kendisini stüdyoda bulduk:
- tatlı bir yorgunluk var gibi?
- evet keyifli, adeta
yaşanmışlıklarla yüklü bir yorgunluk. belki de bir arınma anı, içsel yolculuk, kekremsi bir tat, izdüşüm...
- özel mesajlardan hep değil mi?
- yok stüdyoyu boyadım da (gülüşmeler). indigo mavisi. nasıl buldunuz?
- ee... mavi. peki, neden özel mesaj?
- özel olduğu için elbette. (gözleri dalıyor.) siz sözlüğü bilmezsiniz. aslında göründüğünden çok daha az kız var. direkt nik altına "inanılmaz derecede tatlı bir insan" yazmanın riskleri büyük. kaldıramıyorum artık. insanlar beni örseledi.
- ya işin vitrini?
- şimdi, bir giriyi favori seçtiğimizde sahibine mesaj gitmesi işleri bir parça kolaylaştırdı tabi. önceden bu durumu göze sokmadan hissettirmek için kırk takla atardık. artık kızlar beğenildiğini hissetmek istiyor, bunun söylenmesini değil.
- kıvamı tutturmak önemli yani.
- elbette, "ben de kurt öldüğü gün ağlamıştım." dönemleri çoktan geride kaldı. teknoloji gelişirken kullanıcıların aynı kalacağını düşünmek kadar büyük yanılgı olamaz. bırakın ortak ilgi alanlarınızı da karşı taraf farketsin. cart diye bütün kartları açmakla olmuyor, eşli king değil bu.
- bir de msn alma sorunu var?
- bakın, msn göründüğü kadar büyük bir avantaj değil. sözlük postanesi'nin en sevdiğim tarafı ne biliyor musunuz; yazmadan önce üç-dört dakika düşünme fırsatı vermesi. msn'de ise geldiği gibi sallamak zorundasınız. herkesin harcı değil o. kızları her an şaşırtamazsanız bu oyunda çabuk düşersiniz.
- hiç bu yönden bakmamıştım.
- öyle tabi, ben neden kantinde değil de sözlükte kız düşürmeye çalışıyorum sizce? düşüne taşına, gerekirse kaynak taraması yaparak her an etkileyici sözler, saplamalar bulabildiğim bir ortam burası.
- peki, şikayetleriniz yok mu?
- olmaz mı. "kız düşürmenin en iyi yolu çelme takmaktır." gibi espriler, artık yapılmasın lütfen. bunlar hem yapanı, hem bizi küçültüyor. lütfen...
- sevenlerinize son bir mesajınız?
- "ancak bir benzerim öldürebilir beni."