imkânsız olmamakla birlikte, en azından yakın zaman dilimi içerisinde mümkün görünmeyen düzenlemedir. oysa, olgunluk sınavı türünde sınavlar, aylara yayılan ünivesiteye giriş sınavcıkları, öğrencilerin tüm öğrencilik hayatlarını ve onların kişisel eğilimlerini dikkate alan bir sistem, herhalde en az avrupa'daki gençler kadar, türkiyeli gençlerin de hakkıdır.
en adil üniversitelere öğrenci yerleştirme sisteminin ortadan kaldırılması demektir. (not: dur! kötülemeden önce okumaya devam et.)
önce bir düşün! öss sistemi olmasaydı herkes üniversitelerin kendi yaptıkları sınavlarla veya ortaöğretim başarı puanlarıyla bir yerlere yerleşeceklerdi. o zaman daha mı adil daha mı mantıklı olurdu?
bugün hepimiz lisede ortaöğretim başarı puanı denen illetten muzdarıp olmuş kişileriz. en azından büyük çoğunluğumuz... başarı ortalamamızla rüyalarımızda bile göremeyeceğimiz bölümlere öss sayesinde girmiş bulunduk. kim ne derse desin.
eğer üniversiteler sınav yapmış olsaydı. bu sefer çocuğuydu, akrabasıydı, komşu kızıydı gibi torpil söylemlerinden ortalık geçilemiyecekti. o zaman canınız daha çok yanacaktı işte asıl adaletsizlik böyle patlak verecekti.
şu anki sistem tabiki yanlış ama daha doğrusu aklıma gelmiyor şu an.
sınavlar kaldırılırsa gençlerin meşguliyeti azalır ve düşünmeye başlarlar devlet bunu istemez. düşünürsek sistemi çökertebiliriz. yani olması imkansız olay.
sorunlara çözüm değildir. diyelim ki öss kalktı. üniversitelere olabilecek yığılmaları nasıl engelleyeceksiniz? öss'nin kalkmasını can-ı gönülden desteklerim lakin bunun için temeli oluşturmak lazım gelir. öyle öss'yi kaldırıyoruz, kaldırıyoruz, kaldırdık! diyerek bir şey yapılamaz. öncelikle yapılması gerekenlerin başında üniversite sayısının mevcut sayının iki katına çıkarılması ve buralara gereken öğretim görevlilerinin yetiştirilmesi gelir. ondan sonra kaldırılması da süper olur, tadından yenmez..
her dâim eleştirdiğimiz eğitim sistemimizde, mantıklı düşünüldüğünde, pek bir alternatifi yok öss'nin. evet, acımasız bir sınav bazen ama yapılabilecek çok az şey var. biz henüz kadroda birçok şeyi aşamadık. sınav tamamen kaldırılsa ne olacak, yalnızca okul başarısına mı bakılacak? yalnızca okuldaki başarıya bakıldığını hâyâl edin, mümkün mü bu türkiye'de? bir yönetici dürüst, iki yönetici dürüst; e, sonra?
alternatifler içinde en mantıklısı okulda sadece bilgi vermek, birkaç ayakta gerçekleşen bir öss -ki olgunluk mu ne oluyor işte o- hazırlamak ve öğrenciye "evlâdım, sen dört sene okudun, sadece öğrendin. bilgi sana fayda sağlayacak, dört sene değil." demek; yâni, "okuldan çok az şey elde ediyorsun işte lan!" demeye getirmek. evet, biz buna mahkûmuz.
- remzi koş, öss'ye iki gün kaldı.
- vay anunagom.
bir çok üniversitenin yapılmasıyla mümkün olmayacak eylem . hali hazırda açık üniversitelere doçent , profösör yetiştiremiyoruz.bir çok üniversitede kadro açığı var . yeni üniversiteler ile bu açık daha da artacak ve o zamanda eğitim seviyesi düşecek . sorunun çözümü meslek liselerinin önlerinin açılması ve mesleki eğitime daha fazla önem verilmesidir.
sistemin çalışacağına güven olmayan bir ülkede yapılması çok zordur. merkezi tek sınavın denetlenmesi, hesabının sorulması ve dürüstçe yapıldığına güven sağlanması daha kolaydıri hatta bunun dışındaki durumlarda imkansızdır.
öss'nin yerini gre gibi bir sınava bırakması, öğrencilerin okulda aldıkları notların daha etkili olması, öğrencilerin direkt üniversitelere başvurması, başta öğretmenlerinin verecekleri olmak üzere öğrencilerin alacakları tavsiye mektuplarının güvenilir olması, bunlardan daha da önemli olmak üzere torpil, iltimas vb. kancıklıkların tamamen ortadan kaldırılması ile gerçekleşebilecek mefhum.
düşünmesi yada söylemesi kolay olan fakat uygulaması gerçekten sağlam bir alt yapı gerektiren eylem.keşke olabilse ama bütün adaletsizliğine, çarpıklığına, saçmalığına rağmen şu anda daha iyi bir eleme sistemi yapılamaz gibi geliyor bana.bazı şeyler için zaman ve imkan gerekli.