merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.
  • videolar

  • görseller

    • ötekileştirmek
  1. 1

ötekileştirmek

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  1. farklı olanın düşman olduğunu ve kötü olduğunu savunmaktır. bu sığ bir yöntemdir ve bu sığ yöntem kişi tarafından kendisini ve/veya holiganı olduğu görüşü parlatıp cilalayabilmek, yüceltebilmek, savaşabileceği bir düşman yaratabilmek amacıyla kullanılır. ötekileştiren kişiye göre daima iyi/kötü vardır ve kendisi her daim iyi olan taraftır. bu yöntem fikirlerin özümsenmediği ortamlarda da oldukça taraftar toplar. ötekileştirmek toplum içinde kapanması zor, derin yaralar bırakan tahrip gücü yüksek bir bombadır. sırf bu yüzden kapitalizmin-küresel sermayenin önünde büyük bir sorun teşkil eden ulus devletlerin zayıflatabilmesi amacıyla çeşitli provokatif eylemler aracılığıyla bu kavram kullanılır, toplumdaki kesimler birbirine düşürülür, ulus devlet yapısı zedelenir, tahrip edilir.

    "millet" diyenin faşistlikle suçlandığı, inancını yaşamaya çalışanların örümcek kafalılıkla yaftalandığı, solcu olduğunu söyleyenin terörist muamelesi gördüğü, alevi-sünni, sağcı-solcu, türk-kürt ayrımlarının belirginleştiği ülkemde gizli servislerin "ötekileştirmek" konusunda oldukça yol katettiğini ve fikirlerin içselleştirilemediğini söylemek rahatlıkla mümkün.

    toplumdaki kesimler ötekileştirme kolaycılığına kaçtığı, savunulan fikirler içselleştirilmediği sürece bu ülkenin başını kaldırması mümkün görünmüyor.
  2. kişinin kendi meşruluğunu sağlamlaştırmak adına başka insanlara, düşüncelere "öteki" muamelesi yapması. hiyerarşinin ve sınıfların insan düşüncesinin şekillenmesini sağladığı günümüz dünyasında çok da normal bulduğum bir eylemdir. kanımca sorun ötekileştirip, ötekileştirmemek değildir, ötekileştirirken takınılan tavır, niyet vb. yollar ve ötekiye yaklaşımdır
  3. kendini, ifade ettiği ortak değerleriyle tanımlayabilmiş insanoğlunun, bu tanımlamalarının dışında kalan olgulara yaklaşım biçimi. kendimizi tanımlamak yanlış değil, insan olarak bireyi, toplumla gerçekleştirebilmenin gereğidir. her toplum bu gereği yapar.

    insanlığın ortak noktaları çokta olsa, toplumlar arasındaki tanımlarda anlaşılan farklar; her toplumu diğerlerinden ayırıp öteki yapar. bu öteki olup başkalaşım sürecine dahil olan toplumlar diğerleriyle aralarına kesin ve aşılmaz çizgiler çeker.

    bu çizgileri oluşturan en tabii olgularsa ne gariptir ki her “öteki” toplumda aynıdır. ilk olarak dil, sonrası için din ve genel bir anlayışla son olarak kültür gelir. insanlık tarihinin binlerce yıllık sürecini incelediğimizde bu farklılık unsurlarının her zaman savaş ve iktidar mücadelelerinde ön planda tutulduğu gözlenir.

    kudrete ulaşabilmenin yolu, toplumları “öteki” yapan unsurlara vurgu yapıp, ötekilerin bir tehdit unsuru olması gerçeğini kaşımaktan geçer. “her toplum, organize olmuş bir terördür” düşüncesi tarihe baktığımızda kabul etmek zorunda kalacağımız bir yargıdır. ve bu yargı her toplumun diğer toplumlar tarafından tehdit edileceği gerçeğini kabul ettirir. savaşı besleyen kaynağın gerçeği de budur.

    tarih, barışın, insan haklarının ve de demokrasi kavramlarının yalnızca bir ütopya olarak kalacağı konusunda çok ciddi ipuçları taşımaktadır. günümüzde savaşların tam da insanlığın vicdan ve akıl yoluyla bulduğu bu güzel kavramlara vurgularla çıkarılması bu ipuçlarını doğrulayacak nitelikte ironiktir.

    bugün yaşanılan her şeyin sorumlusu ötekileşme sürecidir. meksika da, küba da, nikaragua da, japonya da, guetamala da, vietnam da, kamboçya da, arjantin de, şili de, lübnan da, filistin de, ırak ta, türkiye de, çin de, libya da, panama da, somali de, iran da, sudan da raunda da ... dünyanın bütün ülkelerinde savaş ve soykırımda yaşanılanların sorumludur ötekileşme. ne büyük acılar ve yoksunluklar yaşandı tarih boyunca ve yaşanacak. insan olmanın getirisi yaşamın dışında hiçbir şeyin önemli olmadığını düşünüyorsanız, bu düşünceniz doğrudur belki ama eksiktir. daha da önemlisi değer verip sevdiklerinizin yaşamıdır belki. işte bu ötekileşme süreci önce onları vuracaktır. sırf bu yüzden savaş sırasında ölmeyi dileyen binlerce insanın var olduğu ve olacağı bilinen bir gerçektir.

    bütün bu savaşları yok edebilmenin ana kaynağı ötekileşme sürecini dolayısıyla ötekini yok etmekten geçer. insanlık binlerce yıldır ötekiyi yaratan unsurları yok etmek şöyle dursun, aksine körüklemiştir. ötekiyi yıkmada ilk olarak kabul etmemiz gereken hepimizin bir anneden doğduğu gerçeğini kabul etmemizdir. bu gerçekten başka her kavramı (özellikle de dil,din ve kültür kavramlarını) dikkate almamalı, es geçmeliyiz. sadece ama sadece bir anneden doğmak gerçeğiyle yeniden insanlığın tanımını yapabilirsek eğer, işte ancak o zaman bu süreç son bulur.

    gerçekte, kudretin ve maddi çıkarların paylaşılamayacak kavramlar oluşu her birimizi diğerimizden öteki yapacak, insanoğlu bir bu kadar daha var olsa da, savaşı ve getirilerini yaşamaya devam edecektir. ne de olsa şu an için ölenler afrikalı, filistinli, ıraklı, lübnanlı, bosnalı, korelidir. bizden değildir. ötekidir. bir gün biz de yaşarsak benzerlerini eğer onlar için “öteki” olacağımız bilincinde miyiz acaba?
  4. ötekileştirme sürecinin karakteristiklerinden biri de öteki olarak kabul edilen zümrenin homojen bir yapıya sahip olduğunun varsayılmasıdır. çok kaba bir örnek olacak ama, diyelim ki yaşam biçimi olarak islam'ı bellemiş ve diğer inanç ya da inançsızlıkları ötekileştirmeye tabi tutmuş bir müminin gözünde, mesela ateizm ile satanizm arasında en fazla nüans düzeyinde ayrım olması bundandır. ya da yine, "avrupa bizi istemiyor"dan tutun da "türbanlılar şeriat istiyor"a, "kemalistler darbe istiyor"a kadar uzanan ötekini genellemeye yönelik söylemler bu sürecin yan ürünleridir. zira ötekinin iç çelişki ve çatışmalarını göz önünde bulundurdukça onu anlamaya başlarız. anlamak ise ötekinin yabancı olma statüsünü zayıflatır ve onu öteki olmaktan giderek çıkarırken, öteki üzerinden tanımladığımız kendi kimliğimize de halel getirir.

    edit: anlatmak istediğim husus anında örneklendirilmiş. teşekkür ederim.
  5. murat hoca'nın pek de ragbet ettiği, sık sık kullandığı bir söz değildir aslında. ayrıca işlevsiz olduğunu da söylemeyiz. ingilizcedeki 'otherization' ın tam karşılığıdır işte, modern türkçe'de kulağa daha iyi gelen bir karşılığı olmadığından 'ötekileştirmek' gayet iyi bir çeviridir, bu yüzden dile de çabucak kazandırılmıştır. e haliyle akademik düzeyde 'biz ve onlar' mefhumundan bahseden biri için bu sözcüğü kullanmak belki de kaçınılmazdır. bu açıdan yalnızca belli çevrelerce sahiplenilen, yahut yalnızca bazılarının lugatına ait bir sözcük olduğunu düşünmüyorum. ha bazı dangalaklar vardır entel bozuntuları, sayıları yeni öğrenmiş çocuk gibi devamlı bu sözcüğü tekrarlarlar, işte onların muhabbetinde işlevsiz olduğu doğrudur.
  6. ötekileştirmenin alamet-i farikalarından biri de sık sık genelleştirme safsatasına* düşmektir. finlandiyalı bir (1) kızla sohbet ettikten, takıldıktan, içip sıçtıktan sonra "kuzeyli kızlar çok rahat abi" yorumunda bulunmak bu semptoma örnektir. belki o kız gerçekten çok rahat bir insan olabilir, belki bütün kuzeyli kızlar da çok rahat insanlar olabilirler, yine de bir tanesinden yola çıkarak hepsi hakkında yargıya varmak çok kaba bir tümevarım olur. işte bu kadar ileri düzey genelleştirmeler yapılabilmesini sağlayan şey, ötekinin homojen olduğunu farzetme hatasıdır.
  1. 1