çağrı merkezinde çalıştığım zamanlardı. çağrının sonlarına yaklaşırken, gözümün yanıyla, 2 yanımda oturan arkadaşımın yere doğru düştüğünü gördüm. zannettim ki, sandalyeyi denk getiremediği için düştü. gülmeye başlarken o yöne doğru baktım ki, kız yerde bir titreme içerisinde, elleri yumruk olmuş şekilde yatıyor.
çağrıdaki müşteriyi hızlı bir konuşmayla yolladım, kulaklığı fırlattım ve kızın yanına koştum. ilk yardım konusunda çok deneyimli olduğum söylenemez. ama, önce kızı yan çevirdim, sonra avuçlarını açmaya çalıştım. nasıl bir kuvvetse, yok, açılmadı. su getirdiler, yüzüne çarptım birkaç kez.
100 kişinin üzerinde çalışanı olan bir şirkette, bir tane doktor yok. yakasını falan açtık, 10 dakika civarındaki titremeler, bir püskürtmeyle son buldu. kalkabilirse karşı tarafa götürelim, biraz hava alsın dediler. takım liderinin gülüşmelerini de duyuyorum bu sırada. kucakladım ve karşı odaya götürdüm.
biraz daha açıldı. oradakilere bıraktım ve hatta geri döndüm. yanımdaki arkadaşım, hattımı molaya alıvermiş. moladan çıkıp kulaklığımı takarken, az önce gülücükler saçan takım lideri yanıma geldi ve;
+ dka, lütfen hattını molaya almadan telefondan çıkma. bu seferlik sadece sözlü uyarıyorum.
ben, diğerlerine göre daha yeni bir elemandım. o kızın
sara hastası olduğundan haberim yoktu. takım lideri biliyormuş, o yüzden bu kadar rahatmış. sonrasında ambulans geldi.
tanım :
sara hastasını, çağrı merkezinde işe alan, 100 kişinin üzerinde işçi çalıştırıp, tek bir sağlık çalışanı bulundurmayan, çalışanı yerde yatarken gülebilen, söz konusu insan hayatı da olsa işini terketmemek gerektiğini bildiren kişi ve kurumlara
özel sektör denir.