kaybettirdiklerinin yanında komik kalmasına rağmen:
sabır ve hayal kurma yeteneğinin gelişmesi
sürat, dayanıklılık, azim
(bkz:
anne ben at oldum)
(mavio, 03.01.2006 11:10)
öss kitapçığında yer alan üniveristelerden birinin bir bölümünde eğitim alma hakkı.
ergenlikten birey olmaya geçiş aşamasındaki gençleri sindirme politikası olan öss boku, herhangi bir ideolojiye bağlanma yaşı olan bu dönemde, gençleri ağır bir hayat seçimi stersine maruz bırakarak tam anlamıyla "ben götümü kurtarayım" modunda apolitik yaşamalarına neden olur. buna da ösym "kazanç" adını veriyor. ilginç.
kendi adıma
itü makina mühendisliği bölümü diyebilirim.
öte yandan bugün yaptığım kahvaltının bana kaybettirdiği 8 dakikadan da bahsetmek istiyorum. o sekiz dakikayı kaybetmeseydim evden 11 dakika önce çıkabilirdim. böylece bir önceki vapura yetişebilir ve eminönü'ne 15 dakika erken varabilirdim. 15 dakika erken varıp bir ihtimal ekspres otobüsü yakalayabilirdim ki bana toplamda 27 dakika kazandırırdı. böylece işe nerdeyse yarım saat daha erken (normalden 15 dakika geç) gelebilridim...
bunun yanında elbetteki kazandırdıkları da olmuştur. güne tok karnına başlamak bana uzun yolculuğum süresince kan şekerimin düşüm, kendimi kötü hissetmememi sağladı. dahası işe geldiğimde zihinsel verimim zirvedeydi ki uğraştığım projemin değişmesi gereken bir mekanizmasını çok güzel bir şekilde değiştirdim. dahası projemdeki dikey hareketi sağlayacak mekanizma içinde güzel bir fikir buldum...
ayrıca dün yediğim acılı ezmenin de bana kazandırdıkları arasında sıçarken verdiği acıyı saymak isterim...
herşeyden pek çok kazanımım var. ama bunların hepsini buraya yazmamanın bana kazandırdığı ekstra zmaanı başka şeylerle değerlendirmek isterim...
devlete form parası kazandırır.
üzülerek söylerim ki, babam dershanecilikle iştigal ettiği için ailemize para kazandırmıştır.
bunun yanında ise bana, kişisel olarak abazanlık, sivilceler, 6-7 kilo, deforme olmuş 1 vücut ve oldukça yıpranmış bir sinir sistemi kazandırmıştır.
(twinkle, 03.01.2006 13:14 ~ 19:44)
çok şahane bir şarkı kazandırmıştır.
(bkz:
ösym götümü ye)
kendi adıma:
itü
taşkışla
birçok kişi adına:
kayışları kopmuş
* sinir sistemi
cep telefonu rehberinde bolca yer tutan
özel hoca telefonları
en abuk mekanlarda
* test çözebilme kapasitesi ve bunun alt kategorileri:
-çeşitli şekillerde çember çizme çizme yeteneği
*
-taşırmadan yuvarlak doldurma yeteneği
doğru kodlandığı halde nedense yanlış gözüken kişisel bilgileri düzeltmek için gereken noter tastikli belge
* sayesinde noterlere para kazandırmıştır
*(subuo, 03.01.2006 20:35)
(bkz:
bastırılmış duygular) sonra gençler
hentaiye yöneliyor,
bukkake yapmak istiyor.ister tabi amığa goudumun!
müzik zevki.zira geometri müziksiz çekilmez birçok türk genci için.(bkz:
biraz da olumlu taraftan)
aynı sene içinde 2 kere girmek olsa olsa tecrübe kazandırır. (bkz:
öss 1999)
(pingus, 03.01.2006 23:04 ~ 23:05)
bütün eleştirilere rağmen, ülkemizde halen eğitim-öğretim namına kalan kırıntılar, öss sınavının armağanıdır. öyle inanıyorum ki, günün birinde öss tedavülden kalkarsa, en azından öğrenim namına mevcudiyetini ısrarla sürdüren irili ufaklı kalıntılar da tarih olur. sınav olmazsa, kim ders çalışacak. ensesi kalın bir dayı bulup, işi kestirmeden bağlamak varken.
2 bira çaktıktan sonra çözülen teste daha kolay konsantre olunduğu farkedebilirse eğer vücudun alkole toleransını da arttırır.
(bkz:
fen lisesi öğrencisi)
intihar eğilimi,özgüvensizlik, hayattan bıkkınlık, umutsuzluk
saçma sapan bir şekilde, hayattaki herşeyi bir yarış olarak görme takıntısı kazandırır.
her türlü yerli yersiz eleştriye karşı çelik gibi sinirler, dövmekten beter eden bakışlara karşı bağışıklık, uzun ve anlamsız geyiklere karşı dayanıklılık ve etkilenmeme eve en uzak ve akrabaların olmadığı bir şehire yaşama isteğinin gerçek olması.
5 seneyi harcamak için dişe dokunur bir neden.
rüyada bile soruyu çözme yeteneği.bizzat yaşadım.rüyamda çözdüm ve uyandığımda kitabı açıp hemen yaptım soruyu.
kazandırdığı en önemli şeylerden biri; üniversitenin öss sayesinde değil, taşı delecek kadar azimle sıçan insan güruhu sayesinde kazanıldığı bilincidir...
(bkz:
azimle sıçan taşı deler)
(bkz:
bok kokuyo buralar)
(gestalt, 23.02.2007 19:40 ~ 19:45)
ilk öğretimde 8 yıl, orta öğretimde 3 yıl olmak üzere toplam 11 yılda öğrendiğin bilgilerin toplamı 3 saate sığacak kadardır, hayatın bir yarış olduğunu ve bu yarışta en yakın arkadaşının bile senin rakibin olduğunu unutmaman gerektiğini, türkiyede yaşayan herkezin yarın sınav varmış gibi her zaman sınavlara hazır olması gerektiğini, hayat kültürle, sanatla, bilimle, sporla değil matametik, fen, biyoloji, türkçe, tarih, coğrafya, felsefe gibi bilimle kazanılır
(sevilok, 23.02.2007 19:43 ~ 19:44)
telkin yoluyla, zerre sevmediğiniz bir işi bile gazla yapmayı öğretmiştir çoğu insana. üniversitede örneklerini fazlasıyla gördüğümüz, hayatı dersten ibaret olan ama "neden bu bölüm?" diye sorulduğunda dişe dokunur bir cevap veremeyecek insanların en güzel notları almasının sebebi işte bu illettir. bir gün sözkonusu insanların düşündüklerinde "peki ben kendim için ne yaptım" diye, cevabını bulamayacak olmaları ve bir makinenin paslanmayan, çürümeyen, bozulmayan bir dişlisi olmuş olmaları da kaçınılmaz sondur.
ha ben bunlardan çok mu farklıyım, hipnozdan kurtuldum mu, netice itibariyle hayır. sadece bu konuyu fazla kafama takıp kendi sinirlerimi bozarım ve bozuk bir dişli olurum, illa ki bir farkım gösterilecekse. (biraz da okuduğum bölümü seviyorum, ama bir şeyi tüm yönleriyle sevmek zor olduğu gibi buna zorlamaları daha da zor)
halbuki hayatımzın baharındaydık... dik çekip dışarıdan 30-60-90 üçgeni oluşturduk, ordan x'i bulduk anca...