sınav sonucu belli olduktan 10 dk sonra başlayan ve saat 12'ye kadar yaşananlar. insan ilişkilerini yoğun bir şekilde hissetmenize neden olur.
*anne puan ne olursa olsun üzülmemeniz için çok iyiymiş gibi davranır. baba ortamı yumuşatmakla görevlidir, fazla konuşmaz, anneye göre daha mantıklı davranışlarda bulunur.
*yakın arkadaşlar ve akrabalar samimi bir şekilde geçmiş olsun demek için arar, 10 saniyelik telefon görüşmeleri yaparlar.
*meraklı komşular kendi çocuklarıyla karşılaştırmak, anneyi çatlatmak, benim çocuğum daha başarılı demek için kapınıza dayanırlar. eğer kendi çocuklarının puanı daha düşükse ortamı terk etmeye çalışırlar ya da çocuklarının sınavda heyecanlandığını söylerler.
*çok iyi netler beklenen kötü kalpli arkadaşlar sizden iyi yaptığını bildiği için arar, puanını söyler. akabinde tebrik eder telefonu kapatırsınız.
*msn'de uzun süredir konuşmadığınız insanlar "kaç" şeklinde bir mesaj yazarlar. bu mesajlara cevap verilmez.
sonuçlarından ardından hiç susmayan telefonlar vardır. ne kadar eş, dost, akraba, aile yakını büyüğü varsa hepsi arar ve sonuç olarak telefon kapatılır, gelen aramalara annenin veya babanın cevap vermesi sağlanır, evde yokmuş havası yaratılır.
-bilgisayara bi kaç saniye için kilitlenen ve anlamaya çalışan üç insan
-ardından çığlıklar
-babanın gözlerinin doluşu
-annenin telefona sarılıp dayı, teyze kimi buluyosa araması
-susmayan cep, ev elefonları
-susmayan ziller
-arkadaşlarla telefonlaşmalar...
bi kaç saat geçip ortalık durulunca,
-lan, lan? gidiyorum şimdi ben?! idrakı
-içinizde biraz pişmanlık
-ne olursa olsun başarma sevinci
-yine de biraz burukluk, kafada dönen binbir türlü düşünce
-o günden sonra annenin, babanın size gözleri dolarak bakması, sizin buna dayanamayışınız
-hain kardeşe oda kaptırmama mücadelesi
kuzenin şurayı kazandın diye haber vermesi bu habere sevinilmesi ama telefonu kapatınca "ben orayı yazmış mıydım ya"denilmesi.sonra ablanın "o bölüm orda üstte kalsın. senin alanın değil zaten tutmayacak niye silelim ki şimdi boşuna" dediğinin hatırlanması.ama yine de sevinilmesi ailece kutlama yapılması. istiyor muydun orayı diye soranlara bir de evet denilmesi!
en başta yapması greken işi en sonda yaptığından* "üniversiteyi kazandığıma göre, artık büyüyünce ne olmak istediğime karar verebilirim"
şeklindeki laf, kafası karışık bünyelerden sıkça duyulmaya başlanır.
gitmek istediği okul ve bölüme tam olarak karar vermediğinden geçen senenin puanlarına ve sıralarına bakıp aldığı puana yakın bölümlerin listesini çıkarmak. ülkemizdeki mesleki yönlendirmenin zayıflığının göstergesidir.
kazanamadıysanız ve ailenizden biriyle ntv, cnn türk gibi kanallardan birinde rehberlik tarzı programları izliyorsanız, intahar girişimlerine kadar yolunuz var.
ağlamakla ağlamamak arasında bir ruh haline sahip olmak, 1 yılın film şeridi gibi gözlerin önünden geçmesi, aynı gece yatamamak çünkü artık yepyeni bir sayfa açıldığını düşünmek, yatakta gözler faltaşı gibi açık, üniversiteli miyim lan ben diye düşünmek.
ilk önce gelen yer hiç beklenmediğinden yaklaşık bir saat boyunca ağlayıp bağırıp çağırmak...
sonra da polyanna edasıyla "neyse canım ben hazırlık okumak istiyordum zaten istediğim bölümlerde yoktu burda hazırlık var" diye gelecekte o çok istediği hazırlık okumak isteğinin başına ne açacağını bilemeden kendini avutmak...
(bkz: proficiency)
(bkz: @1263243)
sonra da bölümü fazla benimseme nedeniyle ters laf söyleyenlere taş atmak...