dinlemem, dinleyeceğimi de sanmıyorum, üzgünüm ama birkaç ergen haricinde takipçisi olacağını da zannetmiyorum (o da berk'in hatrına)
eleştirilerimden bazıları şunlar;
berk'in tdk sözlüğünden mütevazı kelimesinin anlamına bakması gerekiyor. "böyle bir patlama yapmayı bekliyor muydunuz?" sorusuna "evet, daha fazlasını bekliyorduk, hak etmiştik" türünden cevap vermek antipati yaratır.
öykü'nün dış görünüş olarak kendine daha uygun bir stil bulması gerekiyordu. daha iyi bir saç modeli, makyaj ve giyim konusunda biraz özen gibi. objektif karşısına geçiyorsanız en azından yüzünüze bakılabilir olması lazım.
ama ama ama, yine de bu kardeşleri yerden yere vurmayacağım. müziklerini eleştirenler "türküyü ne hale getirmişler" diyenler çok büyük ihtimalle flamenko hakkında pek bir şey bilmiyorlar, endülüs çingenelerinin tarihi kültürlerinin bir yansıması olan bu tarza bence bu türkünün
* armonisi de gayet uymuş, böyle bir girişimde bulundukları için öykü ve berk'i tebrik ediyorum. ama böylesine bir patlamayla sırtlarını dayadıkları pop müziğe pek güven olmaz. benden söylemesi.
flamenkoyu yansıtan türkçe diğer güzel eserler de maalesef 90'ların ortalarında veya sonlarında kaldı. neyse o başka bir konu.
son olarak bu kardeşlerin ikizliği hakkında dikkatimi çeken bir şey var. posta gazetesinden bir bayanla röportaj yapıyorlar. gazeteci bunlara "ikizmişsiniz, acaba tek yumurta ikizi misiniz?" diye soruyor. berk de uslu uslu "hayır, çift yumurta ikiziyiz" diyor. gazete de bu diyaloğu aktarmak için elektrik, kağıt vs. harcıyor, ilginç.
ben berk'in yerinde olsam "hanfendi kör müsünüz? o kadın, ben erkeğim. bariz olarak cinsiyetlerimiz farklı ve sizce birbirimizin aynısı gibi mi duruyoruz? tek yumurta ikizi olmamız için gen dizilimimizin birebir aynı olması gerek yani cinsiyetlerimizin farklı olmasına imkan yok, anlatabiliyor muyum? sizi mezun eden okulların müdüründen öğretmenine herkesi tebrik ediyorum" diye cevap verirdim. evet.