onu)
    (adsız, 14.07.2007 18:35)
  12. akp iktidarı devam ettiği sürece gerçekleşme olasılığı yüksek ve korkulan durum...
    (kırmızıkanguru, 14.07.2007 20:49)
  13. bu sözü savunan bazı aklı evvel sözlük yazarları bütün kit'leri dolaşmış, bunlar hakkında çok ayrıntılı bilgi sahibi olmuş bizi aydınlatmaya çalışıyor.

    "1 kişilik işi 6 kişi yapıyor işin başında 4 kişi duruyor, kenarda duran diğer 2 kişi ise tüm gün çay içip gazete okuyor."

    burada şair bize kit'lerde fazla adam çalıştırılıyor demek istiyor.

    "ama kamu işletmeciliğini geliştirme merkezi vakfı'nın (kigem) saptamalarına göre kit istihdamının toplam istihdam içindeki payı geleneksel olarak %4. ancak bu oran 1985-1995 arasında %30 azalarak %2.8'e düşüyor. istihdam azalması sanayi kitlerinde daha da çok oluyor ve aynı dönemde %11.9'dan %6.4'e düşerek neredeyse yarı yarıya azalıyor. kit'lerde çalışan sayısının düştüğü aynı dönemde, kit dışı sektörlerde istihdam, türkiye genelinde %3.67 oranında artış gösteriyor. 1985-1995 yılları arasında 125.000 çalışanın işine son verildi. 1995-2007 arasında ise 275.000 kişinin işine son verildi. 1985'de 653.000 olan çalışan sayısı, 2007'de 218.000'e kadar düştü."

    yaz dönemi stajı için gittiğiniz postanede edindiğiniz izlenimlerle, yaptığınız derin analizlerle koskoca özelleştirme politikalarını açıklamaya çalışırsanız olacağı bu. az biraz gazete, kitap oku, araştır be adam. her söyleneni hap gibi niye hemen yutuyorsun. sorgula biraz.


    "ödediğimiz vergiler kit'lerde milyonlarca dolarlık görev zararları adı altında bok yoluna gidiyor. kit'ler yıllardır zarar ediyor."

    "özelleştirme uygulamalarına gerekçe arayanlar uzun süre kit'lerin zarar ettiğini, devlet bütçesine yük oluşturduğunu ve kamu açıklarına yol açtıklarını söylediler, söylemeye de devam ediyorlar. parti başkanları ve onların ekonomik kurmayları zarar miktarlarını katıldıkları toplantıların heyecanına göre diledikleri gibi yükseltiyorlardı. tansu çiller, bunu günde 5 milyon dolar'a kadar çıkarmıştı. ancak kit'ler bütün engellemelere rağmen hala şaşırtıcı bir biçimde kâr ediyor."

    gelin elimizdeki verilere bakalım.

    "kit'lere son 15-20 sene boyunca hemen hiç yatırım yapılmadı. kit yatırımlarının toplam yatırımlar içindeki payı %38.4'den %5.3'e düşürüldü. istihdam %13.8 oranında azaltıldı. kit ürünlerinin rekabet olanaklarını ortadan kaldıracak her türlü önlem geniş bir biçimde uygulandı. mesut yılmaz hükümeti "enflasyonu önlemek için" kit ürünlerine enflasyonun %80 olduğu günlerde 6 ay zam yapmama emri verdi. kit'ler bilinçli bir biçimde iç ve dış borç sarmalına sürüklendi.

    ancak bütün bu olumsuz koşullara karşın kit'ler hala kâr ediyordu. hazineye yük getirmiyor aksine katkı sağlıyorlardı. hazine müsteşarlığı'nın verilerine göre kit'ler 1998 yılında 10 katrilyon 559 trilyon lira gelir elde ettiler. görev zararları ve tüm giderler düşüldükten sonra kit'ler 1998'de 1 katrilyon 144 trilyon lira net kâr elde ettiler. 1997 yılında teaş 11 trilyon 610 milyar, tedaş 148 trilyon 78milyar, tmo 17 trilyon 215 milyar, tekel 15 trilyon 215 milyar lira kâr etti. 1998 yılında türk telekom 111.5, petrol ofisi 15.7, tki 12.8, dhmi 8.4, türkiye şeker fabrikaları 6.3 trilyon lira kurumlar vergisi ödedi."

    bu kit'ler mi yıllardır zarar ediyor amına koyim? hadi ordan! devletin en büyük gelir kaynakları, hazineye en çok kaynak aktaran kit'ler birer birer 5-10 yıllık kârlarına satıldı işte. tekel, telekom, petrol ofisi vb. hepsi resmen peşkeş çekildi. devletin gelir kaynakları birer birer satıldı, peki devlet nasıl gelir elde edecek, ayakta kalacak? bunun cevabını verebilecek bir tane özelleştirme yanlısı adam yok memlekette. çünkü devletin ayakta kalması onların umrunda bile değil.

    artık ezbere konuşmayı bırakın. her söyleneni araştırmadan, sorgulamadan, analiz etmeden körü körüne kabul ediyorsunuz. söylediklerinizin yanlış olduğu ortaya çıkınca, ayar üstüne ayar yiyince de gözünü kan bürümüş kuduz köpek gibi etrafa saldırıyorsunuz. hatalı olduğunuzu, yanlış bildiğinizi kabul etme erdemini göstersenize. bu erdemi sizden istemek, istemekten öte böyle birşey yapabileceğinize inanmak ise benim saflığım, hatalıyım özür dilerim.

    "ekonomik ve toplumsal kalkınmada devletin öncülüğünü ve özellikle temel üretim alanlarında kamu gücünün kullanımı, başarılı olmanın ön koşulu durumundadır. bütün gelişmiş ülkeler gelişmelerini böyle sağlamışlardır. kamu mülkiyeti bu ülkelerde hala önemli bir yere sahiptir. yüksek teknoloji gerektiren endüstri dalları mutlak bir biçimde devlet denetim ve desteği altındadır. sanayileşmiş batı ülkelerindeki gelişmenin kökleri, beş yüz yıl önceki "merkantilist devletçiliğe" dayalıdır. tarihin her döneminde, her ülkede ve her alanda devlet toplumsal gelişmeye öncülük etmiştir. ekonomiden kültüre, ticaretten politikaya dek tüm yaşam alanlarında bu böyledir.

    başka ülkelerden çıkar sağlayan ve bu çıkarları elde ettiği gelişme üstünlüğü üzerine oturtan güçlü ülkeler, var olan dünya dengelerini (dengesizlikleri) korumak isterler. bu isteğin uygulamadaki gerçek anlamı güçlünün daha güçlü, güçsüzün daha güçsüz hale gelmesidir. bu amacın emperyalizmi anlatan politik ifadesi ise, "gelişirken geliştirmeyeceksin" dir. gelişmiş ülkelerin, kendi devlet yapılarını alabildiğince büyütürken, azgelişmiş ülkelere ısrarla devletin küçültülmesini önermelerinin gerçek nedeni budur."

    not: giride kullanılan tırnak içindeki yazılar metin aydoğan'ın "ekonomik bunalımdan ulusal bunalıma" kitabından alıntıdır.
    (strateji, 18.07.2007 15:01 ~ 08.09.2008 04:57)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil