belki ilginizi çeker
  1. · ötekileştirmek
  2. · ece vahapoğlu
  3. · sol ajitasyon geleneği
  4. · faşist
  5. · bütün kadınlar solcudur
  6. · ramazan ayında sevgilisiyle el ele olan türbanlı
  7. · birhan keskin
  8. · iki blok otede
  9. · karşılaştırmalı edebiyat
  10. · sağıyla solunu karıştırmak
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · 18 kasım 2009 fransa irlanda cumhuriyeti maçı
  2. · dinde zorlama yoktur
  3. · okan bayülgen
  4. · onur öymen
  5. · zongul ducks
  6. · annelerin yakışıklı anlayışı
  7. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  8. · tango to evora
  9. · yeni başlayanlar için itü sözlük

öteki  

 sayfa  / 2
  1. jacques lacan'ın yerleştirdiği terim. bir şeyin kendisini tanımlamak için ihtiyaç duyduğur. biraz kırpmayla: "anlam ötekinin var olduğu yerde kurulur"
    (theother, 22.04.2004 23:51)
  2. (bkz: ötekileştirmek)
    (selenge, 09.03.2006 22:41)
  3. kendini secemiyorsun
    bırakıp kacamıyorsun
    yazmadığın bir hikayede
    uzun yada kısa vadede
    az biraz keşfediyorsun
    ötekiolabilmeyi, yerine koyabilmeyi
    geride durabilmeyi öğreniyorsun

    (bkz: farkındayım)
    (bambuk, 08.05.2006 17:32 ~ 17:32)
  4. borges beyin seksen yaşına merdiven dayamışken yirmili yaşlardaki kendisiyle karşılaşıp bir bankta muhabbet edişini anlattığı öyküsü. yaşlı olan genç olanı hemen tanır, diğeri ikna olmakta zorlanır ama birkaç kısa açıklamadan sonra öteki'ni kabullenir.

    asıl ilginç olanı yaşlı olanın bu karşılaşmayı nasıl unutmuş olduğuna ilişkin açıklamadır.
    (muzevir, 08.05.2006 17:57)
  5. bir yayınevinin ismi.
    (sweetzoejane, 08.05.2006 18:06)
  6. 3 kişilik bermuda seytan üçgeni ilişkilerde sen ve ondan farklı olan diğeri en çok kıskanılan
    (sorunsal, 04.06.2007 09:04 ~ 09:04)
  7. ben'i ya da biz'i tanımlamak için ihtiyaç duyulan bir şeymiş bu.
    bir nevi ayna. ancak daha farklı, belki daha aşağılık. derrida nam filozof der ki, modernite hadisesi kendi ötekisini yaratır ve bu ikili durumdan, kendisine ait olanı seçip diğerini de kötü olarak gösterir.
    ülkemizin güzide bir sosyal bilimcisi de derki, günümüz avrupa'sının öteki'si islam olagelmiştir.
    bence bu kavramı tartışılacak en güzel yer, edebiyattır. edebiyat içinde de, bunu en iyi yapanlardan birisi orhan pamuk'tur. beyaz kale isimli eseri şiddetle tavsiye edilir bu noktada.
    ötekileştirme fiilini buradan türettiğimizde, elde edilen durum, çok fena bir insalık gerçeğini gözler önüne serer bir de. en büyük problem, öteki dediğimiz anlayışa sahip herkesi, aynı kefede değerlendirmek olsa gerek. "ayy, bu islamcıların hepsi aynı" şeklinde, örnek vermek gerekirse. ya da "bu kafirlerin alayı birbirine eş" de denebilir. denmesin!
    (şiirbaz, 04.06.2007 09:17)
  8. (bkz: goladkin)
    (korkunç kertenkele, 21.06.2007 09:55)
  9. sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan.mış tdk'ya göre...

    öte;uzakta. daha uzakta olandır.
    öteki ise uzağa düşendir...
    hep söylenen dile gelendir..."onu değil ötekini istiyorum" dur ...göz hep uzağa bakar,uzakta olanı ister. nasıl yakını göremeyecek kadar körse göz, o kadar keskindir arzu...
    "öteki"dir çünkü beklenen. uzakta,karanlıkta olup, göz bebeğini büyüten.
    aşk gibi ,öteki de karanlıktadır ve hep bir görme isteğiyle erteler herşeyi bir öteki ne
    (gelmir tasartir, 03.09.2007 20:59 ~ 21:00)
  10. "ama siz yükseleceksiniz hep bembeyaz,
    onlar aşağıda siyah kalacak!
    sizin başınız bulutlarda dursun onlar balçıkta bacak!
    siz tatlı rüyalarınızı görün, onlar kalkıp sıçrayacak!
    kavunun kabuğuna bıçağı indirin siz, onlar kaçışacak.
    genişleyin siz merkezde onlar kenarda daralacak!

    onlar seyrek bir fotoğrafta uzağa bakanlar.
    onlar bir ömür taşlara su tutanlar.
    onlar bir hatırada donmuş duranlar.
    onlar bu dünyada yanmış da külde uyuyanlar.

    siz nasıl da menekşe gözlüsünüz onlarsa hep aç gözlü!
    ah siz ölümsüzsünüz dünya üstünde, onlar ölümlü.
    ve siz nasıl da güzel kokuyorsunuz, insanın hası
    onlar kenarda kirliler; onlar atık, onlar sası.

    ah siz, nasıl da 'siz'siniz buram buram, onlar avam.
    bu cahilin, yoksulun, barbarın ışık neyine, onlar ziyan!

    siz 'it was very amazing' derken 'and fun'
    onlar özür dileyenlerdi ağacın ruhundan.

    balkonunuz çok yüksek sizin baş döndürüyor.
    dünya pek alçak bir yer olacak yakında öyle görünüyor."

    birhan keskin
    (draffut, 10.11.2007 05:29)
  11. "ötekileri dinlemeyi öğrenmek, onlarla konuşmayı öğrenmek demektir." (bkz: david morley)
    (aglaures, 24.12.2007 12:42 ~ 12:51)
  12. ben deyince ortaya çıkan zevat...
    (kirlikirpi, 24.12.2007 13:02)
  13. "bir ülke iki ırkın arasında kaldığında yapacak şey yoktur. silahlar çıkar, birileri ölür ve kan davası yeni gençler yetişene kadar devam eder. filistin-israil durumunda işin içine din ikilemi de karışınca ortaya çıkan tablo oldukça karamsar. benim çözümlemelerim kimsenin işine yaramıyor gibi.

    bazen, bütün yazdıklaırma rağmen inançsızlığa düşüyorum. ya bütün bunlar boşunaysa? her gün başka bir kıtadan bomba, saldırı terör haberleri doluyor televizyona. bilgisayarı her açtığımda ekranda başka bir patlama manşeti görüyorum. insanlar akıllanmıyor. sonra hemen gözlerimi kapıyorum. biliyorum çünkü. bir dakika ellerindeki silahları bırakıp mavi gökyüzüne baksalar, ya da sadece on saniye için de olsa kendilerini okyonusa bıraksalar... o zaman hepsinden vazgeçecekler. toprağın kokusunu duyduklarında, kayalara çıplak ayaklarıyla dokunduklarında ya da kulakları serçeleri yakaladığında. işte o gün hepsi silahları derin çukurlara atıp özgürlük şarkıları söylecekler. filistinli bir genç anlamadığım bir dilde hüzünlü bir hikaye anlatacak. ağlamaya başladığında yanında ben olacağım. omzuma yaslansın diye. belki sadece üç dört dakika susacağız. sonra cebinden bir fotoğraf çıkaracak ve "ahmet" diyecek.

    işte o zaman aynı dili konuşacağız"

    bu satırların yazarı nereli olduğu önemli değil ama söyleyeyim, israilli bir öteki, amos oz, belki sıkıntısını çektiği bu mücadeleye katkısı olcağını düşünerek kuvvetli, güçlü anlamına gelen "oz" soyismini üzerinde taşıyan kudüs'te doğmuş bir öteki, öteki denileni anlamaya çalışan sadece bir diğer öteki. gördüğümüz yerden, durduğumuz taraftan görebildiğimiz belki, sadece... anlatmak zorken anlamaya da çalışan bir öteki.

    isimler, ülkeler, inançlar, kıtalar ve anlaşılması zor insanlık deliliklerimizin sınırlarını çizen bir öteki. israil- filistin ya da başka bir bölünmüş coğrafya için aslında önemsizliğine gem vururcasına toprağın parçalanan kimyasına hizmet eden insanoğlunu anlatabilen biri. öyle ki tahayyülünde parçalanmış toğrağın, hislerinde vuku bulan, bedenlerini inleten hezeyan acılarını görmeyen, göremeyen, inatla görmek istemeyen insanoğlunu... peki nedir o halde, bu toprakların kaderi ve bu kaderin, üzerinde yaşayanlara bıraktığı illet, sinsi yakısı. çok mu keder? ya da çok mu aşk? ya da öle ele avuca sığmaz hırs? hangisi? eğer tüm bunlar bu kadar yoğun hisler için verilen fedai uğraşlar ise o zaman bu vaziyeti gören ve acıyan diğerleri, diğer ötekiler, sonunda öteki bile kabuledilmeyerek ötekileşmek zorunda kalan diğerleri, ne ile mücadele edip, neyi anlatmaya uğraş verecekler! yazılanlara rağmen inançsızlığın yıkıntılarını hangi vebal alacak? hangi "kuvvet" üstlenecek?! işiniz mi yok! demeli yoksa işiniz bu sizi lanetliler! mi demeli. ve "her halükarda bu, adı konmayan hırs sizi de saracak, direnmeyin. gözlerinizin gördüğü sadece görmek istediklerinizden başkası değil; gerçek bu, buna razı olun, yüzyılların gerçeğine yalan derseniz ibretlik taşlara dönersiniz!" diyecek olan taştan yüreklere taştan kurbanlar mı olmalı? ve kimbilir, belki o zaman gelip bu kez onların karşılarında yanyana durabilme cesareti ile bu taştan ibretliklerin "gerçek" ten işe yaramış olduklarını görür halde olacağız. aynı dili taş kesilmişlerin karşısından konuşarak ve hala bi b.k anlamayarak...
    (gülüsevdimdikenibattı, 26.01.2008 21:38 ~ 27.01.2008 17:00)
  14. her yeni sevgilinle birlikte ben,
    daha da bir ötekileşiyorum senin için.
    oysa bana senin dışındaki herkes
    öteki.
    (diazepam, 27.10.2008 11:01)
  15. david lynch sinemasının temelini oluşturan kitap.
    kitaptali olayların işleniş şekli, karakterlerin özellikleri ve finali ile david lynch bu kitaptan mutlaka etkilenmiştir. özellikle bay golatkin tipik bir david lynch karakterine benzemektedir.
    (amedian, 04.11.2008 00:23)
  16. insanın varlığı tek başına hiç bir şeydir. insan öteki için ötekiyle arasındaki tüm mesafeleri kapatacak şekilde ötekinin kendisini algılayabildiği ve idrak edebildiği kadarıyla var olur ya da daha özetle acı çeker.
    (girişyıkımtelaş, 07.02.2009 18:00)
  17. 'ben' olmak üzere diğerine karşı alınan konum.
    (avluda oturan sizofren, 08.04.2009 09:42)
  18. mabel matiz'in en güzel şarkılarından biri.

    parlak salonlarınızdan
    kirli mutfaklarınızdan
    bin bir çıkmaza çıkan daracık koridorlarınızdan
    hele döl tutmayan zihni kaygan yatakodalarınızdan
    çok sıkıldım, çok sıkıldım
    şekerlerinizden
    uçan balonlarınızdan
    kuru sıkı patlak korkak yanan silahlarınızdan
    dinmek bilmeyen keyfi karın ağrılarınızdan
    çok sıkıldım, çok sıkıldım
    hangi kan affeder bayım kalbinizdeki kiri
    hangi gök temize çeker ellerinizdeki kiri
    bir tutam ya da bir kaç tomar, ah yalan bu ne farkeder
    kahrınızın külleri şer, hangimizi yakar

    edit: copy/paste değil, hatalı olabilitesi var.
    (gambred, 19.08.2009 12:49 ~ 12:50)
  19. ece vahapoğlu'nun yeni kitabı. amerika’da eğitim gördükleri üniversitede tanışan, yıllar sonra istanbul’da tekrar karşılaştıklarında dost olup birbirlerini yakından tanıyan, hayli parlak bir kariyere sahip, başarılı ve modern sunucu esin ile babasının şirketinde yöneticilik yapan, islami değerlere sıkı sıkıya bağlı türbanlı kız kübra’nın öyküsünü konu alıyor.
    ky. mynet.
    (bkz: fantazi)
    (ahead full, 11.09.2009 17:16)
  20. kimdir ''öteki''? gündemde olmayandır, sözüne inanılmayan - sözgelimi hep ''iddia eder'', kolayca susturulan, yargılanan, bir örnekleştirilen, külfet, sorun ya da tehdit olarak algılanan, yönlendirmemize muhtaç olan... bize benzemeyen, benzemedikçe de tüm haklarını yitiren, gaspedilmiş hakları zaten yok sayılan... eline fırsat geçse bizden fazla kötülük yapabilen... onun gibi olmadığımızı kanıtlamak için gereksinim duyduğumuz... yüzümüzü, orwell'in gözü dönmüş farelerinden koruyacak olan ''öteki''nin yüzüdür...**
    (kabuk adam, 21.10.2009 00:38)
  21. diğeri anlamında kullanılan bir sözcük
    (sadakatsiz, 21.10.2009 00:42)
  22. kendi ırkını fazla önemseyen ülkemizde diğerlerine söylenen, günümüz sonucunun nedeni.
    (simliboya, 21.10.2009 00:45)
  23. "ece vahapoğlu bu kitabı için sadece türbana girmekle kalmamış. çeşitli mekanlarda tarikatlara girmiş, zikirlere katılmış. kur'an-ı kerim'i baştan sona okuyarak, daha derinden anlamaya çalışmış."

    ky. internethaber.
    (ahead full, 16.11.2009 16:50)
  24. farklı bir sözlükte, bu nick ile yazarlık yapan, çok sevdiğim arkadaşım. ismi gibi öteki olmuş ancak öyle görünmemeye çalışmıştır.
    (endip, 16.11.2009 17:09)
  25. çoğulunun filmi var.
    (fular, 16.11.2009 17:22)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil